Son Kale İzmir
  • Dolar
    6,6576
    Dolar
  • Euro
    7,2707
    Euro
  • Altın
    343,820
    Altın
  • Bist-100
    88,66
    Bist-100
  • ADANA
    6/19°
    ADANA
  • ANKARA
    0/10°
    ANKARA
  • ANTALYA
    4/15°
    ANTALYA
  • BURSA
    7/12°
    BURSA
  • ISTANBUL
    5/10°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    7/15°
    IZMIR
  • KONYA
    -1/12°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT TÜRKİYE DÜNYA GÜVENLİK
simya metal
ekipsan
Katliam gibi kaza... Çok sayıda ölü var
Katliam gibi kaza... Çok sayıda ölü var
Yüzlerce kişiye ücretsiz izin şoku
Yüzlerce kişiye ücretsiz izin şoku
Prof. Dr. Feriha Öz koronavirüsten hayatını kaybetti
Prof. Dr. Feriha Öz koronavirüsten hayatını kaybetti
Salgında en riskli iki yer neresi
Salgında en riskli iki yer neresi
Hüsnü Çelebi
Bir meslekten daha ötesi... Berberlik
15 Şubat 2020 Cumartesi

Türkiye’de her sabah dükkanını açmak için evinden çıkan yaklaşık 85 bin berber var. Umutla, emekle geçim parası kazanmak için dükkanlarında müşteri bekleyen bu insanlar, artık işlerinin bazı konularda daha zor olduğunu söylüyor. En çok şikayet ettikleri konuların başında ise çırak bulamamak geliyor. Çünkü, çırak olarak işe başlayanların çoğu bir süre sonra işi bırakıyor. Berberlik mesleğinin sabır ve gözlem gerektirdiği bir gerçek. Dolayısıyla bu sabrı gösteremeyeler erkenden berberliğe veda ediyor.
Eskileri biraz hatırlayanlar bilirler. Usta çırak ilişkisine dayanan öğrenme süreci çoğu zaman sancılıdır. Usta çırakta ışık görünce biraz yüklenir. O zaman da iş yükü artar delikanlının. Kolay mı? Sokakta arkadaşlarıyla haytalık yapmak varken, küçük bir dükkana hapsolmak? 
Hevesli olmayanlar çoğunlukla ustanın gözlemini teyit edercesine, ertesi gün işe gelmez. Sonraki birkaç gün dükkanın bulunduğu sokaktan dahi geçmez. Usta çırak ilişkisi bir anlamda baba oğul ilişkisi kıvamındadır ama daha karmaşıktır. Çünkü çırağın babası da bu ilişkiye dahildir. Karne bir nevi ona gider. İşler yolundaysa ne ala, değilse babaya haberi ulaşır. Ya usta ya da baba uygun bir şekilde çocuğun kulağını çeker. 
Okulu erkenden terk eden birçok delikanlıyı, uyuşturucu ve benzeri tehlikelerden alıkoymakta bu sistemin de katkısı olduğunu unutmayalım. Okulda istikbal görmeyenlerin, doğru şekilde kanalize edildiği bu gibi mesleki alanların yaşatılması çok önemli. 
Neyse, biraz Ali usta ve yanında yetiştikten sonra on yıldır beraber çalıştığı Görkem ustaya kulak verelim. “En sevmediğiniz müşteri hangisidir?” sorusuna yanıtı: "İşimize karışan müşteriden belli etmesek de pek hoşlanmayız. Aşağı yukarı aynıdır gelenler, arada ilk defa gelenler de oluyor, dükkanın kapısından selamsız gireni de var, adamakıllı olanı da. Her çeşit insanla muhattap oluyoruz. Biz iyi esnaf olmak zorundayız. İdare ediyoruz. Mahallede olan biteni biliriz, birçok şeyden haberimiz olur" şeklinde oluyor. “Şakayla karışık soruyorum" Ali usta siz berberlerin bilmediği bir şey var mı?" 
“Her türden insanla muhabbet ediyoruz. Mühendisi, doktoru, memuru... onlardan öğreniyoruz" diye yanıtlıyor gülümseyerek. 
“Peki isteyen herkes berber olabilir mi? Yani yetenekli olmak gerekmiyor mu?” sorusunun karşılığı: “Tabi biraz yetenek lazım ama en önemlisi ustayı iyi izlemek, disiplinli bir şekilde dediklerini yapmak ve biraz da cesur olmak” diyerek formülü veriyor. 
Görkem usta ise, arada bir konuşmayı tercih ediyor. “Ali usta bana sahip çıkmasaydı, ben de o serserilerden biriydim şimdi” diye ekliyor. Dediğine bakılırsa, epeyce yanlış yola sapanlar olmuş tanıdıklarından.
Berberler için mahallenin sır küpü desek yeridir. Hemen her kesimden insanla temasları vardır. Zamanla kurdukları ilişkiler berber-müşteri ilişkisinin ötesinde dostluğa evriliyor. Böyle olunca da sırlar paylaşılıyor. Biz erkekler için doğru berberi bulup, aynı makasa teslim olmak önemli. Bir şekilde işleyen makas seslerine karışan sohbeti sevdiğimiz de doğru. Hele arada durup, çay ocağına seslendi mi değmeyin keyfimize! Mahallenin nabzını tutan bu zanaatkarlar için muhtara yakın yerdeler desek pek havada kalmaz diye düşünüyorum. Çok konuşanı olduğu gibi, dinlemeyi tercih edeni de vardır. Siz  berberinize çok şey anlatmadığınızı düşünebilirsiniz. Bunu bir de ona sormak lazım. 'Kendimi bildim bileli berberim' diyen Ali usta onlardan biri. Oldukça samimi, sıcak kanlı ve bir o kadar da saygılı. Ona berberlerle ilgili bir yazı yazmak istediğimi söylediğimde, samimi bir tavır sergiledi. Bu tavrından dolayı Ali ustaya teşekkür borçluyum. Onun gibi emeğiyle ter dökerek çalışıp kazanan, toplumsal ve kültürel hafızamızın bir parçası olanlara saygılarımla...
 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 2 yorum var, 2 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
TUNÇ 15 Şubat 2020 Cumartesi 19:32

Çok içten ve güzel bir yazı olmuş Hüsnü Bey, çıkarılması gereken derslerle birlikte.

Yorumu oyla      0      0  
Murat Sel 15 Şubat 2020 Cumartesi 16:44

Samimi ve bizden bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SON KALE İZMİR
TWITTER'DA SON KALE İZMİR
ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV
Son Kale İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri