folkart, orion,

Parlamenter sisteme AK Parti'siz neden geçilmez!

Önce birkaç not...
Cumhur İttifakı ortakları seçim kanununda baraj için anlaşmış gözüküyor. Buna göre baraj yüzde 7 olacak. 
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici baraj oranından hoşlanmadı. Destici,  barajın tamamen kalkmasını,  kalacaksa da en fazla yüzde 3 olması gerektiğini belirtti ve destekçisi olduğu Cumhur İttifakı’na yumuşak bir tepki vererek kararını saygıyla karşılayacağının altını çizdi. Bu arada Destici,  daha önce önümüzdeki seçimlerde seçime Cumhur İttifakı saflarında girmek için ittifaka parti olarak katılma şartını ileri sürmüştü.

Millet İttifakı,  Cumhur İttifakı’ndaki bu çatlağı mutlaka izliyordur ve BBP ile temas aranacaktır. BBP'nin 2014'te CHP ve MHP ile birlikte aynı Cumhurbaşkanı adayını desteklediğini unutmayalım. Ki, o günlerde CHP ve MHP ile işbirliği yapan parti bugün de yine CHP ve MHP'den kopan İYİ Parti ile pekala aynı ittifakta olabilir.

Erdoğan’ın yüzde 7 baraj oranından muradı ise Millet İttifakı’nın içinde yer alan ve alabilecek CHP ve İYİ Parti dışındaki partilerin baraj altında kalmasını sağlamak.    Şimdiki durumda bir ittifaka katılan parti,  kendisi baraja takılsa bile ittifakın barajı geçtiği durumda geçmiş sayılıyor.

O zaman,  muhalefet seçimi kazansa da parlamenter sisteme yeniden dönmek için AK Parti ile,  yani yeni ana  muhalefet ile anlaşmak zorunda.

İşte Erdoğan’ın seçim kanununda yapmak istediği değişikliğin içinde bu konuda da değişikliğin öngörüldüğü muhtemeldir. Buna göre baraj yüzde 7'ye çekilecek,  İttifak içinde yer alan partinin milletvekili çıkabilmesi için ittifakın barajı geçmesi yetmeyecek; kendisinin de yüzde 7 barajı geçmesi aranacaktır.

Peki en temel seçim vaadi "güçlendirilmiş parlamenter sistem" olan muhalefet,  Millet İttifakı,  seçimi kazansa bile anayasa değişikliği yaparak sistemi değiştirebilecek çoğunluğu bulabilecek mi?
Verili koşullara göre bu olanaksız gözüküyor. Verili koşulların ise seçim zamanında yapılsa da değişmeyeceğini söyleyebiliriz.

Ancak bu noktada muhalefete düşecek AK Parti’den yeniden parlamenter sisteme geçilmesine sıcak bakacağından ümitli olduğumu söylemeliyim. Çünkü,  parlamenter sistemde yüzde 34 ile tek başına iktidara gelen AK Parti’nin yüzde 50 ile iktidara gelinen yeni sistemin nasıl da başını yaktığını görmüş olacaktır.

Aksi takdirde mevcut sistem  devam edecektir. Olsa olsa Cumhurbaşkanı bazı yetkilerini kullanmayabilir,  örneğin,  kararname çıkarmak yerine mecliste çıkarılacak yasalara saygı gösterebilir.

AK Parti’nin yaşayarak gördüğü bir gelişme de koalisyonları öcü olarak gösterirken ittifaklara,  yani bir çeşit seçim öncesi koalisyonlara Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde mecbur kalmasıdır.

Sonuç olarak yüzde 55 bandında bir oyla seçimi kazanacak muhalefetin gücü parlamenter sistem için yetmeyecek fakat bunu AK Parti desteğiyle gerçekleştirebilecektir. 

Millet İttifakı’na bitirirken önemli bir not düşeyim; seçmene güçlendirilmiş parlamenter sistem vaadi yanında çok güçlü ve belirgin bir düzen değişikliği perspektifi ile,  ekonomik ve toplumsal plandaki vaatlerle  gitmek şart.