CHP’li Sarı’dan Özel'e İzmir tepkisi... 'Özür dileyeceksiniz'
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İzmir’de belediyelere yönelik operasyonlardan siyasi transferlere ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın adaylık sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
- | Son Kale İzmir
- | Güncelleme:
Sarı, YENİ Parti lideri Özel'e tepki göstererek, "Siyasette öyle "elim kırılsaydı" falan yok arkadaşlar. Kararlar verirsiniz, sonuçlarına katlanırsınız. Bedellerini ödersiniz. Çıkacaksınız, öz eleştiri yapacaksınız. İzmir halkından özür dileyeceksiniz" dedi.
Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Part Sözcüsü Müslim Sarı İzmir ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Partisinin il başkanlığında gündeme dair açıklamalarda bulunan Sarı’ya Yüksek Disiplin Kurulu üyesi Ebru Okay ve İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü eşlik etti. Sarı; belediyelere düzenlenen operasyonlar ve siyasi transferlere dair değerlendirmelerde bulundu.
“İZMİR’İN SORUNLARINI ANLATMA FIRSAT BULACAKLAR”
“İzmir her zaman gönlümüzde taht kuran bir il, CHP tarihi açısından da son derece önemli olan bir şehir” diyerek açıklamalarına başlayan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, “İzmir’de dün geceden beri çalışma yürütüyoruz. Belediye meclis üyelerimizle ve yerel yöneticilerimizle bir çalışma yapacağız. Belediye meclis üyelerimizi dinleyeceğiz. Onlar kent parlamenterleridir. İzmir’in sorunlarını, partimizle ilgili soruları, ayrışma sürecindeki tutumları ve örgütsel sorunları genel başkan yardımcısına anlatma fırsatı bulacaklar. CHP saflarında olan dört belediye başkanı var. Kendilerini de ziyaret edeceğiz” dedi.
“MOTİVASYON FON YOLSUZLUĞUNU GÖLGELEMEK”
Sabah saatlerinde Çukurova Belediyesi’ne düzenlenen operasyonu hatırlatan Sarı, “Buraya gelirken operasyon haberiyle uyandık. Çukurova Belediyesine operasyon yapıldı. CHP’den seçilen ve YENİ Parti’ye geçen Emrah Kozay ve 52 kişiden oluşan bir liste var. Gün geçmiyor ki muhalefetteki belediyelere operasyon yapılmasın. Son bir ayda belediyelere yönelik operasyonların şiddeti neden arttı? Son 10 günde 10 belediyeye operasyon gerçekleştirildi. En önemli motivasyonlardan biri fon yolsuzluğunu gölgelemek. Henüz boyutunun ne olduğunu bilmediğimiz bir yolsuzlukla karşı karşıyayız. Akıl verenlerin, çocuklarına doğru sancıların oluşturmalarını yaptığını gördükçe hemen peşinden bu operasyonlarla bu meselenin gölgelenmeye çalışıldığını görüyoruz. Biz kimse yargıdan ayrı tutulsun demiyorum ama bunu bir siyasi algı malzemesi hakine dönüştürülmesini kabul edemeyiz. Sadece muhalefet belediyelerine mi yolsuzluk var? Ortada bir suç varsa sadede muhalefette mi? Tutulu yargılamaların ceza olmasını kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.
“KIRMIZI ÇİZGİMİZ BU BELEDİYELER CUMHUR İTTİFAKI BELEDİYELERİNE DÖNÜŞMESİN”
Operasyonların ardından gerçekleştirilen belediye başkan vekili seçimlerine dair değerlendirmelerde bulunan Sarı, "Bu operasyonlar sonrasında belediye başkan vekili seçimleri de yapılıyor. Bunun en son örneğini Türkiye Belediyeler Birliği’nde de yaşadık. Siyasal ayrışmalara rağmen fedakârlık yaparak, başta TBB olmak üzere Cumhur İttifakı'na geçilmesin diye, ki onların muradı bu, azami dikkati gösterip iş birliği yaparak süreçleri işletmeye çalışıyoruz. Kırmızı çizgimiz, bu belediyelerin Cumhur İttifakı belediyelerine dönüşmemesidir. Bu meselenin farklı partiler tarafından yeterince anlaşılmadığını görüyoruz. Üsküdar'da bir seçim yapılacak ve bu seçim üçüncü kez gerçekleştirilecek. Bu seçimde Cumhur İttifakı'nın 23 üyesi, bizim ve YENİ Parti'nin ise 18 üyesi var. İzmir'den sesleniyoruz: Kazansak da kaybetsek de birlikte kazanalım. Bizimle hareket etmeden kendi adaylarını çıkaracaklarını söylemişlerdi. Bugün aldığımız haberlere göre yeni bir değerlendirme içerisinde olduklarını ve bu konuyu henüz netleştirmediklerini duyuyoruz. Önümüze yeni krizler gelebilir. Bu, İBB'de de olabilir. Oradaki sayı çok azaldı. Cumhur İttifakı ile bizim aramızdaki fark ciddi şekilde azalmış durumda” diye konuştu.
“BU KISMEN ANLAŞILABİLİR BİR ŞEYDİR”
Partisi’nin üzerinde durduğu en önemli konulardan birinin siyasi transferler olduğunun altını çizen Sarı, “Bu iki bakımdan tartışılması gereken bir konudur. Bunlardan biri, Cumhuriyet Halk Partisi'nin içindeki siyasal ayrışmanın bir tarafı olarak başka bir partiye geçen arkadaşlarımız, YENİ Parti'ye geçen arkadaşlarımız var. Bunları da biz doğru kabul etmiyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Yani Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin iradesiyle seçilmiş bu belediye başkanlarının buradan ayrılarak başka bir partiye, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki ayrışmanın tarafı olsalar da başka bir partiye geçmiş olmalarını siyasi etik açısından doğru bulmuyoruz. Burada Cumhuriyet Halk Partisi'nin iki belediye dışında seçilmiş olan bütün belediye başkanlarına rağmen sayının dörde düştüğünü de görüyoruz. Dört tane belediye başkanımız var. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren seçmenin iradesine büyük bir haksızlıktır. Ancak bunu yine kısmen, daha önceki toplantılarda da söyledim kısmen anlaşılabilir bir yanı vardır. Yani şöyle denilebilir: "Ya tamam da işte biz bu kurultay sürecinde tepkide bulunduk, tavır takındık. Ya da bunları biz değil, onlar seçtiler. Yani bu belediye başkanlarını Özgür Özel ve arkadaşları seçtiler. Dolayısıyla onlara karşı da bizim bir aidiyet ilişkimiz vardır. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nden yollarımızı ayırıp YENİ Parti'ye gidiyoruz." Bu kısmen anlaşılabilir bir şeydir” ifadelerini kullandı.
“ALTINIZI NE KADAR ISLATTINIZ”
“Muhalefetin safında, AKP karşıtlığı siyasal çizgi üzerine ömürlerini vermiş, siyaset yapmış bu belediye başkanlarımızın Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek AKP saflarına katılıyor olmalarının hiçbir izahı yoktur” diyerek açıklamalarını sürdüren Sarı, "Hiç kimse bunu izah edemez, hiç kimse bunu anlamlandıramaz. Bunlarla ilgili bir sürü şey söylenebilir, bir sürü şey konuşulabilir. Ama burada esas sorgulanması gereken konulardan biri AKP'ye geçişinizin altındaki gerekçe nedir? Nedir? Yani altınız ne kadar ıslak? Altınızı ne kadar ıslattınız? Altınızı ne kadar ıslattınız ki AKP'ye geçerek kendinize korunaklı bir liman oluşturmaya çalışıyorsunuz? Bunları söylemek gerekiyor. Bunları yüksek sesle söylemek gerekiyor. Bu arkadaşlarımız AKP'ye geçtiler gittiler ki bunların sayısı belediye başkanları açısından 50'ye yakındır arkadaşlar. Yani Türk siyasal hayatında böyle bir şey görülmemiştir. Dolayısıyla belediye meclis üyeleri açısından baktığınız zaman da bu sayının 300'ün üzerinde olduğunu görüyorsunuz. Sadece belediye başkanları açısından değil, belediye meclis üyeleri açısından da böyle bir durum söz konusu. Şimdi bu konuyu biz normalleştiremeyiz. Yani bunu normal bir olay gibi göremeyiz. Bu bir müddet sonra seçmenin sandığa gelip kendi iradesini belli etmesindeki motivasyonu düşürecektir” dedi.
“CEMİL TUGAY ÖZGÜR ÖZEL’İ DESTEKLEYEN TEK BELEDİYE BAŞKANIYDI”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başkan adaylığı sürecinde referans olan kişilerin bugün kamuoyu önünde sorumluluk alması gerektiğini belirten Sarı, “Siyasal tarihe "Cemil Tugay Vakası" diye geçen bir vakayla karşı karşıyayız burada. Ben bunu defalarca söyledim, bir kere daha söyleyeceğim. Cemil Tugay hangi başarı kriterine göre Büyükşehir Belediye Başkanı yapıldı? Bana bu arkadaşa referans olan kişilerin, en başta Özgür Özel'in bir açıklama yapması gerekiyor İzmir halkına. Bu arkadaşımız, bu belediye başkanı Karşıyaka Belediye Başkanı iken ne kadar başarılıydı? Sizler bu hizmetleri görüyorsunuz, aranızda Karşıyaka'da yaşayanlar var. Karşıyaka Belediye Başkanı iken İzmir'in en başarısız belediye başkanlarından biriydi Genel Merkez nezdinde. Ve biz başarısız olan bu Cemil Tugay'ın başka birtakım rant ilişkileri sebebiyle, Beşli Çetelerle iş tutması sebebiyle bir daha aday yapılmaması için öneride bulunmuştuk. Sayın Genel Başkanımız bunu açıkladılar. Devir teslim töreninde Özgür Özel ile yapmış olduğu görüşmede kendi uyarılarını, bu belediye başkanımızın bir daha aday yapılmamasıyla ilgili uyarılarını iletmişlerdi. Ancak ne oldu? Bırakın bu arkadaşımızın bir daha Karşıyaka'ya belediye başkanı yapılmamasını, Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapıldı. Peki neden? Bunun hiçbir rasyonel gerekçesi yoktur, bir tane gerekçe dışında. Çünkü Cemil Tugay parti içindeki ayrışmada, parti içindeki yol ayrımında, kurultayda Özgür Özel'i destekledi. Özgür Özel'i destekleyen tek belediye başkanıydı. Sadece İzmir'de değil, Anadolu'da da Özgür Özel'in seçimi kazanması için delege organizasyonları içinde bulundu. Biliyorsunuz yargılanıyor aynı zamanda kurultay ceza davasında. Dolayısıyla Cemil Tugay'ın Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapılmasının tek gerekçesi budur! Başka hiçbir gerekçesi yoktur. Anketlerden bahsediliyor. Nerede bu anketler? "Anket bende ama şifreyi vermedim, vermeyeceğim dedim, bulutta muhafaza ediliyor" biliyorsunuz. Yani buluttaymış bu anketler. Yani Cemil Tugay aday gösterilmezse İzmir'de seçim kaybedilirmiş, Cemil Tugay İzmir'den en yüksek oyu alarak seçilecek adaymış, bununla ilgili anketler yapılmışmış. Bu anketleri kamuoyuyla paylaşsınlar” diye konuştu.
“İZMİR HALKINDAN ÖZÜR DİLEYECEKSİNİZ!”
Sarı açıklamalarını şu sözlerle noktaladı:
“Sayın Özgür Özel bu belediye başkanını aday yaptıktan sonra bir de bu belediye başkanını aday yaparken kefil oldu biliyorsunuz. Çıtayı da çok yukarı koydu. Dedi ki: "Sütte leke var, Cemil Tugay'da leke yok." Şimdi de diyor ki: "Elim kırılsaydı da" diyor, "ben onu aday yapmasaydım" diyor. Siyasette öyle "elim kırılsaydı" falan yok arkadaşlar. Kararlar verirsiniz, sonuçlarına katlanırsınız. Bedellerini ödersiniz. Çıkacaksınız, öz eleştiri yapacaksınız. İzmir halkından özür dileyeceksiniz! "Ben böyle bir karar verdim ve verdiğim bu karar yanlıştı" diyeceksiniz. Laf kalabalığı yapmayacaksınız! Yok oraya şerh koydum, buraya şerh koydum; yok anketler var ama şifrelerini vermiyorum; yok bunu ben bulutta, bu burada bulutta duruyor... Bunları geçiniz!
Siyaseten vermiş olduğunuz kararın sorumluluğunu taşıyacaksınız. Siyaset böyle bir şey. Bunu yapabilirsek eğer arkadaşlar, önümüzdeki süreçte bu siyasi ahlaksızlıklara karşı yol almış oluruz. Ama bunu yapamazsak birileri çıkar başka bir partiye geçer, hiç kimse bunun bedelini ödemez, hiç kimse bununla ilgili hesap vermez, bu süreç olağanlaşır. Bu süreci olağanlaştırmamamız gerekir.”
“BİRİLERİ AKP’YE KAÇARKEN…”
İzmir Büyükşehir Belediyesi geçmiş dönem Belediye Başkanı Tunç Soyer’in tutuklu yargılandığını hatırlatan Sarı, “8 Kasım'da 16 ay olacak. Şimdi biz süreci yakından takip ediyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Hem siyasi arkadaşlarımız gidiyor; milletvekillerimiz, Genel Başkan Yardımcılarımız, İl Başkanımız, avukat arkadaşlarımız... Dosyaya hakimiz. Dosyayla ilgili tartışmaları biliyoruz. İsnat edilen suçları biliyoruz. Bir defa, bu suçların hepsi gerçek olmuş olsa bile, ispatlanmış olsa bile yatarı bu kadar değil. Bir an önce Başkanın tahliye edilmesi gerekir. Tutuklu olmasını gerektirecek, bugüne kadar da tutuklu olmasını gerektirecek güçlü hiçbir maddi delil yoktur. Yani tutuklulukla ilgili hem Ceza Kanunu'ndan kaynaklanan sorunlar bakımından, yani delil karartmadan tutun kaçma şüphesine kadar, hem de dosya içindeki maddi deliller bakımından böyle bir durum söz konusu değildir. Dosyada kamu zararı yoktur. Bilirkişi raporları var bununla ilgili. Biz Başkanımızın 18 Kasım tarihi itibarıyla tahliye edilmesini bekliyoruz. Tahliye edilmesini talep ediyoruz. Bugüne kadarki tutukluluk süreleri, yapmış olduğu yattığı yatarları da zaten bunu temin eder. Dolayısıyla Başkanımız çıkacaktır. 18 Kasım'dan itibaren yeniden İzmirlilerle birlikte olacaktır. Birileri AKP'ye kaçarken, birileri kendisine isnat edilen suçların ne kadar gerçek olup olmadığına bakılmaksızın orada bedel ödemektedir. Bunu da biz İzmir halkının vicdanlarına havale ediyoruz” dedi.
“YENİ PARTİLİLER GAYRİRESMİ ÖN SEÇİM YAPIYOR”
YENİ Parti’nin il başkanlığı sürecinde gerçekleştirdiği ön seçimlere dair konuşan Sarı; ön seçimin kendi partisi içerisine il ve ilçe başkanlıklarında gerçekleştirilmeyeceğine değinerek, “Bizim de kendi kongre süreçlerimiz işliyor bildiğiniz üzere. 28 Ekim'de askı... askıya çıkacak üyeliklerimiz. 11 Kasım itibarıyla mahalle seçimlerimiz yapılacak ve biz 14 Şubat tarihine kadar Tüzüğümüzün amir hükümlerine uygun biçimde kongrelerimizi tamamlayacağız. Bizim kongre süreçlerimiz, seçimlerimiz bellidir. Delegasyon sistemi, Siyasi Partiler Kanunu'nun izin verdiği ölçüde bir süreç işletiyoruz, işleteceğiz. Şimdi ön seçim meselesi, yani bizim kendi aday... yani il ve ilçe adaylıklarımız için söz konusu değil. Bizim tüzüğümüz farklı. Bizim tüzüğümüz Siyasi Partiler Kanunu'na uygun bir tüzüktür, var olduğu haliyle. Yani Siyasi Partiler Kanunu'nda delegenin onayından geçmemiş hiç kimsenin il ya da ilçe başkanı olma şansı yoktur. Dolayısıyla bunu bilen Yeni Partili arkadaşlarımız da aslında gayriresmî bir ön seçim yapıyorlar, ön seçim yapmış olmak için. Sonra da çıkıp bunu delegeye onaylatıyorlar. Böyle kanunu arkadan dolanıyorlar. Bu bizimle çok ilgili değil. Ancak bizim bir müddet sonra elbette milletvekili seçimleri, peşinden belediye başkanlığı seçimleriyle ilgili bir sürecimiz olacak. Yani bir yıl gibi, bir buçuk yıl gibi maksimum bir süre sonra bir seçim olacak. O seçimde de bizim adaylarımız konusunda, milletvekili adaylarımız konusunda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nin verdiği bir söz var. O söz de şudur: Örgütümüz önümüzdeki süreçte aday belirleme konusunda daha fazla etkili olacak. Yani daha fazla yerde ön seçim yapılacak. Örgütün inisiyatifi, karar alma süreçleri içindeki inisiyatifi ve ağırlığı artacak. Genel Merkez'in etkisi azaltılacak, örgütlerimizin etkisi artırılacak. Yani örgütler ön seçimlerde daha çok milletvekili, daha çok belediye başkanı seçme hakkına sahip olacaklar. Belki bununla ilgili de bir tüzük değişikliği de gündeme gelebilir. Yani önümüzdeki günlerde, bizim kurultayımızdan sonra, genel seçimlerden önce bir tüzük değişikliği de söz konusu olabilir diye düşünüyorum” dedi.
“CHP’YE HIZLI BİR ÜYE DÖNÜŞÜ VAR”
Partiden ayrılan üyelere dair değerlendirmelerde bulunan Sarı, “Türkiye'nin kurucu partisi Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yeniden buluşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. İzmir'de bu çok daha önemlidir. Yani İzmir'de ayrıca çok daha önemlidir bu konu. Şimdi arkadaşlar, bu arkadaşlarımız siyasal mücadele olarak birlikte aynı hatta olduğumuz arkadaşlarımızdır. Zaten irtibatımız devam ediyor, konuşuyoruz bunlarla. İl Başkanımız konuşuyor, bizler milletvekilleri olarak konuşuyoruz. Zaten bir irtibat var. Biz bu arkadaşlarımızın eğilimlerini ölçüyoruz, değerlendiriyoruz. İki ay önce bize karşı daha sert olan, "Cumhuriyet Halk Partisi'ne asla gelmem, bir daha sizinle asla siyaset yapmam" diyen arkadaşlarımızla şimdi "Yani işte ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz, görüşelim, konuşalım, bir daha değerlendirelim..." Şimdi sürecin itidal kazandığını görüyorum ben. Yani böyle bir hareketten, tepkisel bir hareketten giderek "Ya bir düşünelim, bir duralım. Ne oldu, bu iş kime yaradı? Bu işten kim kâr etti? Yani bu işten en nihayetinde AKP kâr etti" diyen bir duruma doğru geçiş içinde olduğumuzu görüyoruz. Bu sevindirici bir şey. Bunun yumuşadığını görüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'ne yeniden hızlı biçimde bir üye dönüşü var. Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etmiş üyelerin hepsi Yeni Parti'ye katılmış değil. Yani bize de kızan, Yeni Parti'ye de kızan Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri de var. Onlar şimdi orada duruyor, izliyor, bakıyor. Şimdi bunlardan bize dönüşler var” ifadelerini kullandı.
YORUMLAR
Yorum Yap