• Anasayfa
  • Haberler
  • Güncel
  • Çeşme Kent Konseyi'nden dikkat çeken çağrı... ''Turizm geleceği termalde yatıyor''

Çeşme Kent Konseyi'nden dikkat çeken çağrı... ''Turizm geleceği termalde yatıyor''

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, ilçenin sularının turizme kazandırılması gerektiğini belirterek, 1. Uluslararası Çeşme Termal Sempozyumu ile turizme katkı sağlayacak bilimsel ve sürdürülebilir bir stratejiye dönüştürülmesinin hedeflendiğini açıkladı

  • | Son Kale İzmir
  • | Güncelleme:

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Çeşme'nin turizmdeki geleceğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Güler, ilçenin dünya çapında eşine az rastlanan termal su zenginliğinin bugüne kadar yeterince değerlendirilmediğine dikkat çekerek, sonbaharda düzenlenecek 1. Uluslararası Çeşme Termal Sempozyumu hazırlıklarının sürdüğünü ve bu kaynağın bilimsel temelli, somut bir turizm stratejisine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Güler açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

"Çeşme'nin Turizmdeki Geleceği Ayaklarının Altında, TERMAL'de Yatıyor 

Dünyanın en zengin mineral zenginliğine sahip olan termal kaynaklarının Çeşme'de olduğunu biliyor musunuz?

Çeşme'nin turizmdeki geleceği aslında yeni bir yatırımda değil, ilçenin ayaklarının altında akan bir kaynakta gizli: dünyanın mineral açısından en zengin termal sularından biri. Ne var ki bu zenginlik, bugüne kadar Çeşme turizmine yeterince yansımadı; antik çağlardan bu yana bilinen bir şifa kaynağı, son yıllarda ilçenin "deniz-kum-güneş" kimliğinin gölgesinde ikinci planda kaldı.

Çeşme'nin kaplıca geleneği çok eskiye dayanıyor. Roma İmparatorluğu'nun geç döneminde Şifne'deki kaplıca yapıları taştan inşa edilmiş, 18. ve 19. yüzyıllarda ise Çeşme Osmanlı'nın gözde şifa merkezlerinden biri hâline gelmişti; sadrazamlar ve devlet adamları şifa aramak için bu topraklara geliyordu. 

Bugün Ilıca ve Şifne olarak bildiğimiz bu iki termal bölge, tarihî kayıtlarda Topan ve Hamidiye adlarıyla anılıyordu.

Bu tarihî mirasın bilimsel karşılığı da güçlü. Güncel ölçümlere göre Çeşme termal sularının toplam mineralizasyon değeri 39.947 mg/L, yani yaklaşık 40 gram/litre düzeyinde; bu rakam suları "hiper-salin" sınıfına sokuyor. Kıyaslama yapıldığında tablo çarpıcı: İzlanda'nın dünyaca ünlü Blue Lagoon'unda bu değer yaklaşık 25.000 mg/L, Almanya'nın tarihî kaplıca kenti Wiesbaden'de ise yaklaşık 8.500 mg/L. Afyonkarahisar'da 4.500 mg/L. Yani Çeşme, mineral zenginliği bakımından kendi sınıfının en üstünde yer alan, dünya çapında sayılı destinasyonlardan biri.

Çeşme'yi ayrıca kılan bir başka özellik de "deniz ılıcası" olarak bilinen, dünyada eşine az rastlanan bir doğa olayı: termal suların doğrudan deniz tabanından kaynayarak deniz suyuyla karışması. Bu olgu özellikle Ilıca'nın devamındaki Yıldızburnu'nda gözlemlenebiliyor ve tuzlu deniz suyuyla yoğun mineral içeriğini bir arada barındıran, taklidi güç bir doğal talassoterapi ortamı sunuyor.

Ama elimizdeki bu hazinenin farkında olan çok az kişi var. Çeşme'de termal suyu fiilen kullanan tesis sayısı yaklaşık 10, bunların toplam yatak kapasitesi ise 3.500 civarında; oysa ilçenin genel konaklama kapasitesi 32.000 yatağı aşıyor. Yani bu zenginlik, mevcut turizm altyapısının küçük bir kesitinde, âdeta atıl durumda bekliyor.

Bu konu yıllardır bilim insanlarının da çalışma alanında. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nden (İYTE) Prof. Dr. Alper Baba gibi jeotermal enerji alanında uluslararası tanınırlığı olan akademisyenler, Çeşme'nin jeolojik ve hidrolojik yapısını yıllardır bilimsel olarak inceliyor. Bu birikimin sempozyumlar, akademik yayınlar ve somut politika önerileri yoluyla kamuoyuyla ve sektörle paylaşılması, Çeşme'nin termal potansiyelini gerçek bir turizm ürününe dönüştürmenin ilk adımı olacaktır.

Konunun sektör ayağında da güçlü bir referans var: Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği (TÜRKAP) Genel Sekreteri Dr. Ilgaz Nacakoğlu, Türkiye'nin dünyanın en zengin termal kaynaklarına sahip ülkelerinden biri olduğunu, ancak bu potansiyelin kaplıca turizminden yılda 15-20 milyar dolar kazanç sağlayacak düzeye henüz taşınamadığını vurguluyor. 

Nacakoğlu'na göre bunun yolu tekil otel yatırımlarından değil, Afyonkarahisar ve Pamukkale örneklerinde olduğu gibi "termal tesisler" yerine "termal kentler" kurmaktan geçiyor — tam da Çeşme'nin bugün eksikliğini çektiği, ilçe ölçeğinde koordineli bir marka ve yönetim modeli.

Prof. Dr. Alper Baba'nın gündeme getirdiği bir başka öneri ise turizmin ötesine, doğrudan ilçenin enerji altyapısına uzanıyor: Çeşme'nin sahip olduğu bu zengin jeotermal kaynak, konut ve tesislerin ısıtılmasında da kullanılabilir. Baba'ya göre ilçede doğal gaz altyapısı kurmak yerine, doğrudan termal kaynaklı bir bölgesel ısıtma sistemi devreye alınabilir; bu hem Çeşme'yi enerjide dışa bağımlılıktan kısmen kurtarır hem de ilçeyi sürdürülebilirlik alanında öne çıkan bir model haline getirebilir.

Küresel tabloya bakıldığında zamanlama da Çeşme'nin lehine. Wellness ve sağlık turizmi sektörü 2025 itibarıyla 6,8 trilyon dolarlık bir pazara ulaştı ve genel turizmden yüzde 50 daha hızlı büyüyor. "Longevity" (uzun ve sağlıklı yaşam) turizmi ise klasik spa anlayışından sıyrılıp bilimsel veriye dayalı bir segmente dönüşüyor; bu segmentteki ziyaretçilerin harcaması klasik turiste kıyasla 5 ila 10 kat daha yüksek olabiliyor. Kışın da süren, iklimden bağımsız bu talep, Çeşme'nin kronikleşmiş "6-8 haftalık sezon" sorununa da doğrudan bir çözüm sunuyor.

Çeşme Kent Konseyi olarak sonbaharda düzenlemeyi planladığımız 1. Uluslararası Çeşme Termal Sempozyumu, tam da bu amaçla yola çıkıyor: ilçenin ayakları altındaki bu zenginliği bilimsel bir zemine oturtmak, akademiyi, sektörü ve kamu kurumlarını aynı masada buluşturmak ve bunu somut bir turizm stratejisine dönüştürmek. Bu nedenle ilk hazırlık toplantımızı İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) Prof. Dr. Alper Baba, Dr. Ilgaz Nacakoğlu ve uzmanlar ile gerçekleştirdik. 

Sempozyumdan çıkacak bilimsel ve sektörel sonuçlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıklara da resmi olarak iletilecek. 

Çeşme'nin ve yarımadanın geleceği, aslında çoktan burada, yerin altında; yapılması gereken, bu hazineyi görmek ve değerlendirmek.

Dr. Ahmet Güler
Çeşme Kent Konseyi Başkanı"

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz