Tugay aynı zamanda Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı (UCLG) Kültür Komitesinin başlattığı Kültür 2030 Amacı Kampanyası’nın yerel uygulayıcısı olduklarını duyurdu. Muğla Belediye Başkanı Ahmet Aras ise kentlerin bir kültür politikası oluşturması gerektiğini belirterek, “Biz belediye başkanının ufkuna göre kültür politikası oluşturuyoruz” dedi
Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- İzmir Kültür Politikaları Çalıştayı kapsamında hayata geçirilen ‘UCLG Başkanlar Oturumu’ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Muğla Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Oturumun moderatörlüğünü Eski Kültür Bakanı Dr. Burhan Suat Çağlayan üstlendi.
“HİÇBİR BELEDİYE GÜVENDE DEĞİL”
Eski Kültür Bakanı Dr. Burhan Suat Çağlayan, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bir televizyon programında aktardığı ‘iktidar kaynaklı sıkıntılar’ üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Çağlayan konuyla ilgili, “Başkan Tugay’ın açıklamalarıyla belediyenin üzerine nasıl çöküldüğünü, belediyenin mallarına nasıl el konulduğunu, kredilerin onaylanmadığını bilmiyor gibiyiz. Tabii ki biliyoruz, neredeyse bütün CHP’li belediyeler sıkıntılar yaşıyor. Maksimuma varan bir baskı aşaması var. Artık hiçbir belediye güvende değil. Sabah haberlere hangi belediyeye baskın yapıldı, kim gözaltına alındı diye bakıyoruz. Yargının, yönetimlerin emrine giren bir işleyiş şekli var. Bu benim görüşlerim. Bu ortamda kültür konuşmak, ölmek üzere olan adama su vermek gibi oluyor. Hiç bir şekilde nefes aldırılmayan belediyeler var. Bu denli tehdit altında görev yapmaya çalışan belediyelerimiz UCLG’ye üye olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“UCLG SİYASETİN İÇİNE GİRDİ”
UCLG’nin yetki ve görev alanlarından bahseden Çağlayan, yönetimsel işleyiş olarak çizgisinden çıktığını öne sürdü. UCLG’nin kuruluş aşamasında Türkiye’nin dışarda tutulduğunu belirten Çağlayan, “UCLG Birleşmiş Milletler’in belediyeler boyutu. Belediyelerin Birleşmiş Milletler Teşkilatı olarak kabul ediliyor. UCLG üyelerinin haklarını ne kadar koruyor, bunun altının çizilmesi gerekiyor. UCL kuruluş aşamasında Türkiye'ye rahatsızlık yarattı. Aldılar bizi 2004 yılında attılar. Bu 5 sene önce olsaydı bunu kimse kabul etmezdi. Faliyetleri her zaman ülkelerin siyasi durumunun da göz önüne alarak yaptı. Ancak her zaman ‘Beni siyasete dahil etmeyin’ dedi. ‘Ben çevre, göç ve iklimle uğraşırım’ dedi. ‘Beni siyasete sokmayın’ dedi ama bal gibi de siyasetin içine girdi” dedi.
“UCLG BAŞTAN AŞAĞI TARTIŞILACAKTIR”
Çağlayan İstanbul’un UCLG’den ayrıldığını ifade ederken, “UCLG genel karar vericileri AKP’ye, diğer anlamda yönetime göz kırpan hale, onun dediğini yapan hale getirdiler. UCLG dikkat etmeli, bunun yanlış politikalar sonucu bir araya geldiğini de bilmeli. UCLG'nin yaptığını alternatif kuruluşlar artık yapabiliyor. Kendilerini tek zannederek hareket etmeye başladılar. UCL Avrupa'nın büyük kentlere neyse İstanbul Türkiye'nin sancak gemisidir. UCLG ayağını denk almalıdır. Ajanları, kolları UCLG'ye iyi rapor vermelidir. Biraz idare edin, ayrılırız tehdidi değil de olduğu gibi iletilmesini arzu ediyorum. UCLG baştan aşağı tartışılacaktır. Kişisel olarak UCLG'den duyduğum rahatsızlıktan bahsetmek zorundaydım. Ben kendi şahsım adına bunu söyledim” diye konuştu.
“YEREL YÖNETİMLERİN ÖNÜ AÇILMALI”
Oturumda konuşan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Özellikle son yıllarda kentlerin önemi arttı. Ulusal politikalar halkların ihtiyacını yeteri kadar karşılayamıyor. Hükümetlerin toptancı, popülist yaklaşımları, kentlerin ihtiyaçlarını karşılamadığı gibi zarar da verebiliyor. En basiti enerji politikaları. Kentler kendi politikalarını oluşturmak zorunda. Her kentin kendine ait dinamikleri var. Biz yerel yönetimin bu yüzden kendi kararlarını alabilmesini savunuyoruz. Serzenişlerimiz o yüzden. Yerel yönetimlerin kendi kararlarını alabilmesinin önü açılmalı, finansman desteği alabilmesini söylüyoruz. Şehir planlamasından, mimari kültüre kadar, kentler kendi politikalarını alabilmeli” dedi.
“KÜLTÜR SİYASETE GÖRE ŞEKİLLENMEZ”
Kültür politikasında yetki karmaşasının olduğunu ve bu karmaşaya belediye başkanlarının başkanlık edebileceğini belirten Aras, “Ben Muğla’dan geliyorum. Muğla Likya uygarlığının tam da merkezi. Buralarda tarihi birikim, bellek var. Biz bütün politikalarımızı bu belleğe oturtarak oluşturmamız gerekiyor. Kentlerde kültürle ilgilenen Merkezi hükümetin taşra temsilcileri var. Belediyenin kurduğu iştirakler var. Bunların hepsi kent için çalışıyor ama orada eş güdüm uyum çoğu zaman zor kuruluyor. Ortaya bir kakafoni çıkıyor. Kentlerdeki kültürel faaliyetler anlamında karar veren inisiyatiflerin eş güdüm halinde bir araya gelmesi ve karar almasını birinci şart olarak görüyorum. Yetki karmaşası almış gidiyor. Eş güdümü sağlamak zorundayız diye düşünüyorum. Biz yerel yönetimler başkanlık edebiliriz diye düşünüyorum. Yerel yönetim demokrasinin de ilk basamakları, halkla birebir temas kurabilen. Kültür kültürdür, kültürün içine siyaset karıştırılamaz. Öğrenilmiş, var olmuş bir gerçektir, kültür. Kültür siyasete göre şekillenemez. Halkın var ettiği bir şeydir. Kentte politikaları planlarla oluşturuyoruz” diye konuştu.
“BELEDİYE BAŞKANINA GÖRE POLİTİKA OLUŞTURUYORUZ”
Belediye başkanlarının 5 yılda bir ufkuna göre kültür politikası oluşturduğu söyleyen Aras, “Bana göre kent kültür planı, mastır oluşturulmalı diye düşünüyorum. Kültür politikasına özellikle akademi katılmalı. Konuyla ilgili sivil toplum kuruluşları da dahil olmak zorunda. Katılımcı, kapsayıcı bir politika kapsamı gerekli olan budur. Biz belediye başkanının ufkuna göre kültür politikası oluşturuyoruz. Bir kişi geliyor senfoni seviyor oraya yatırım yapıyor, diğer başkan seçiliyor o da halk müziği seviyor. 5 yıllık görev süresinde çok değişkenlik yaşanıyor. O kentin sosyolojik yapısı, bizim kentlerimiz çok kültürlü yapısı. Kopya işler de yapılıyor. Orada tuttu, burada da olsun. Bu arada rant peşinde olanlar da oluyor. Bakıyorsun işin arkasında faklı niyetler var. Belediyelerde kullanılıyor” dedi.
“SORUŞTURMA YAŞANMIŞTI”
Saatlik yapılan konserlere ayrılan maddi tutarın kültür politikasına ayrılması gerektiğini söyleyen Aras, “Belediyeler kolaylaştırıcı olmalı. İşin uzmanlarının oluşturduğu bir topluluk varsa ben nasıl yöntem uygulanacağını, kimlerin geleceğini bilemem ki. Sadece belediye başkanı olarak iş kolaylaştırabiliriz. Neye, ne kadar alan açılmalı, ne kadar destek olunmalı, kente ne kadar faydası var ölçülmeli. Saatlik konserler vs. bir ara furya oldu. Soruşturmalar yaşanmıştı. Konsere gelen geçer bir sanatçı 50 bin liradan aşağı çıkmıyor. O miktar belki de sürdürülebilir bir kültür politikasına ayrılabilir” dedi.
“BU KURUMLARIN PARÇASI OLMAK ÖNEMLİ”
Toplumların ve yöneticilerin kültürü nasıl gördüğü ile ilgili bir kavramsal tartışmasına ihtiyaç olduğunun altını çizen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Bu çalıştayda bu detayları tartışmak çok önemli. Kültür diyince yaşama dair değerlerin, sosyal faaliyetler gibi faaliyetler ve iletişimler zinciri. Bugün yaşanan kültürün geçmişten bugüne gelişerek olgunlaşarak geldiği bir nokta var. Peki biz kültürü hangi boyutu ile değerlendiriliyor? Kültür kalkınma ile ne kadar ilişkilidir ve kültüre dair durum nasıl ölçülebilir? Neler üzerinden ölçüm yapılacak? Dünyada hep eşisizlikle ilgili bir sorunumuz var kültüre dair eşitsizlik ne kadar ciddiyet alınan bir mücadele alanı olmalıdır? Bunu konuşurken yerel yönetimlerin yönü mutlaka önemli. Bu sebeple kentler adına bu çalışmaları yürütüyoruz. Yerel yönetimlerin politikalarını yalnızca kendi bakış açımızla değil diğer şehirlerin denetimleriyle değerlendirmek ve oradan küresel boyutta doğruları yakalamak o yüzden bu kurumların çatıları altındayız. Bu ülkeler arasında pragmatik ilişkilerin dışına çıkmamız gerekiyor. Yermezi ve yerel yönetimler arasında çatılmalar yaşanıyor. Dünyanın tamamımda var bu. En demokratik olduğunu düşündüğümüz yerlerde bile bu var. Kendi ülkemizde çok daha sıkıntılı bir durum yaşıyoruz. Yerel yönetimler hangi boyutta ne kadar güçlü olmalı, merkezi yönetimler hangi yetkilerle daha doğru konumlanır? Bu ilişki bir alt üst ilişkisi mi yoksa yatay bir ilişki mi tanımlamak lazım. Hiyerarşi ve bürokrasi… kime ne kazandırıyor? Merkezi yönetim yerel yönetim ilişkisinde de bakmamız gereken perspektif hiyerarşi midir yoksa bir takım çalılması ve uyum mudur. UCLG gibi bir çatı altında bir araya geliyorsak, tamamen bu kavramsal tartışmalar üzerinden bakarak buralara çözüm nasıl üretilir diye bakmalı. Bizim için bu kurumların parçası olmak önemli. Kendinizi ifade etmeye ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
“BU ÇAĞIN SİHİRLİ SÖZCÜĞÜ KALKINMA “
Bu çağımızın sihirli sözcüğünün ‘kalkınma’ olduğunun altını çizen Tugay, “Şimdi tabii kalkınma deyince basitçe ekonomik büyüme anlaşılabilir. Oysa kalkınma, çağdaş anlamıyla basitçe ekonomik büyüme değildir. Kalkınma; yaşam kalitesini, yaşam biçimimizi iyileştirmemizi, demokrasiyi, sunduğumuz kamu hizmetlerinin kapsayıcılığını ve insan hayatındaki yerini, doğayla uyumumuzu, sürdürülebilirliği de kapsıyor. “Kültürle kalkınma, karşı karşıya olduğumuz yeni meselelere kültürel kaynaklarımızın zenginliğinden beslenerek cevaplar verebilmek demek.
İşte bu yüzden İzmir’in zenginliğini, dünyada kültür çalışması yapan diğer öncü kentlerle birlikte, kültürle kalkınma perspektifiyle harmanlayan bir kültür politikasını benimsiyoruz.
Bizim için kültür, kentin ekonomisi yani sürdürülebilir kalkınma arayışları anlamına geliyor. Hem de şehirde yaşayanların, yerel değerlerini, küreselleşen dünyayla diyalog içinde geliştirerek insan onuruna yakışır biçimde yaşaması için desteklenmesi gereken bir alan. Çünkü kültür, aynı zamanda, dünyayla kurduğumuz ilişki biçimini, değerlerimizi ve pratiklerimizi kapsıyor. İklim krizinden ağır etkilenen bölgemizde, İzmir’in geçmişinden süzülüp gelen bu coğrafyada yaşama bilgisini, kültürel bilgiyi besleneceğimiz bir kaynak olarak görmek zorundayız” dedi.
KÜLTÜR 2030 AMACI KAMPANYASININ YEREL UYGULAYICISI
Şehirde kültür alanındaki çalışmaları değerlendirmek için UCLG Kültür Komitesinin başlattığı, dünyadaki pek çok kurumun taraf olduğu Kültür 2030 Amacı Kampanyası’nın yerel uygulayıcısı olduklarını duyuran Tugay, “Birleşmiş Milletler, kalkınmayı 17 sürdürülebilir kalkınma amacı etrafında tanımlamıştı. Bu amaçlar arasında kültür var mı? Birleşmiş Milletler ekonomi, çevre ve sosyal kapsayıcılıkla ilgili pek çok maddeyi kalkınmanın bileşeni olarak tanımlarken “kültür” başlı başına bir madde olarak bu listede yer bulamamış. Biraz eğitimin içinde, biraz sürdürülebilir kentler ve toplulukların içinde… Orada burada sıkışıp kalmış… Sanki hayatın merkezinde, kalkınmanın merkezinde kültür yer almıyormuş gibi! UCLG Kültür Komitesi, 17 başlıkla tanımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na “kültür”ün başlı başına 18 inci başlık olarak eklenmesi için 2015 yılından bu yana çalışma yürütüyor. Bu çalışmayı, 2022 yılından itibaren çeşitli kültürel ağlar ve kurumlarla iş birliği içinde, “Kültür 2030 Amacı” başlığıyla bir kampanya haline getirdi. Kültürü, kalkınmanın ölçülüp değerlendirilen alanlarından biri olarak tanımlamak. Bizim dâhil olduğumuz Kültür 2030 Amacı çalışmasında, kültürü bizatihi bağımsız, 17 sürdürülebilir kalkınma amacının 18 incisi olarak tanımlama ve göstergelerle ölçme iddiası var. Bu yıl bu konuda İzmir’in kendi kendini değerlendirdiği bir raporu hazırlayıp kamuoyuyla paylaşmayı, kültür hedefleri açısından kendimizi değerlendirmeyi hedefliyoruz. Kültür 2030 Amacı Kampanyası’nın yerel uygulayıcısı olarak, kültürü bir kalkınma amacı olarak nasıl ölçeceğimizin egzersizlerini yapıyoruz. Sonra da İzmir şehrinin kültür karnesini her yıl ölçmeye hazırlanıyoruz. Bir örnek verecek olursam farklı engel gruplarından engelli hemşerilerimizin kültürel haklarından ne ölçüde yararlanabildiğini, kültür hizmetini veren kamu-özel bütün kurumlar açısından ölçmeyi hedefliyoruz” açıklamalarında bulundu.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
| # | TAKIM | O | G | B | M | A | Y | AV | P |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Galatasaray | 32 | 23 | 5 | 4 | 73 | 27 | 46 | 74 |
| 2 | Fenerbahçe | 32 | 20 | 10 | 2 | 71 | 34 | 37 | 70 |
| 3 | Trabzonspor | 32 | 19 | 9 | 4 | 59 | 35 | 24 | 66 |
| 4 | Beşiktaş | 32 | 17 | 8 | 7 | 56 | 36 | 20 | 59 |
| 5 | Göztepe | 32 | 13 | 13 | 6 | 40 | 28 | 12 | 52 |
| 6 | Rams Başakşehir | 32 | 14 | 9 | 9 | 53 | 34 | 19 | 51 |
| 7 | Samsunspor | 32 | 12 | 12 | 8 | 43 | 42 | 1 | 48 |
| 8 | Çaykur Rizespor | 32 | 10 | 10 | 12 | 44 | 46 | -2 | 40 |
| 9 | Tümosan Konyaspor | 32 | 10 | 10 | 12 | 42 | 45 | -3 | 40 |
| 10 | Kocaelispor | 32 | 9 | 10 | 13 | 26 | 36 | -10 | 37 |
| 11 | Gaziantep FK | 32 | 9 | 10 | 13 | 41 | 54 | -13 | 37 |
| 12 | Corendon Alanyaspor | 32 | 6 | 16 | 10 | 37 | 38 | -1 | 34 |
| 13 | Kasımpaşa | 32 | 7 | 11 | 14 | 30 | 46 | -16 | 32 |
| 14 | ikas Eyüpspor | 32 | 7 | 8 | 17 | 26 | 45 | -19 | 29 |
| 15 | Hesap.com Antalyaspor | 32 | 7 | 8 | 17 | 30 | 51 | -21 | 29 |
| 16 | Natura Dünyası Gençlerbirliği | 32 | 7 | 7 | 18 | 30 | 45 | -15 | 28 |
| 17 | Zecorner Kayserispor | 32 | 5 | 12 | 15 | 24 | 58 | -34 | 27 |
| 18 | Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük | 32 | 6 | 6 | 20 | 28 | 53 | -25 | 24 |
| 19 |

Künye
İletişim
Facebook
Twitter
RSS
Sitene Ekle
Günün Haberleri