Öğretmenlerin yüzde 89,4’ü akran zorbalığına tanık oluyor

Türk Eğitim-Sen’in 2 bin 296 öğretmenin katılımıyla hazırladığı araştırmaya göre, eğitimcilerin yüzde 23,9’u görev yaptıkları okulda suça karışan çocuk bulunduğunu ifade etti.

  • | Son Kale İzmir
  • | Güncelleme:

Öğrenci davranışlarının çevreyle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda her 100 öğrenciye en az bir rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılması çağrısında bulundu.

Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, “Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar” temalı araştırmasının sonuçlarını yayımladı. Araştırmaya göre, öğretmenlerin yüzde 89,4’ü görev yaptığı okulda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 23,9’u ise suça karışan çocuk bulunduğunu bildirdi.

Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, şiddet ve suça yönelmenin nedenleri arasında ebeveyn ilgisizliği, akran baskısı ve dijital medyanın öne çıktığını belirterek, “Okula aidiyet, sosyal dışlanma, rehberlik hizmetlerinin sayısı ve okul-aile ilişkileri de bu çerçevenin önemli parçalarıdır. Bu bağlamda, öğrencinin davranışını içinde bulunduğu aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle birlikte ele almak gerekmektedir” dedi.

“Riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır”

Zorbalığın yüzde 37,2 oranıyla en fazla okul bahçesinde yaşandığına dikkat çeken Geylan, “Bu saatlerde öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Rehberlik hizmetlerinin personel ve çalışma koşulları bakımından güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Geylan, “Bu noktada okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır” diye konuştu.

“Veli çalışmaları yıl boyunca sürdürülmeli”

Ebeveyn ilgisi, çocukla kurulan iletişim, sınır koyma ve dijital medya kullanımının izlenmesinin şiddet davranışlarıyla ilişkili olduğunu ifade eden Geylan, okul-aile işbirliğine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Bu nedenle veli çalışmalarının yıl boyunca sürdürülen ve belirli ihtiyaçlara göre planlanan bir yapıya kavuşturulması gerekir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin süreçteki görevleri de açık biçimde tanımlanmalıdır. Okul idaresi, öğretmenler ve rehberlik servisi arasındaki bilgi akışı, öğrencinin mahremiyeti korunarak güçlendirilmelidir. Disiplin süreçleri de okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu biçimde ele alınmalıdır.”

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz