Ösen'den Pasaport'taki tarihi bina için sitem: İzmir'in kültürel mirası bu görüntüleri mi hak ediyor?
YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Pasaport İskelesi’nde bulunan tarihi binadaki yıpranmalara dikkat çekti.
- | Son Kale İzmir
- | Güncelleme:
Yapının tarihi kimliği korunarak gerekli bakım ve restorasyon çalışmalarının gecikmeden gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Ösen, “İzmir’in geçmişinden bugüne ulaşan değerleri hak ettikleri özeni görmeli” dedi.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, İzmir'in simge noktalarından Pasaport İskelesi’nde bulunan ve bugün Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü, Kantar Polis Merkezi Amirliği ile Deniz Limanı Şube Müdürlüğü tarafından kullanılan tarihi binadaki yıpranmalara işaret ederek binanın mevcut durumunun titizlikle incelenmesine yönelik çağrı yaptı.
Tarihi yapının çeşitli bölümlerinde gözle görülür yıpranmalar bulunduğunu belirten Ösen, Pasaport'un İzmir'in deniz ticareti, ulaşımı ve kent kimliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
‘Toplumsal hafıza’ vurgusu
YENİ Partili Ösen, “Kentimizin ticaretine, ulaşımına ve toplumsal yaşamına tanıklık eden Pasaport, İzmir’in hafızasında çok özel bir yere sahip. 1800’lü yıllarda gümrük faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla inşa edilen, Osmanlı Dönemi’nde pasaport bürosu olarak kullanılan ve bölgeye adını veren Pasaport İskelesi de bu tarihsel mirasın en önemli parçalarından. Üstelik Kantar Polis Merkezi Amirliği’ne de ismini veren ‘Kantar’, zaman içerisinde ortadan kalkan eski bir İzmir semtinin hatırasını da günümüze taşıyor. Bu yönüyle yapı, yalnızca geçmişten kalan bir kamu binası değil, kentin değişen yaşam biçimlerinin, ticari ilişkilerinin ve toplumsal hafızasının da önemli bir temsilcisi” ifadelerini kullandı.
İzmir’in kültürel mirası bu görüntüleri mi hak ediyor?
Tarihi yapının mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ösen, şunları söyledi:
“İzmir’in kültürel mirası bu görüntüleri mi hak ediyor? Kentimizin en kıymetli noktalarından birinde, yıllardır kamu hizmeti veren tarihi bir yapının gözlerimizin önünde yıpranmasına seyirci kalamayız. Geçmişte onarım çalışmaları yapılmış olabilir ancak bugün binanın geldiği durum ortada. Bu eşsiz tarihi yapıya yalnızca bakım bekleyen eski bir kamu binası olarak bakamayız. Aktif olarak kamu hizmeti veren bu yapının korunması hem kültürel mirasımız hem de burada görev yapan personel ile vatandaşlarımızın güvenliği açısından önem taşıyor. Bu nedenle yapının mevcut durumu titizlikle incelenmeli, gerekli bakım ve restorasyon çalışmaları tarihi kimliği korunarak gecikmeden gerçekleştirilmeli. İzmir’in geçmişinden bugüne ulaşan değerleri hak ettikleri özeni görmeli. Kentimizin tarihsel mirasına gelecek kuşaklara sağlam biçimde aktaracak bütüncül ve sürdürülebilir bir koruma anlayışıyla sahip çıkmalıyız.”

YORUMLAR
Yorum Yap