Özel'den fon krizi çıkışı: Tera işini daha çok konuşacağız

Yeni Parti lideri Özgür Özel, yeni yasama yılının ilk grup toplantısında partisine ve vatandaşlara seslendi.

  • | Son Kale İzmir

Özel, "'Artık olmaz, artık değişmez, bunlar yenilmez, yenilse de gitmez' gibi kendilerini umutsuzlukla, seçmenin umutlarını kırarak ayakta tutmaya çalışanlara karşı umut buradadır! Heyecan buradadır! Her yaştan genç buradadır! Ve herkes emin olsun ki o sandığa varacağız, o seçimi alacağız!" dedi.  Özel, Yeni Parti'nin üye sayısının 753 bine ulaştığını söyledi. Özel, fon krizine ilişkin olarak; "Lüksemburg'daki off-shore hesaptan Türkiye'de yabancı yatırımcıymış gibi o tera fonda taklaları atıyorlar, paraları kazanıyorlar. Tera fon için ileride daha çok konuşacağız. Bu fon sadece paraya para katılan bir yer değildir arkadaşlar; dünyanın en büyük çamaşır makinesidir!" ifadelerini kullandı. 

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

"Mutlak Butlan ve Mutlak Sultan İttifakı'nı kuranlar partimize saldırdılar. Kapılarını kırdılar. Gaz bombalarıyla, plastik mermilerle içeri girdiler. Aziz Atatürk'ün hatırasını tarumar etmeye kalktılar.

İşte biz o gün binaları hep birlikte ardımızda bırakarak milletimize, milletimizin vicdanına sığındık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş bir siyaset anlayışından ayrıştık. Atatürk'ün mirasını omuzlayarak o binadan ayrıldık. Milletimizin talimatıyla yeni partimizi kurduk.

Kurulduğu gün bu Meclis'te ana muhalefet partisi olduk. Kurulduğu gün anketlerin birinci partisi olduk. Ve artık Atatürk'ün partisi cismen, fiziken maalesef orada işgal altındadır. Ancak Gazi'nin, Cumhuriyet'in mirası sizlerin ellerinde, omuzlarında hepimize emanettir, yeni partiye emanettir.

Birileri evlerinden, partilerinden burnunu çıkaramazken ve iktidar partisi kadroları sokağa çıkamaz, esnafa gidemez, pazar gezemezken değerli grubumuz sahadan bir an olsun ayrılmadı. Partinin kuruluş sürecinde milletimizle birlikteydik.

"O seçimi alacağız!"

Partimizin teknik kuruluşunu yaptığımız grubumuz, yaz tatili boyunca da kendi illerinde, ilçelerinde, beldelerinde, köylerinde; ardından Eylül ayındaki planlanan kapsamlı iki ayrı onar günlük programla 61 ilde halkımızla bir araya geldiler. Sorunları dinlediler ve en önemlisi yeni partinin çözüm önerilerini anlattılar.

Ekim ayı içinde de bu 61 rakamı hızla 81'e tamamlanıyor ve tüm illerimize çok sayıda milletvekilimiz temas etmiş olacak.

Meclis'te çalışmaya başlıyoruz. Şüphesiz partimiz geleneğinden gelen bir şekilde, bir Büyük Millet Meclisi'nde mücadelenin ve kaliteli yasamaya katkının, iktidar olduğu dönemlerde de çok önemli kazanımları yasalaştırmanın geleneğinden gelen bir partidir. Öyle olduğu için Meclis çalışmaları, Meclis'e katılım önemlidir. Ancak bir yandan her gün seçim bir gün daha yaklaşmakta, milletin umutları yeni partiye bağlanmaktadır.

Bunun için bu yasama döneminde Meclis'te olacağız, komisyonlarda olacağız. Gerektiğinde hep birlikte, gerektiğinde yeteri kadar olacağız. Ama koca bir yıl boyunca ta ki seçim gelene kadar, o sandık gelene kadar tüm grubumuzla birlikte Anadolu'nun dört bir yanında sahada olacağız.

Bütçesini milletin oluşturduğu bir parti olarak hiçbir toplantımızı ve milletvekili kampımızı dahi otellerde, dışarlarda, lüks yerlerde değil; milletimizin mütevazı bağışlarıyla kiralayabildiğimiz Genel Merkezimizde yaptık. Yemeklerimizi Genel Merkezimizin yemekhanesinde yedik, çalışma toplantılarımızı orada yapıyoruz. Bundan sonra da milletin emanetine gözümüz gibi bakarak her bir kuruşun hesabını milletimize, bizi ayakta tutanlara, küçücük gelirlerinden bize bir pay ayıranlara hesap vererek yapacağız.

Yeni dönemde milletin yeni partiden beklentileri büyük. Yeni dönemde sokağın, çarşının, pazarın, tarlanın, evlerin, evdeki kadınların, umutsuz gençlerin sesi olmaya; emeklinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin, arıcının, balıkçının umutlarını yeşertmeye, onları ayakta tutmaya devam edeceğiz.

Buradan tüm milletimize sonda söyleyeceğimi baştan bir kez daha söyleyeyim: Bütün taktik umutları kırmaktır. Bütün taktikleri beklentiyi yok etmektir. 'Artık olmaz, artık değişmez, bunlar yenilmez, yenilse de gitmez' gibi kendilerini umutsuzlukla, seçmenin umutlarını kırarak ayakta tutmaya çalışanlara karşı umut buradadır! Heyecan buradadır! Her yaştan genç buradadır! Ve herkes emin olsun ki o sandığa varacağız, o seçimi alacağız!

Her yerde AK Parti'nin kara düzeni hâkim ve bu kara düzeni yıkmanın, yerine yeni bir düzen kurmanın tek umudu Yeni Parti'dir. Yeni Parti kurulduğunda 'Yeni Parti'de ne yeni olacak?' sorusu önemli, son derece haklı, son derece meşru bir soruydu.

"Demokrasiyi evinde kurmadan Türkiye'ye vadedemezsin"

Demiştik ki biz Yeni Parti'de kurulduğumuz gün ana muhalefet partisi olduğumuz gibi, Yeni Parti eskiyi terk edecektir. Eskiden şikayet edilen tüm alışkanlıkları terk etmenin sözünü vermiştik. Ve demiştik ki: Demokrasiyi kendi evinde kurmadan Türkiye'ye vadedemezsiniz. Yeni Parti'de doğrudan demokrasiye geçeceğiz. Hep söylenen, hep reddedilen; 'Kanuna aykırı, öyle olmaz, böyle olmaz' denilen bir umudu, bir beklentiyi kanunu değiştirmesek de kanuna uyarak ama daha fazla çalışarak, daha fazla toplanarak ve hep birlikte inanarak başaracağız demiştik.

Dedik ki: Gelin Yeni Parti'ye üye olun. İlçe başkanını siz seçin. İl başkanını siz seçin. Genel başkanı siz seçin. Seçtiğiniz il başkanları, ilçe başkanları artık bir yarış kazanmak için liste yapmayacak; önümüzdeki yani parti içi yarışı düşünerek değil, gireceğimiz seçimi düşünerek ilçeyi kapsayacak; rakibini yendiyse, geride bıraktıysa onu dışlamayarak, onu kucaklayarak onunla birlikte listeler yapacak.

Ve en sonunda mahalle meclisleriyle, ilçe meclisleriyle, il meclisleriyle siyaset sokakta, mahallede konuşularak başlanacak. Yukarıdan aşağı değil, aşağıdan yukarıya doğru örülecek, güçlenecek ve hep birlikte büyük bir imeceyle, çoğalarak televizyondan duyduklarımızı sokakta anlatarak değil; sokakta konuşulanları, mahallenin, köyün beklentisini, beldenin ihtiyacını, ilçenin talebini, ilin sesini Ankara'ya duyurarak bir büyük siyaseti hep beraber öreceğiz dedik. Bunun sözünü vermiştik.

Bu hafta sonu resmi kongrelerimiz bitti. Önceki hafta tüm üyelerimizin katılımıyla ilçe başkanlarımızı seçmiştik ve şöyle bir durumun karşısındayız: Toplam 820 ilçede şu ana kadar ilçe kongreleri tamamlandı. Tüm ilçelerde tüm üyelerimiz ilçe başkanı için sandığa gittiler. Türkiye çapında yüzde 62,5'luk —ki hemen hemen adayların yarısında yarış var, yarısında tek adayken— yüzde 62,5'luk bir katılım oranıyla Türkiye'de ilk kez denenen bir işi, yüzde 62,5'luk bir katılım oranıyla ön seçimleri gerçekleştirdik.

Peki göstermelik mi oldu bu iş? Hayır. Yarısına yakın yerde yarış oldu ve birden fazla adayın yarıştığı ilçelerin yüzde 47'sinde başkan, yarışma sırasında, yarışa girerkenki kurucu ilçe başkanı değişti; yerine üyeler yeni bir ilçe başkanını görevlendirdiler. Yani yarışın yarısını kurucu ilçe başkanları önde tamamlarken, diğer yarışın yarısını diğer adaylardan birisi yaptı. Yani üyemiz kimin yöneteceğine, kimin devam edeceğine, kimin biraz dinlenip yeni bir adaya, bir kadına, bir gence, bir başka isme katkı sağlamaya görevlendireceğine bizzat üyelerimiz karar verdi.

Tarih önünde ifade etmek isterim ki bu adım, bugün bakıldığında ilk adımdır, yeni bir adımdır. Ne bizim ne bundan sonra Türkiye siyasetinin geriye adım atamayacağı, çok ileriye yönelik çok büyük bir adımdır.

Güncel üye sayısını açıkladı 

Bugün itibarıyla Yeni Parti'nin üye sayısı bu sabah 753 bine ulaştı. Üye sayımız hızla artmaya devam ediyor. Sırada il başkanlığı seçimleri var. 81 ilde 18 Ekim günü üyelerimizin tamamı, yani düne kadar üye olmuş 753 bin kişi il başkanlığı için oy kullanacak. Buradan açıkça ifade ediyorum; verdikleri mücadeleyle, kuruluş sürecindeki emekleriyle tüm kurucu il başkanlarımıza teşekkür ediyoruz ve buradan bütün Türkiye'nin önünde ifade ediyoruz ki: Tüm üyelerimiz hangi il başkanını gelecek seçimde görevlendirirse il başkanımız odur, karar başımızın üzerinedir, verilecek karar üyemizin bizzat kendisine emanettir.

"Bundan sonra ne ekerseniz onu biçeceksiniz!"

Meclis Başkanı'nın açılış konuşmasını dinledik. İstiklal Marşımızı hep birlikte okuduk. Daha sonra bir siyasi partinin genel başkanı kürsüye çıktığında salondan ayrıldık. Birileri çok rahatsız olmuşlar. 'Genel Başkanımızı nasıl dinlemezsiniz?' diye feveran ediyorlar. Ana muhalefetin, yerel seçimlerin birinci partisinin başına mahkeme kararıyla kayyım atayanların neyini dinleyeceğiz? Neyini!

Rakipleriyle mertçe yarışmak yerine, kendini yeneceğinden korktuğu rakiplerini hapse atan, ülkeyi baskıyla, korkuyla yönetmeye çalışanların neyini dinleyeceğiz? Kimse kusura bakmasın, bu ortamı yaratan Erdoğan'ın bizzat kendisidir. Bundan sonra Erdoğan'a sesleniyorum: Hak etmediğimizi duyarsak, hak ettiğinizi duyacaksınız! Kazanmadığı ilçeyi, belediye meclis üyelerini, belediye başkanlarını şantajla, tehditle, baskıyla, rüşvetle alanlara, saflarına katanlara; sonra da pişkin pişkin o ilçeyi kazanmış gibi caka satanlara, yani milletin vermediği emaneti çalan, milli irade hırsızlığına kalkışanlara söylüyorum: Bundan sonra ne ekerseniz, onu biçeceksiniz!

Fon krizi 

Yeni yasama yılına asrın soygununun yakıcı ortamında başlıyoruz. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidarın açtığı yolda, iktidar partisinin mensuplarının içinde olduğu asrın dolandırıcılığıyla, asrın soygunuyla, asrın vurgunuyla tanıştık. Milletimiz buna muhatap oldu.

Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. 800 milyar liralık vurgun çarkı; 3-5 kuruşunu enflasyondan korumaya, bir kenarda arttırmaya, belki biriken borçları bu vesileyle kapamaya çalışan küçük yatırımcının üzerine devrildi.

455 bin tekil yatırımcı, 2 milyondan fazla doğrudan fondan etkilenen insan ve 5 milyona yakın toplamda bu işten zarar gören mağdur var. Erdoğan'ın atadıkları bu işin tam içinde, tam göbeğinde: Biri büyükelçi, biri cumhurbaşkanı başdanışmanı, biri istişare kurulu üyesi, biri Varlık Fonu yöneticisi; diğerleri Erdoğan'ın yardımcıları, milletvekilleri, bakanları, bakan yardımcıları, bürokratları.

"367 ev parasıyla oradan ayrılmış"

Fatma Betül Sayan Kaya; 163 milyon lira, 27 ev parası, 6 milyon liralık kabul ettiğimiz... Ortalama bir ev parasından 27 ev parasını bir yerlerden bulmuş, gitmiş fona koymuş. 5 ay sonra 'çık' dedikleri gün çıkmış ve 2.2 milyar TL, 367 ev parasıyla oradan ayrılmış.

27'sini koyup 340'ını gariban vatandaşın sırtından çarpıp 367 ev parasıyla oradan ayrılmış. Peki bu konuda Erdoğan ne diyor? 'Fatma Hanım şeytana uydu. Nefsine, nefsine yenik düştü' diyor.

Fırından, fırından, fırından 20 liralık bir ekmeği görüp de nefsine yenik düşenler içeride; bayram sabahı evdeki çocukların nefsi körelsin diye zengin mahallesinden bir tepsi baklavayı alıp 6 evladına yediren adam 14 yıl hapisle içeride; ama devletin, İBB'nin burslarıyla büyümüş, bütün ailesi ayrı ayrı kayrılmış, kendi her makamlara gitmiş, her paraları kazanmış Fatma Betül Sayan Kaya nefsine uymuş 'yazık garibim' diye ifadeye bile çağrılmaksızın dışarıda! Bir tane tövbe hesabı açmışlar, bir tane etkin pişmanlık hesabı açmışlar; ana parayı ayırmış, faizini kaydırmış, bu meseleden kurtulmaya çalışıyorlar.

İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi! İşte kul hakkı yiyen AK Parti'nin kara düzeni budur! Bu düzen değişmeden kimseye huzur yoktur!

Fatma Hanım elbette yalnız değildir. İşlemlerini kendisi söylemiş. Diyor ki: 'Ben eğer, ben eğer bilseydim' diyor, 'bu işleri kendi adıma yapar mıydım?' Onun bilmediği ama şu an Bakanlar Kurulu'nda bulunan en az bir, belki birden çok bakanın bildiği, bütün AK Parti bürokrasisinin bildiği bir şey var: Bu işleri çantacılara yaptırıyorlar. Ya da parayı Lüksemburg'a yolluyorlar. Orada bir off-shore hesabına koyuyorlar. Sonra yabancı yatırımcı yani bıyıklı yabancı diyorlar bunlara yabancı yatırımcı... Belki bu bakan için pis sakallı yabancı diye söylenebilir.

Lüksemburg'daki off-shore hesaptan Türkiye'de yabancı yatırımcıymış gibi o tera fonda taklaları atıyorlar, paraları kazanıyorlar. Tera fon için ileride daha çok konuşacağız. Bu fon sadece paraya para katılan bir yer değildir arkadaşlar; dünyanın en büyük çamaşır makinesidir!

"20 milyar çekip yurt dışına kaçan Osman Arıkan Nacar ve Ömer Çelik beraber tatil yapmış!"

20 milyar TL çekip yurt dışına kaçan Osman Arıkan Nacar en yakın arkadaşıyla baş başa tatil yapmış. Kimmiş o arkadaş? AK Parti Sözcüsü Sayın Ömer Çelik'miş. Bodrum'da tatil yapmışlar beraber!

"11 il yıkıldı maliyeti 100 milyar dolar, asrın soygununu maliyeti 90 milyar dolar"

Bulls yatırım AKP'lilerin en iyi bildiği yatırım şirketi. Gizli sahibi kim? Yönetim kurulu başkanı Kemal Akkaya. Bunlar savcılıktan serbest bırakıldı. Tutuklanamayacak kadar büyükler. Nezaret kapısından geçemeyecek kadar büyük lokmalar. Bu şirketin yönettiği ve tasfiye edilen 15 fon var. Bu isimler Lidya Holding'in ortağı olduğu Bin Bin şirketinin ortağı. Lidya ile bu şirket doğrudan ortak. Bin Bin'in sahibi Usama. Bu genç yatırımcı Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın oğlu Usama Erdoğan. Yani Bin Bin'i halka arz eden Bulls yatırım. Doğrudan bağlantılı ortaklar. Lidya Holding hakkında şu bilgiye herkes şaşırır. Lidya Holding'in değer kazandığı görülünce çalışan sayısına bakıldı, sıfır çalışan. Usama Erdoğan, Tayyip Bey'e amca diyor, öz amcası. İşleri yolundayken 200 lira, rekorlar kırmış. 200 lira koyan zavallının hissesi 47 liradan işlem görüyor. Parayı vuranlar kenarda oturuyor. Bakan orada, eski bakan orada, atadıkların fonun başında sen ilk günler diyordun ki ucu nereye çıkarsa çıksın ilerleyeceğiz. Birden çark etti bunda. Yakında bu işi dış güçlere bağlar demiştim. Diyo ki Türkiye'nin iktisadi bütünlüğüne sabotaj düzenlendi. Bu soygunun, AKP'lilerin saadet zincirinin ekonomiye maliyeti 90 milyar dolar. 11 il yıkıldı maliyeti 100 milyar dolar. Asrın soygununu maliyeti 90 milyar dolar."

YORUMLAR

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz

Ankara Düğün Salonları