folkart, orion,

Sabancı ve Alman EON’a ‘ÇED olumlu’ kararı çıktı, yargı yolu açıldı!

Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Musalla Mahallesi Sarnıç mevkisinde yapılması planlanan güneş enerjisi santrali (GES) projesine ilişkin verilen "ÇED Olumlu" kararına tepki gösterdi. Dernekten yapılan açıklamada yasal süreçlerin başlatılacağı duyuruldu

  • | Son Kale İzmir

Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Musalla Mahallesi Sarnıç mevkisinde yapılması planlanan güneş enerjisi santrali (GES) projesine ilişkin verdiği "ÇED Olumlu" kararına sert tepki gösteren bir açıklama yaptı. Dernek, Çeşme halkının projeye yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını savunarak, kararın iptali için hukuki süreci başlatacaklarını duyurdu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Çeşme halkı üç yıla yakın süredir, Musalla Mahallesi Sarnıç mevkiinde, Çeşme'nin en değerli, deniz manzaralı, doğal SİT statüsündeki tarım arazileri üzerine güneş enerjisi santrali (GES) kurulmasına açıkça ve ısrarla karşı çıkmıştır. Bu süreçte halkın katılımı (ÇED) toplantıları iki kez fiilen engellenmiş, yüzlerce Çeşmeli "bilgilendirilmek dahi istemiyoruz, bu projeyi istemiyoruz" diyerek tepkisini defalarca ortaya koymuştur. Buna rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 28 Temmuz 2026 tarihinde bu projeye "ÇED Olumlu" kararı vererek Çeşme halkının iradesini tamamen yok saymıştır.

Bugün geldiğimiz noktada, Çeşmelilere ait yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisi; yüzde 40'ı Sabancı Holding'e, yüzde 40'ı Alman EON şirketine ait olan Enerjisa'ya 49 yıllığına tahsis edilmek üzeredir. Güncel piyasa koşullarında bu büyüklükte, denize ve Çeşme-Alaçatı'ya bu kadar yakın, turizm potansiyeli yüksek bir arazinin değeri değerlendirmemize göre yaklaşık 240 milyon doları bulmaktadır. Bu, halkın ortak varlığının, adı 'yenilenebilir enerji' olan bir bahaneyle özel sermayeye ve yabancı bir şirkete devredilmesinden başka bir şey değildir.

HALKIN İRADESİ NEDEN YOK SAYILDI?

Bu proje, Çeşme'nin ÇED sürecinde bugüne kadar görülmüş en açık halk muhalefetiyle karşılaşmış projelerden biridir:
* Birinci, İkinci ve üçüncü halkın katılımı toplantıları, Çeşmelilerin, İzmir'in dört bir yanından gelen sivil toplum kuruluşlarının ve kent konseylerinin yoğun katılımıyla fiilen yaptırılmamıştır.
* Çeşme Kent Konseyi, Çeşme Çevre Derneği ve aralarında onlarca sivil toplum kuruluşu ile kent konseyinin bulunduğu geniş bir platform, nihai ÇED raporuna resmi ve gerekçeli itirazda bulunmuş, "ÇED Olumsuz" kararı talep etmiştir.
* İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı dahi, tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmaması gerektiğini yazılı olarak Bakanlığa bildirmiştir.
Tüm bu itirazlara, tepkilere ve resmi kurum görüşlerine rağmen Bakanlık, halkın hiçbir görüşünü dikkate almadan projeye onay vermiştir. Bu durum, ÇED mevzuatının temel unsuru olan "halkın katılımı" ilkesinin bu proje özelinde kağıt üzerinde kaldığını, sürecin baştan itibaren sonucu belli bir formaliteye dönüştürüldüğünü göstermektedir.

BU ARAZİ NEDEN ALMANLARA HEDİYE EDİLİYOR?

Türkiye'nin güneş enerjisi verimliliği açısından çok daha uygun, tarım dışı, verimsiz ve alternatif binlerce hektar arazisi varken; bu yatırımın ısrarla Çeşme'nin en kıymetli, denize ve Alaçatı'ya en yakın, ileride turizme hizmet edebilecek doğal SİT alanında yapılmak istenmesinin tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Burada asıl amacın enerji üretimi değil, gelecekte değerlenecek bu arazinin uzun vadeli tahsisle ele geçirilmesi olduğu açıktır.
Ayrıca bu tahsisin, Türk vatandaşlarına vize dahi vermeyen bir ülkenin şirketine yapılmış olması, Çeşme halkının vicdanında ayrı bir yara açmaktadır. Kendi topraklarımızın, bize kapısını kapatan bir ülkenin sermayesine bu şekilde devredilmesini kabul etmiyoruz.

ÇEŞME ÇEVRE DERNEĞİ OLARAK TALEBİMİZ

* Bu ÇED Olumlu kararına karşı yasal itiraz ve dava süreçlerini derhal başlatacağız.
* Bakanlığı, halkın açık ve defalarca ortaya koyduğu iradesini dikkate alarak kararını gözden geçirmeye davet ediyoruz.
* Çeşme'ye ait hazine arazilerinin, kamu yararı gözetilmeksizin özel ve yabancı sermayeye tahsis edilmesine son verilmesini talep ediyoruz.
* Tüm Çeşme halkını, sivil toplum kuruluşlarını ve kent konseylerini bu haksız karara karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz.
Çeşme; sakızıyla, enginarıyla, kavunuyla, zeytiniyle üretim yapan, on iki ay boyunca yaşayan ve yaşatan bir topraktır. Bu topraklar, halkın açık iradesine rağmen hiçbir bedel ödemeden, hiçbir hesap verilmeden şirketlere devredilemez. Çeşme halkı, doğasına, tarımına ve geleceğine sahip çıkmaya kararlıdır ve bu mücadeleyi hukuki ve toplumsal olarak sonuna kadar sürdürecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP)"
 

 

 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz