Yeni Parti'den Üsküdar seçimi tepkisi
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Üsküdar Belediyesi'nin yenilenen başkanvekili seçiminde AK Parti'ye geçmesine, 'Bunun adı hırsızlıktır! Bir belediye çalınmıştır, halkın iradesi çalınmıştır!" dedi
- | Son Kale İzmir
- | Güncelleme:
Öte yandan, Yeni Parti üye sayısının da 632 bine çıktığı öğrenildi.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) gündemi ile ilgili basın toplantısı yaptı. Emre'nin açıklamasından satır başları şöyle:
"Böyle bir irade hırsızlığı yapılabilir mi?'"
"Öylesine büyük bir hırsızlık var ki ben size şimdi tarihleriyle anlatacağım. Önce 7 Nisan'da Üsküdar Belediyesine bir operasyon oldu. Operasyondan sonra çeşitli kanallarda, televizyon programlarında ve sosyal medyada Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş'ın da tutuklanacağına yönelik haberler yapıldı. Sürecin sonunda 29 Temmuz'da gözaltına alındı. 31 Temmuz'da Sayın Belediye Başkanımız haksız bir şekilde tutuklandı; saçma sapan iddialarla, ciddiye alınacak bir değeri ve hukuken bir hükmü olmayan delillerle tutuklandı.
Bundan beş gün sonra belediye başkan vekili seçimi yapıldı. Bakın, bugüne nasıl gelindiğini anlatacağım. Orada belediye başkan vekili seçimi yapılırken mevzuat der ki: 'Birinci ve ikinci turda seçilmek için almanız gereken oy sayısı 31'dir. Birinci turda 31, ikinci turda 31, üçüncü turda ise 24 oy gereklidir.' Birinci tur yapıldı; biz 26 oy aldık, 1 oy geçersiz sayıldı, rakibimiz ise 17 oy aldı. İkinci turda 27 oy aldık. Üçüncü tura geçildiğinde birdenbire bizden beş kişi karşı tarafa oy verdi. Bunun üzerine İl Başkanı oradaki arkadaşlara dedi ki: 'Üsküdar halkının iradesine nasıl ihanet edilir? İçimizden kim bunu yaptıysa söylesin ya da çıksın gitsin. Böyle bir irade hırsızlığı yapılabilir mi?'
Bakın, biri çıktı ve dedi ki: 'Benim oğlum yurt dışında firarda. Oğluma ve bana söz verdiler; eğer onlara oy verirsem oğlum gelecek ve burada serbest kalacak.' Bunu kim ve nerede söylüyor? Herkesin önünde, yani yaklaşık 40 kişinin bulunduğu yerde Meclis Üyesi Ahmet Başbaydar söylüyor. Kontrol edilebilir, değil mi? Gerçekten çocuğu yurt dışında aranıyor mu?
Bir başka isim ise hiçbir açıklama yapmadan ayrılıyor. Öğreniyoruz ki onun da çocuğu içeride tutukluyken bu oylamadan birkaç gün önce tahliye edilmiş. Arada tabii detaylarını vereceğiz; rüşvet iddiaları, milyon dolarlar havada uçuşuyor. Niye? 'Üsküdar Belediyesini alacağız' diye...
Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçimini Cumhur İttifakı’nın adayı Dündar Ziya Gültekin kazandı
"Dört isme oylamadan birkaç gün önce AKP rozeti takıldı"
Buna rağmen o gün gerçekleşen seçimde bizim adayımız 22'ye 19 oyla belediye başkan vekilliği seçimini kazanıyor; Sibel Tan Çetinkaya başkan vekili oluyor. İtiraz ediyorlar 'Usulsüzlük oldu' diye... Nasıl bir usulsüzlük olduğunu söyleyebilen, bilen yok. Nasıl bir usulsüzlük oldu? 20 gün sonra İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı veriyor.
Bu süre zarfında meclis üyelerinden bazıları tanık, bazıları şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrılıyor, gözaltına alınıyor. Meclisi yöneten başkan vekilini savcı adliyeye çağırıyor. 'Avukatım yanımda yok' deyince gelmiyor; avukatıyla gidince bu kez avukatını içeri almıyor ve meclisi nasıl yönetmesi gerektiğini söylüyor. Bu da yeterli olmuyor; tekrarlanan seçime çok az bir süre kala yeni gözaltılar yapılıyor. Başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri gözaltına alınıyor. Baktığımız zaman Başkan Yardımcısı Emine Cansu Çeliktutuklandı, seçimde oy kullanamadı.
2024 seçimlerinde Üsküdar ve İBB Meclis Üyesi olan Ekrem Baki Bey çıktı, Belediye Meclisinde dedi ki: 'Ben bu kadar yapılan haksızlık ve zulüm karşısında susamam. Bir partiye tek taraflı olarak her gün operasyon yapılmaz. Hukuki bulmuyor, haksız buluyorum' dedi ve istifa etti. Bu dediğimiz tabii bir yıl önce oluyor. Şimdi adamı bu oylamadan önce tutukladılar. Bakın, o da tutuklandı!
3 Eylül Perşembe gününe, o dört isme bakın; oylamadan birkaç gün önce AKP rozeti takıldı. Oylama öncesinde tutuklanmayan ama tutuklanma tehdidiyle, ailesinin iş yerlerini batırma tehdidiyle baskının artık arşa değdiği bir durum yaşandı.
İstanbul Valisi ve Adalet Bakanlığı'na tepki
İstanbul Valisi, 16 milyonun valisidir. İstanbul Valisi nasıl olur da yazı yazıp 'Grubu bulunmayan siyasi partiler buraya alınmasın' der? Hani biz orada geçişi henüz tamamlamamıştık. Peki, bunun üzerine Yeni Parti olarak hemen orada grup kurduk. Bu sefer ikinci bir yazı yazıyor: 'Grubu bulunsa da hiç kimseyi içeri almayın' diye. İstanbul Valisi nasıl olur da bu kadar tutuklama ve gözaltının olduğu bir güne seçim koyabilir?
Adalet dağıtması gereken adliyeler nasıl olur da bir seçime hile karıştırmak üzere çalışır? Nasıl olur da siyasileri tehdit eder? İşin içinde Bakanlık var, Valilik var. Bakın, Üsküdar'ın bir önceki belediye başkan yardımcısı, şimdi Adalet Bakan Yardımcısı. Kartal Adliyesi var... Yani orada meclis üyeleri alenen bunu söylüyor: 'Her türlü baskıyı görüyoruz. Çağırıp 'Buna oy vereceksin' diyorlar.'
"Susurluk'tan beter bir çete"
Şimdi bunun adı nedir? Bunun adı hırsızlıktır! Bir belediye çalınmıştır, halkın iradesi çalınmıştır! Üsküdar halkına, İstanbul halkına saygısızlık yapılmıştır; millî iradeye darbe yapılmıştır! Elbette bunun hesabı sorulur. Söz aldıklarında 'Güneş Motel, Güneş Motel' diyorlar ya; bin beteri, bin beteri! Emin olun tıpkı Susurluk gibi bir çeteye işaret etmektedir. Yuvalanmış bir çete istediği gibi at koşturuyor; 'Tutuklarım' diyor, 'Malına çökerim' diyor, 'Aileni tutuklarım, aileni serbest bırakırım' diyor.
"Üye sayısı 632 bine ulaştı"
Biz Yeni Parti olarak hızlı bir şekilde örgütlenmemizi tamamlıyoruz. Bugün itibarıyla 81 ilin 78'inde örgütlendik, 872 ilçede örgütlenmemizi tamamladık. Bu hafta kalan üç ili de tamamlayıp bitireceğiz. Üye sayımızın 632 bine ulaştığını ifade edelim. Parti olarak yolumuza güçlü bir şekilde devam ediyoruz. Vatandaşlarımızın ilgisine ve katkısına minnettarız. İçinde bulunduğumuz bu kötülükten, bu kötü düzenden el birliğiyle, omuz omuza çıkacağımıza yürekten inanıyoruz."
YORUMLAR
Yorum Yap