Urla Zeytin ve Sanat Festivali kapılarını açtı…
Üçüncü Uluslararası Zeytin ve Sanat Festivali Urla’da kapılarını açtı.
- | Son Kale İzmir
Üç gün boyunca zeytinin kadim tarihinin anlatılacağı festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Zeytinliklerimizi koruyacak, üreticimizi destekleyecek, gençlerin tarımda yer bulmasını sağlayacak adımlar atmaya devam edeceğiz. Çünkü bugün diktiğimiz bir fidanın gölgesinde belki biz olmayacağız. Ama o ağacın meyvesini gelecek kuşaklar toplayacak” dedi
Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- Urla Belediyesi'nin üçüncü kez hayata geçirdiği Uluslararası Zeytin ve Sanat Festivali'nin açılış töreni coşkulu katılımla gerçekleşti. Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ev sahipliğinde düzenlenen törende; Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Ayşe Akın, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, meclis üyeleri, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Urlalılar ve basın mensupları yer aldı.
.jpg)
Zeytinin tarladan üretime, mutfaktan sanat eserlerine farklı yönleriyle ele alınacağı festival 6-8 Kasım tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlayacak. Zeytinin Urla’daki kadim hikayesinin anlatılacağı festivalde tadım etkinlikleri, zeytin hasadı deneyimleri, gastronomi atölyeleri, sergiler, üretici stantları ve konserlerle misafirler unutulmaz deneyimler yaşayacak.

“Bir kentin hafızası, toprağında saklıdır. Urla’da o hafızanın kökleri binlerce yıl öncesine uzanır” sözleriyle açılış konuşmasını gerçekleştiren Urla Belediye Başkanı Selçuk Başkan, şu ifadeleri kullandı:
“MİRASI GELECEĞE TAŞIMAK İSTİYORUZ”
“Klazomenai’den bugünün zeytinliklerine, kuşaktan kuşağa aktarılan bir üretim kültürü yaşar bu topraklarda. Biz, ağaçların evlerden yüksek olduğu bir yerdeyiz. Geçmişin gölgesinde büyüyor, geleceğe kök salıyoruz. Bize düşen, bu kesintisiz mirası korumak ve yaşatmaktır. Klazomenai’deki dünyanın bilinen ilk zeytinyağı işliği, bu topraklarda yüzyıllardır süren üretim geleneğinin tanıklarından biri. Bugün biz de aynı toprağın bereketini geleceğe taşımak için çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyeti üzerine geçen yıl Zeytin ve Sanat Festivalimizde Zeytin Koleksiyon Bahçemizi kurduk. Bu yıl yeni zeytin ağaçlarını toprakla buluşturacağız. Geçmişten aldığımız mirası, yeni köklerle geleceğe taşımak istiyoruz. Tarım Okulumuz bünyesinde geliştirdiğimiz Yeşil Eczane Projemiz de bu anlayışın yeni bir adımı olacak. Urla’nın doğal bitki zenginliğini, tıbbi ve aromatik bitkilerin dünyasını çocuklarımızla buluşturmayı hedefliyoruz. Bitkilerin şifa, kültür ve yaşamla olan bağını tanıtacağımız bu özel alanla çocuklarımızın doğa bilincini geliştirmeyi, geleneksel bitki bilgisini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyoruz. Her yıl yeni projelerle Tarım Okulumuzu zenginleştirerek çocuklarımızın toprağı, doğayı ve üretim kültürünü daha yakından tanımalarını istiyoruz.

HEDEF: “GENÇLERİN YENİDEN TOPRAĞA DÖNMESİ”
Atamızın mirasına sahip çıkmak, onun aklın ve bilimin ışığında gösterdiği yolda yürümek demektir. Bizim için bu yolun temelinde üretim, emek ve bağımsız bir tarımsal gelecek vardır. Bu nedenle sürdürülebilir tarımı ve kırsal kalkınmayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Üreticilerimize doğru zeytin hasadı tekniklerinden farklı tarımsal uygulamalara kadar eğitimler veriyor; tohum ve leonardit gübre destekleri sunuyoruz. Bugüne kadar bin 200 zeytin kasasını üreticilerimize ulaştırdık, 120 bini aşkın sebze fidesi dağıttık. 25 bin zeytin fidanını üreticimize hediye ettik. Her desteğin amacı, çiftçimizin emeğini güçlendirmek ve üretimin devamlılığını sağlamaktır. Önümüzde önemli bir hedef daha var: Gençlerin yeniden toprağa dönmesi. Tersine göçün kalıcı olması için gençlerimizin tarımda bir gelecek görebilmesi gerekiyor. Bilgiye, üretim imkânlarına ve desteğe erişebilen gençler, kırsal yaşamın geleceğini de güçlendirecek. Biz, geleneksel üretim kültürünü bilimle buluşturan ve gençlerin önünü açan bir anlayışla çalışıyoruz.
.jpg)
“AĞACIN MEYVESİNİ GELECEK KUŞAKLAR TOPLAYACAK”
Zeytin ve Sanat Festivalimiz, bu kadim kültürün farklı biçimlerde hayat bulduğu, üretimle sanatın ve gastronominin buluştuğu özel bir alan. Zeytin kütükleri sanatçılarımızın ellerinde heykellere dönüşüyor; zeytinyağından sabun üretimi atölyelerimiz, geleneksel üretim yöntemlerini yeniden hayatımıza taşıyor. Yurt dışından gelen şeflerimizin mutfaklarında ise Akdeniz’in ortak hafızası olan zeytinyağı, gastronomi kültürümüzü besleyen yeni yorumlarla buluşuyor. Zeytin, bu coğrafyada toprağın, emeğin, sofraların ve sanatın ortak hikâyesini anlatıyor. Biz bu kadim hikâyeyi yaşatacağız. Zeytinliklerimizi koruyacak, üreticimizi destekleyecek, gençlerin tarımda yer bulmasını sağlayacak adımlar atmaya devam edeceğiz. Çünkü bugün diktiğimiz bir fidanın gölgesinde belki biz olmayacağız. Ama o ağacın meyvesini gelecek kuşaklar toplayacak.

“ZAMAN GEÇER ZEYTİN KALIR”
Bizim turizm vizyonumuz, Urla’nın kendi kimliğinden doğuyor. Bu toprakların yaşam kültürünü, üretim geleneğini ve doğal mirasını koruyarak sürdürülebilir turizmi büyüteceğiz. Urla’nın özgünlüğünü popüler tüketim anlayışının gölgesinde bırakmayacak, kendi değerleriyle dünyaya açılan bir kent olarak geleceğe taşıyacağız. Kökleri geçmişte, dalları gelecekte… Zaman geçer, zeytin kalır. Zeytin ve Sanat Festivalimize katılan tüm konuklarımıza, üreticilerimize, sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hasadımız bereketli, üreticimizin kazancı bol, festivalimiz hayırlı olsun. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.”
.jpg)
USLUCAN: “TOPRAĞIN DEĞERİ ONU YAŞATAN İNSANLA GÜÇLÜDÜR”
Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, “Bazı topraklar ürün yetiştirir, bazı topraklar ise tarih yazar. İşte bu Urla, ikisini birden yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bugün burada yalnızca bir festivali kutlamak için değil, binlerce yıllık bir mirasa sahip çıkmak için buradayız. Bundan tam 2 bin 600 yıl önce, zeytinyağlarının çıktığı bu toprakta, bugün hala aynı hareketle, aynı emekle ve aynı gururla yaşamaya devam ediyoruz. Çünkü Urla'da zeytin yalnızca bir ağaç değildir; kökleri tarihimize, dalları geleceğimize uzanan bir yaşam biçimidir. Bugün Urla, gastronomi dünyasında önemli bir yere sahipse, bunu yalnızca eşsiz doğasına değil; zeytine, enginara, üzümüne, şifalı otlarına ve her şeyden önemlisi o toprağı sadakatle işleyen üreticisine borçludur. Urla mutfağının kalbinde zeytinyağı vardır, enginarımıza lezzet, otlarımıza hayat, soframıza bereket katan odur. Anlamalı ve unutmamalıyız ki, toprağın değeri yalnızca verdiği ürünle değil, onu yaşatan insanla ölçülür. Bu nedenle zeytinliklerimizi korumak, çiftçimizi desteklemek ve gençlerimizi yeniden üretime kazandırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Diliyoruz ki Urla'nın zeytin ağaçları yalnızca geçmişimizin tanığı değil, çocuklarımızın da geleceği olsun. Bu güzel festivalde zeytin sanatla buluşurken, bizler de geçmişimizle geleceğimiz arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. Unutmayalım, zeytin ağacı yüzlerce yıl yaşayabilir ama onu yaşatacak olan, bizim bugün verdiğimiz kararlardır. Bu duygu ve düşüncelerle, 3. Uluslararası Urla ve Sanat Sanat, Lezzet Festivali'nin düzenlenmesinde emeği geçen herkese, özellikle de alın teriyle toprağımıza hayat veren üreticilerimize teşekkür ediyorum. Zeytinimizin bereketi, toprağımızın verimi, üreticimizin gücü daima artsın. Festivalimiz kutlu olsun" dedi.
YORUMLAR
Yorum Yap