ege yıldız, sessiz boru
Son Kale İzmir
  • Dolar
    15,7567
    Dolar
  • Euro
    16,6606
    Euro
  • Altın
    926,390
    Altın
  • Bist-100
    2,41
    Bist-100
  • ADANA
    17/26°
    ADANA
  • ANKARA
    11/21°
    ANKARA
  • ANTALYA
    20/26°
    ANTALYA
  • BURSA
    15/28°
    BURSA
  • ISTANBUL
    17/24°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    17/29°
    IZMIR
  • KONYA
    12/19°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT TÜRKİYE DÜNYA GÜVENLİK
Kılıçdaroğlu: Makineleri çek, pistlere dokunma!
Kılıçdaroğlu: Makineleri çek, pistlere dokunma!
İkinci tura kalırsa hepsi Erdoğan'ı geçiyor!
İkinci tura kalırsa hepsi Erdoğan'ı geçiyor!
Mutfak tüpüne de zam geldi!
Mutfak tüpüne de zam geldi!
Flaş Twitter açıklaması... Elon Musk vaz mı geçti?
Flaş Twitter açıklaması... Elon Musk vaz mı geçti?
Tülay Şahin Şencan
Caz çağı ve öyküleri üzerine notlar
19 Mart 2021 Cuma

Kabuk Öykü Okuma Grubumuzun Mart ayı öykü kitabının Amerikalı yazar Scott Fitzgerald’ın “Caz Çağı Öyküleri” adlı öykü kitabı olarak seçildiği Yıldız İlhan Hoca’mın “Hayatımızda beklenmeyen güzellikte bir değişim olmazsa Nisan’ın ilk perşembesi zoom üzerinden konuşacağız” cümlesiyle grupta paylaşıldığında bende uyanan merakla, yazar ve dönemi üzerine genel okumalar yaparak kitaba hazırlanmaya başladım. Bu arada Sevgili Yıldız Hoca’mın dayanışma içeren ve kitaplarımızı internet üzerinden değil, kitapçımızdan almamız yönündeki çağrısını da diğer kitap sever dostlarımıza anlamlı bir hatırlatma olarak paylaşmak, çağrıya bir küçük katkı sunmak istedim.

Kapılar açan okumaları çok seviyorum ama bazen ısınma turları sonrasında bir bakıyorum okunacak bir yığın kitap ve yazar, araştırılacak birçok konu, izlenecek pek çok film ve dinlenecek bir o kadar müzik var. Yani o bir kitap benim için dar zamanlarda telaşa, hepsini yapma isteği ile yapabilme zamanı arasındaki sıkışmışlıkla çabalamaya dönüşüyor. İşin içine bu sıralar bir de zoom üzerinden buluşma ya da buluşamama kaygısı eklendi. İşin bu tarafını sevmiyorum, yüz yüze paylaşımdan, araya sıkışan esprilerden, gülüşmelerden keyif alan bizlere, zoom zulme dönüşüyor. Şimdi gelelim yaptığım genel okumalardan edindiğim küçük bilgileri, bir nevi kendi adımlarımın izini paylaşmaya.

Fitzgerald’a göre Caz Çağı, 1 Mayıs 1919 İşçi Bayramı’ndaki isyanların bastırılması sonrası başlayan, Ekim 1929 Amerikan Borsası Wall Street’in çöküşü ve Büyük Buhran’ın caz çağına son vermesine kadar neredeyse on yıl süren bir dönemi kapsar. Bernard Gazier ‘in “Büyük Buhran” adlı kitabında ise bu dönem için “Modern Kapitalizm Dönemi” tanımlaması kullanılmıştır.

1. Dünya Savaşı sonrası başlayan bu çılgın yıllar, Amerikan Edebiyatı’nda, iki savaş arası dönem boyunca endişeyi, biçimsel arayışı ve tedirginliği birleştirerek yazan Faulkner, Hemingway, Fitzgerald, Elliot Paul, Kay Boyle gibi “kayıp kuşak” olarak ortaya çıkan yazarları doğurmuştur. Ancak bu yazarlardan Faulkner gibi bazıları zamanın ruhuyla bütünleşmeden yazmayı sürdürse de Fitzgerald gibi bazı yazarlar da “caz çağına en derin ve istikrarlı duygulardan biri olan nostaljik bir parıltıyla” bakmıştır. Fitzgerald bu çağın başlıca tarihçisi, baş sözcüsü ve vücut bulmuş halidir.

Fitzgerald not defterine şu satırları yazmıştır: “Şimdilerde o parıltılı günlerdeki halimize insanda korku uyandıran bir ayıplamayla bakmak moda oldu. Ama o parıltılı günlerin meziyetleri de vardı. Hayat birçok insan için çok daha büyük ve neşeliydi….Bu gözler iki bin misafirine şampanya ısmarlayan bir adam, dünyanın en iyi heykeltraşına kocaman bir merdiven siparişi veren bir kadın, sekiz yüz bin dolarlık bir çeki yırtıp atan bir insan gördü.”

Fitzgerald’ın maddi ve edebi başarı arayışı “Amerikan rüyası” dır ve atmosferi en iyi yansıttığı romanı Great Gatsby (Muhteşem Gatsby)’ dir. Roman’daki karakterler bu rüyadan bir parça alma hevesindedirler. Romandaki anlatıcı her ne kadar bu hevesi paylaşmayıp, aksine bu hevese eleştirel ve ironik baksa da romanın yazarının bu çağa karşı kafasının karışık olduğu tespitlerine katılmıyor, O’nun bu çağı keyifle yaşayan ve biyografilerden yola çıkarak yaşadığı dönemi yazan bir yazar olduğunu düşünüyorum. Yazar’ın Caz Çağı Öyküleri’nden “Jöleli Şeker”de anlatıcı Jim Powel’ın Fitzgerald’ın bilinç dili olduğu ve kurduğu cümlelerin dönemin düzenine bakış açısını yansıttığı kanaatindeyim. Öykünün bir yerinde öykü karakteri Jöleli Şeker şöyle diyor: “ Bir gün meteliksiz kalırsam eğer kuzeyde yaşayan amcamın yanına sığınırım diye düşünüyorum. Güzel bir çiftliği var ama çiftlikte çalıştıracak kadar çok zenci yaşamıyor orada.” Bu satırlarda gizlenen beyaz Amerikalıyı gördüm sanki.

Fitzgerald’ın bu döneme Caz Çağı adını vermesinin de çok isabetli olmadığını düşünüyorum. Yirmilerin ruhunu anlatmak için kullandığı metafor, Caz Müziğinin ruhuna ve tarihine aykırı bir simgeleme olmuştur. Neden dersek?

“Caz, melodi ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabasıdır.” Caz müziğinin neden ve nasıl ortaya çıktığını ve bu kadar farklı türde müziğin nasıl bir araya geldiğini anlayabilmek için Afrikalıların kölelik Amerika’sındaki yaşamlarına göz atmak gerekir.

Afrikalı köleler Amerika’ya getirildiklerinde yanlarına müzik aletlerini almalarına izin verilmemişti. Ama onlar topraklarından koparıldıklarında müzikal zevklerini ve geleneklerini yanlarına alarak Amerika’ya gelmişlerdi. Pamuk tarlalarında çalışırken söyledikleri etkileyici, doğaçlama ve vokal geleneğine sahip şarkılar yirminci yüzyıl başlarındaki Afro-Amerikan insanların duygu ve hikayelerini anlatıyordu. Amerika’ya gelen köle Afrikalıların halk müziği olan ve sadece bir müzik türü olmayıp bir yaşam biçimi olan Blues gibi Ragtime ( siyahilerin çeşitli törenlerde piyano eşliğinde söylediği eski şarkılar) da Cazın gelişimine katkıda bulunan erken müzik akımlarıdır.

Caz’ ın tarihi ve ruhu iyi okunduğunda ihtişam ve aşırılığın yaşandığı bin dokuz yüz yirmili yılları , yazarın Amerika’nın “Caz Çağı”olarak adlandırmasını isabetli bulmadığım fikrini paylaşacağınız kanaatindeyim.

Bu arada sekiz dalda Oscar'a aday gösterilen Ragtime filmi, taşralı bir New York ailesiyle adalet ve (sonlara doğru) intikam peşine düşen bir zenci piyanistin hayatlarını anlatan 1981 yapımı bir filmdir. Harry Houdini, Teddy Roosevelt ve mimar Stanford White gibi gerçek tarihsel kişiliklerle de kesişen bu filmi , öneri film olarak not düşeyim.

Caz Çağı’nın sona erdiren 1929 Büyük Buhran sonrası, yani 1930’lu yıllar , 1920’li yıllarla olan hesabını, John Steinbeck’in, California meyve bahçelerindeki bir grevin öyküsünü anlatan “Büyük Kavga” ve iflas eden ve Oklahoma’dan yola çıkarak iş bulabilmek için maceralı bir yolculuk sonrası California’ya giden köylülerin hikayesini anlatan “Gazap Üzümleri” romanlarıyla görmüştür.

Bu ekonomik felaketle hesaplaşma sinemada King Vidor’un “Günlük Rızkımız (1934)” adlı filmi ile olmuştur. Çalışarak kefaret ödeme inancı ve tarımsal öz örgütlenmenin göklere çıkarıldığı bu film genç bir çifti anlatıyor. Erkek işsiz, terk edilmiş bir çiftliğe yerleşiyor, kendileri gibi sefalet içinde yaşayanları çevrelerine toplayarak sembolik Arcadia adıyla kollektif bir tarım topluluğu kuruyorlar. Bağımsızlığı fetheden ve bir insanın etrafında toplanan bu ortaklık ilkel bir komünizm avatarı. Ancak kırsal yaşamdaki uyum, caz, alkol ve sigara tutkusuyla gelen sarışın Sally ile bozuluyor. (Bu filmde adı geçen Arcadia adlı kollektif tarım topluluğu, Kemal Varol’un romanlarındaki hayali şehir “Arkanya” ya ilham olmuş mudur acaba?)

Dönelim tekrar Caz Çağı Öyküleri’ ne. Fitzgerald öykülerinden birini Mark Twain’in bir sözünden etkilenerek yazdığını söylemiştir. “Ne yazık ki hayatın en iyi kısmı en başından gelip geçer ve en kötü kısmı hep sona kalır.” diyen Mark Twan’ in fikrine karşılık Fitzgerald ,“son derece normal bir dünyada yalnızca bir adam üzerine bir deneme yaparak” “Benjamin Button’ un Tuhaf Hikayesi” adlı öyküsüyle ,seksenli yaşlarında doğup geriye doğru yaşlanan bir adamın hayatını kurgulamıştır.

Dönem kitabı olan ve okunmayı bekleyen on bir Caz Çağı Öykü’sü sırasını beklerken,1 Mayıs, Devenin Arka Tarafı, Mutluluğun Tortuları, Porselen ve Pembe isim olarak ilk bakışta dikkatimi çeken öyküler. Bakalım hangisi favori öyküm olacak? Kabuk Öykü ya sizin öykünüz hangisi?

Yararlanılan Kaynaklar :

Caz Çağı Öyküleri/ S.Fitzgerald

Büyük Buhran -1929 Krizi / Bernard Gazier

Google / Vikipedi

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Benian Çetintaş 19 Mart 2021 Cuma 20:27

Sevgili yazarım, yazılarınızı okudukça, kitap okuma konusunda hevesim, isteğim artıyor... Bu mutluluk verici.. Bir o kadar da, "Okunacak ne çok kitap var" düşüncesi ve hepsine yetişemeyecek olmanın çaresizliğini yaşıyorum. Kitapların içerikleri üzerine yaptığınız yorumlar ve okuma isteğimi körüklediğiniz için sonsuz teşekkürler. Tavsiyelerinizi dikkate alıyorum????????

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SON KALE İZMİR
TWITTER'DA SON KALE İZMİR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Eski günlerdeki gibi bu kriz günlerinde seyyar esnafımızın mahalle aralarında zorunlu sağlık tedbirlerine uyarak hizmet etmesini ister misiniz?

Evet
Hayır
Bilmiyorum

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Son Kale İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri