folkart, orion,

Göztepe’de Ne var Ne Yok

Süper Lig’deki İzmir’in tek temsilcisi Göztepe’de iki haftadır işler iyi gitmiyor. Ligin ikinci yarısındaki sükseli başlangıç iki haftadır yerini düşüşe bıraktı. Göztepe 23. haftada Gaziantep FK karşısında evinde bir puanla yetindi. Geride kalan haftada ise Kayserispor’a deplasmanda kaybederek iki haftada 5 puandan oldu.

SON İKİ HAFTADA SADECE BİR PUAN

Önce bu iki maça değineceğim kısaca. Sarı kırmızılılar kendi stadındaki ikinci maçında hınca hınç dolu tribünler önünde, taraftarının da müthiş desteğiyle büyük bölümde baskı kuramadığı maçta golü bulsa da uzatmada yediği golle Gaziantep FK ile berabere kaldı. Serdar’ın birbirine benzer üç pozisyonda aşırtmayı düşünmemesiyle kaleciyle karşıya gol çıkmadı. Son bölümlerde ise arkaya yaslanan Göztepe kalesinde golü gördü ve şoka uğradı. İki puanın faturasını hocaya keseceğim; Palut, takımı arkaya yaslamayacak, son bölümleri kendi birinci bölgesinde kabul etmeyecekti. Bu konuda daha önce de uyarıda bulundum, Göztepe bunu arada bir yapıyor ve puan kayıpları oluyor salt bu nedenle. Umarım Palut, bu defa tek farkla önde götürülen maçların son anlarında aynı şeyi yaptırmaz oyuncularına. Şunu da duymak istemiyorum; “E, oyuncu psikolojisi, takım arkaya yaslanıyor..” Yaslatmayacaksın sen de hoca olarak!..

Kayserispor maçında ideal kadrosuyla sahaya çıkan Göztepe adeta dayak yiyerek sürklase oldu! Futbolcular bir yerden sonra adeta sakatlanmamak için oynadı! Hakem Mete Kalkavan’ın ‘döverek’ maç almaya çıkan Kayserispor’a neden o kadar müsamaha ettiğini anlayamadım! Oysa durumu kavrar kavramaz ev sahibi takım kaptanını çağırıp böyle giderse acımadan gereğini yapacağını belirtebilir, uyarıda bulunabilirdi ama bir kırmızı kart çıkarmadan maçı tamamlamayı başardı! Durumu kavrayamadı mı, kavramak istemedi mi?... Bu işin bir boyutu… Hoca ve idari sorumlu en azından ilk yarıda olmasa bile devre arasında hakemlerle en azından takım kaptanı vasıtasıyla temas kurarak ev sahibi takımın “dövmek üzerine” kurgusunu izah edebilir ve rakip takım kaptanına başlama vuruşu öncesinde “uyarı” yapılmasını isteyebilirdi.

SÜKSELİ BAŞLANGIÇ, İSTİKRARSIZLIĞA EVRİLDİ

İlhan Palut, ilk yarıdaki içeride oynanan Y. Malatyaspor maçıyla işbaşı yaptı Göztepe’de. Ertesi hafta deplasmandaki Alanyaspor galibiyeti ve içerideki FB beraberliğinden sonra kalan dört maçta bir ters bir düz yaptı. Ankara’daki iki maçta Ankaragücü’nü 3-1’le geçerken ertesi hafta Gençler’e aynı skorla kaybetti. Kötü günlerinde yakaladığı GS’yi içeride yendi fakat Sivasspor deplasmanında üç puanı bıraktı.

İkinci yarıya sükseli bir başlangıç yaparak deplasmanda Antalyaspor’u 3-0’la geçti ve yeni stadındaki ilk maçta da BJK’yı devirdi. Ardından da iki deplasmanda 4 puan aldı. Bu çıkış istikrarsızlığa evrildi, düşüş başladı evinde berabere kaldığı Gaziantep FK maçıyla. Sonra da deplasmanda zayıf rakibi lig sonuncusu Kayserispor’a yenildi.

BİR İHTİMAL DAHA VAR

Evinde oynayacağı bir maç eksiğiyle ve 34 puanla sekizinci sıradaki Göztepe, istikrarsız gidişine bir son verip bir çizgide yürümeyi becerebilirse ve eksiklerini hızla giderebilirse beşincilik yarışına hala ortak olmak için fırsatı var. Tabii bu hedef rakipleri BJK ve FB’nin performanslarıyla da ilgili.

Göztepe, 25 golle kalesinde en az gol gören dördüncü takım. Beto’nun bu istatistikteki payı çok. Buna karşılık 29 golle en çok gol atan takım sıralamasında on ikinci ve puan cetvelinde kendisinden alttaki dört takımdan dahi geride. İki kanat oyuncusu Serdar ve Halil’in ikinci yarıdaki formuyla gole daha çok yaklaşan Göz Göz’de çalışkan santrfor Jerome’un kısırlığına çare olarak alınan Kamil Wilczek de ikisi on birde dört kez süre aldı ama henüz siftahı yok. Umarım sonraki haftalarda açılır ve devreye girer, puana katkısı olur. Ancak gol kısırlığına çare bulamayan bir Göztepe’nin en iyi derecesi 7-8 olur lig sonunda.

Göztepe bu hafta evinde lider Başakşehir’le oynayacak ve işi zor. Ondan sonra da küme düşmemek için son kozlarını oynayan ve hiç şansı tutmayan Kasımpaşa ile deplasmanda oynayacak. Bu iki karşılaşmadan en az iki puan toplayamayan Göztepe’de işler tatsızlaşır. Benden söylemesi.

İLHAN PALUT’A BAZI ÖNERİLER

Palut, her maçta sahada varını yokunu ortaya koyan en az 7-8 futbolcu olmazsa 24. haftadan sonra artık maç kazanılamayacağını, puan ve puanların aslanın ağzında olduğunu bir kenara not etmeli. Takım tek farkla öndeyken son bölümlerde takımın arkaya yaslanıp oyunu birinci bölgede kabul etmesini engellemeli; oyunu üçüncü ve olamıyorsa ikinci bölgeye yığmalı. Maç sırasında oyunun akışına göre gerek taktik anlamda gerekse oyuncu değişikliği anlamında zamanında müdahalede bulunmalı. Kayserispor maçında Alpaslan örneğinde olduğu gibi maça tam iyileşmemiş ve sakatlığı nüksetme ihtimali olan isimlerle başlanmamalı. Kadro derinliği olan bir takımda buna ne gerek var? Şimdi Alpaslan’dan belki de zorlu Başakşehir maçında da yararlanılamazsa ne olacak? Banko sol stoper tank gibi ağır Titi’nin kararsızlıklarına ve riskli geri paslarına bir son vermek şart. Beto onun yüzünden kaç kez sakatlık riskiyle hareket etmek zorunda kaldı. Reis’i hazır tutup sakatlığı geçen Poko’yu da artık bir an önce hazırlamak gerekiyor. Önemli bir nokta da gol üretkenliği için santrforlara özel çalışma yaptırmak. Klasik antrenmanlar dışında mutlaka bunu yapmak gerektiği kanısındayım. Yapılıyorsa da demek ki yetersiz.

Yönetim, tesisleri, stadı, mali yapısı, tribünü, taraftarı ve camiasıyla her şeyi yerinde olan Göztepe’de bir teknik direktörden ne beklenir sorusunu kendisine daha çok soracak ve eleştirilere, önerilere kulak verecek Palut’un daha verimli olacağına inanıyorum.