Kaosun Ortasında Bir Sığınak: İzmir’in Sonbaharı
Gündelik hayatın baş döndürücü hızı içinde, çoğu zaman kendi yarattığımız bu modern kaosun mimarı oluveriyoruz. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan telaş, bitmek bilmeyen sorumluluklar, dijital dünyanın üzerimize boca ettiği kesintisiz enformasyon yığını... Tüm bu gürültünün içinde insan, nefes alabileceği, durup kendi içine bakabileceği bir boşluk arıyor. İşte kitabım Kaosun Mimarı İnsan’da da anlattığım o boşluğu anlamlandıran, zihni kendi eksenine oturtan yegane unsur sanatın ta kendisidir; özellikle de kelimelerin zamansız büyüsü ve beyazperdenin yansıttığı ortak hayaller.
Bir yazar olarak kelimelerle kurduğum bağ, bana her defasında kurgunun gerçeklikten bir kaçış değil, aksine gerçeği en çıplak ve derin haliyle kavrama çabası olduğunu hatırlatıyor. Bazen 1960'ların o hem naif hem de çalkantılı sokaklarında, bir dönemin kayıp ruhunu ararken buluruz kendimizi. O yılların Ankara'sında ya da İzmir'in deniz kokan eski mahallelerinde gezinirken, aslında dünün hikayeleri üzerinden bugünün savrulmalarını okuruz. Geçmiş, sayfalar arasında bize sadece bir nostalji sunmaz; aynı zamanda kendi içsel düzenini savunan bugünün insanına çarpıcı bir ayna tutar.
Bu edebi yolculuğu en güçlü şekilde tamamlayan diğer liman ise şüphesiz sinema ve sahne sanatlarıdır. Edebiyatın zihnimizde, tamamen bizim hayal gücümüze emanet ederek çizdiği resimleri, bu sanat dalları karanlık bir salonda kolektif bir deneyim halinde karşımıza çıkarır.
İzmir, doğası ve tarihi gereği her zaman bir ilham şehri olmuştur. Hele ki rüzgarın biraz daha serin estiği bu sonbahar günlerinde, şehir bize kaostan kaçabileceğimiz harika kültür-sanat durakları sunuyor. Eğer şu sıralar zihninizi dünyevi karmaşadan arındırmak istiyorsanız, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin (AASSM) yollarına düşebilirsiniz. 14 Ekim'e kadar sürecek olan İFOD'un "Özgürlük" temalı fotoğraf sergisi, hayata farklı kadrajlardan bakmak için eşsiz bir fırsat. Aynı mekanda, şehrin belleğinde bir yolculuğa çıkmak isteyenler için "Belgesel Mirasın İzinde: İzmir'in Nadir Eserleri" sergisi de Kasım ayının ortasına kadar ziyarete açık olacak.
Diğer yandan, kentin sanat nabzını iyice yükseltecek olan İzmir Kültür Yolu Festivali için de geri sayım başladı. 24 Ekim'de başlayacak olan festival kapsamında, İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin 25 Ekim'de Bornova Kültür ve Sanat Merkezi'nde sahneleyeceği "Sonbahar Esintileri" konseri, notaların şifa veren gücünü hissetmek isteyenler için harika bir müzikal sığınak vadediyor. Ayrıca yine aynı tarihlerde festival kapsamında sahnelenecek olan epik opera "Troya", sanatın o büyüleyici ve görkemli atmosferini solumak isteyenleri bekliyor.
Son Kale İzmir okurları olarak, gelin bu hafta o bitmek bilmeyen gürültüyü bir anlığına sessize alalım. Bizi kendi içimizdeki kaostan çekip çıkaracak, belki yarım kalmış bir sevdayı, belki unutulmuş bir insani değeri tazeleyecek bir romanın sayfalarına bırakalım kendimizi; ya da İzmir’in sonbaharında, bir konserin veya serginin iyileştirici atmosferine sığınalım. Çünkü hikayelerimiz anlatıldıkça ve biz sanata sığındıkça, insanlık var ve huzurlu olmaya devam edecek.
