İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Gündemebakış canlı yayınında gazeteciler Onur Çakır ve Hale Halime Yıldırım'ın sorularını yanıtladı. Tugay, kentte tartışmalara neden olan Basmane Çukuru ile ilgili şunları söyledi: “Ciddi bilgi eksiklikleri var. Bazı gerçeklerden kopuk şeyler söyleniyor. 30 yıldan uzun süredir devüm eden bir konu. 1990'lı yıllarda bu bölgede planlama yapılmış. Daha sonra sözleşme yapılmış. İzmir'den bir grup iş insanı ile proje yapılması ile ilgili karar verilmiş. Belediye inşaatın bir kısmını kendinde tutarak fayda öngörmüş. Kahramanlar Otoparkı da bu sözleşmeye dahil edilmiş. Yapılıp belediyeye teslim edilecek diye konuşulmuş. Bir miktar da para alınmış bu gruptan. Planlanan şekilde ilerlememiş. Şirketlerin yatırımcı olarak dahil olan insanların kamusal borçları nedeniyle TMSF'ye hak geçmiş. Bir tartışma bu alan Kültürpark'ın parçasıdır. Yeşil alan olarak kalmalıdır' tartışması. 1991 ve 95 yılında Kültürpark planları ile beraber Basmane Çukuru olarak bilinen yerin de planlaması yapılmış. O dönemde ticaret merkezi olarak planlanmış. 5 emsal inşaat hakkı verilmiş. Ta 1995 yılında yapılmış. O dönemki belediye başkanının (Yüksel Çakmur) daha sonraki itirazları tam olarak yeşil alan olması üzerine değil ama ilginç geliyor bana bazen. Kendi zamanlarında alınmış bazı kararların devamını yaşıyoruz. İmara açılması aslında 1990'lı yıllardan bu yana bilinmesi gereken bir gerçek. Yüksek emsalli bir hak da verilmiş. 2013 yılındaki planlar geçerli halen. Yapılan hiçbir değişiklik yok. Bizim de yaptığımız bir değişiklik yok. 'Ranta teslim ediliyor' gibi bir söylem var. Tabi ki yok ama sözleşmeye bağlı olarak bazı kararları alma zorunluluğu var. Burada hakkı olan insanlar var. Onları temsilen TMSF var. Sözleşmeyi iptal edelim dersek. Kahramanlar otoparkı yapım maliyeti dahil, alının paralar dahil. Çok ciddi bir mali yükü var. Devam eden hiçbir davadan feragat etmiş değiliz. TMSF ile niyet protokolü imzalama süreci var. Henüz imzalamadık ayrıca.” “KÜLTÜR MERKEZİ YA DA EK HİZMET BİNASI YAPILACAK” Başkan Tugay şöyle devam etti: Bir kısmı yeşil alan olsun diyor. 1995'ten beri buranın bir imar adası olarak planlandığı kesinleşmiş. Yeşil alan olarak belirlenmiş olsa ona göre giderdik. Belediyeye ait kısım nasıl olacak konusunda farklı görüşler var. Ya belediye hizmet binası ya kültür merkezi yapacağız oraya. 'Kültür merkezi yapmayın da satıp belediyeye para kazandırabileceğiniz daireler, dükkanlar yaptırın' diyenler var. Onlara katılmıyorum. Şehrin merkezinde olduğu için belediye hizmet alanı yapmak daha doğru. Ek belediye hizmet binası olarak talep edebiliriz. Bunun için plan değişikliği gerekir. Mecliste bekleyen tek plan değişikliği yükseklikle ilgili. Yükseklik tanımı yaptık. 84 metrelik sınır konuldu. Hilton Oteli 120 metre yüksekliğinde. Ordan 40 metre aşağıda olan yapılaşma onayımızdan geçiyor. Benim bu dönemim bitmeden bitecek bir iş bu.” KOCAOĞLU İLE GÖRÜŞMESİNİ ANLATTI Basmane Çukuru konusunda Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile bir araya geldikleri görüşmeyi anlatan Tugay, “Fikir ayrılığımız vardı diye düşünmüyorum. Aziz başkanla her zaman çok yakın oldum. Karşılıklı bir iletişim eksikliği olduğunu düşünüyorum. Bizim de hatamız vardır, tam açıklayamadık. Aziz başkanın sağladığı hakkı garantiledik. Aziz başkan diyor ki 'Burada yapılan protokollerde belediyeyi açığa düşürecek bir noktaya gitmesin.' Abi kardeş yakınlığı çerçevesinde tekrar konuştuk. Benim için sorun yok dedi. Dikkatli olun diye uyardı. Biz de dikkatli oluyoruz ve olacağız dedik” dedi.
“Bir hesap yapıyoruz. Sözleşmeler çerçevesinde belediyenin altına girebileceği mali yük, alternatif olarak bir şey gerçekleştirdiğimiz zaman ne kazanacağımız ya da ne kaybedeceğimiz. İlk sözleşmede yüzde 12'lik payla kat irtifakı oluşturulmuş. Mülkeyetin kapsamına baktığınızda yüzde 12'lik pay var. Aziz başkana teşekkür etmemiz lazım. Orada yoğun bir çaba ile beraber yüzde 12'lik payı yüzde 30'a çıkarmış. Bugün bunun tescilini sağladık. Daha önce sözleşme yapılan şirketlerle protokol bu. TMSF'nin onayladığı bir protokol değildi. Uzlaşıyla TMSF yönetim kurulundan bunu onayladı. Hukuken yüzde 30'lık hakka dönüştü. Yüzde 30'luk hakkı ne olarak kullanacağız. Belediye hizmet binası öngörülmüştü. Sözleşmede, sonraki protokollerde de öyle. Bir taraftan protokoller gereği belediye hizmet alanı olarak bir şey planlamamız lazım. Şehrin merkezinde böyle bir alanda insanlardan daire mi, iş yeri mi istemeliyiz? Yoksa herkesin kullanacağı kamusal bir alan mı istemeliyiz? Hizmet götürebilmek için bir tesis istenmesi daha etik geliyor bana. Belediye hizmet binamız yok. Konak'ta eskiden beri var olan, hepimizin hafızasında olan yerde olmalı. Sembolik değil, gerçekten, meclisin orada toplanacağı hizmet binası olsun diye savunuyoruz. Burası SİT alanı, korunma bölgesi. SİT Kurulu'nun çizdiği sınırlar çerçevesinde proje yaptık. Özgürce her şeyi planlayabildiğimiz şekilde olmalı.