CHP'li Tanal'dan "Osman Gökçek" açıklaması: Pusu kurulmuştu, yoksa babasını da yanına alıp gelse ben onu orada perişan ederdim!

13 Şubat 2026 Cuma   10:37

TBMM Genel Kurulu'nda yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yemin töreninde kavga çıktı. Tekme ve yumrukların havada uçuştuğu arbedede AK Parti Milletvekili Osman Gökçek, CHP Milletvekili Mahmut Tanal'a vurdu, Tanal'ın yüzü kanlar içinde kaldı. 

Yaşanan arbedeye ilişkin Sözcü'den Saygı Öztürk'e konuşan CHP'li Tanal,"CHP’liler oraya varmadan AKP’liler kürsüyü işgal etti. Yani orada itiş- kakışla kim kürsüye hâkim olacak, işgal edecek mücadelesi başladı. AKP’liler önce orayı işgal ettiğinde, CHP’liler de oraya girmenin telaşındaydı. Ben de orada oturumu yöneten Bekir Bozdağ’a gittim. Bekir Bey, böyle bir kavga ortamında sizin yapmanız gereken Meclisi kapatmanız olmalı, bu krizi yönetemezsiniz dedim. Olay büyümeden kapatın, ara verin diye ısrarla söyledim. İşte tam o arada Osman Gökçek’in darbesini, pusu kurulduğundan dolayı ben yedim. Yoksa Osman’ın kendisi yalnız değil, babasını da yanına alıp gelse ben onu orada perişan ederdim." diye konuştu.

“Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği savunmak, otoriter rejime karşı gelmenin bedelini kimisi cezaevinde, kimisi mallarına el konularak ödüyor. Ben de böyle ödüyorum. Hiçbirimiz bedel ödemeden bugüne gelmedik. Nereye kadar katlanılır, bu da ayrı bir sorun” diye konuşan Tanal, Meclis'te Osman Gökçek'in yumruğuyla burnunun kanadığı olayla ilgili şunları söyledi:

“TBMM’de ortaya çıkan manzaradan hiç kimse memnun değil. Ben de değilim. Bunu böyle kabul etmek lazım. Ayrıca TBMM kavganın değil, müzakerenin, tartışmanın olması gereken bir yerdir. Maalesef bu alanı AKP müzakere alanı olmaktan çıkartıp dayatma alanına getirdi. Yani otoriter bir rejim, ben istediğimi yaparım şeklinde. Tabii böyle olunca Türkiye’de cumhuriyetimiz, demokrasimiz, partimiz büyük bir saldırı altında. Son olayda bardağı iyice taşırdı.

Geçmişte Ulaştırma, Adalet ve İçişleri bakanları seçim döneminde bağımsız olurdu. Ama şimdi gördüğümüz kadarıyla en silahşör, en partizanca davranan kişilere bakanlık yaptırılıyor. Bunun başında, Başsavcının Adalet Bakanlığı’na atanması geliyor. Meclis kürsüsü önünde önceki gün yaşanan ilk eylem olmadığı gibi son eylem de değil. Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kadar Meclis kürsüsünde barışçıl, demokratik, silahsız eylem hep ola gelmiştir, yapılmıştır. Bunlara eskiden tahammül edilirdi. Ama şimdi tahammül edecek bir pozisyonu iktidar kabul etmiyor.

Çarşamba günü Grup Başkanvekilimiz Murat Emir, yeminle ilgili olarak konuşup, istifa etmeden yapılan atamanın Anayasaya aykırı olduğunu belirtip, bunun geri çekilmesini öneriyordu. Kürsüye doğru giderken AKP grubu kürsüyü komple bir hilal şeklinde kapattı. CHP’liler oraya varmadan AKP’liler kürsüyü işgal etti. Yani orada itiş- kakışla kim kürsüye hâkim olacak, işgal edecek mücadelesi başladı. AKP’liler önce orayı işgal ettiğinde, CHP’liler de oraya girmenin telaşındaydı.

Ben de orada oturumu yöneten Bekir Bozdağ’a gittim. Bekir Bey, böyle bir kavga ortamında sizin yapmanız gereken Meclisi kapatmanız olmalı, bu krizi yönetemezsiniz dedim. Olay büyümeden kapatın, ara verin diye ısrarla söyledim. İşte tam o arada Osman Gökçek’in darbesini, pusu kurulduğundan dolayı ben yedim.

Yoksa Osman’ın kendisi yalnız değil, babasını da yanına alıp gelse ben onu orada perişan ederdim. Gökçek geçmişte kürsüden konuşma yaparken, ‘Ulan gırtlağına kadar haram lokma yemişsiniz. Sizin boğazından hiç helal lokma geçmemiş ki’ dedim. İşte bana yapılan bu saldırı da o yüzden planlı, organize bir olay.

İlk saldırıyı bana yapana kadar ben Osman’ı orada görmemiştim. Ben orada Bekir Bozdağ’a ara vermesini, Meclisi tatil etmesini söylüyordum. Osman ondan sonra kaçıp gitmiş. İnanın o arada ne zaman geldi ben görmedim. Ben kavga da etmiyordum, Bozdağ’a söz yetiştirmeye çalışıyordum. Eğer ara verilmiş olsaydı bu olayın önüne geçilmiş olurdu.

Burada biz Türkiye Cumhuriyeti demokrasisini de Atatürk Cumhuriyeti’ni de müdafaa ve muhafaza etmek zorundayız. Bunun için fedakârca bugüne kadar çalıştım ve bu çalışmayı devam ettireceğim."

Osman Gökçek’le barışıp barışmayacağı sorusuna ise Tanal, “Benim onlarla işim olmaz. Siyasette küslük olmayacağı söylenir. Ama konuşacağınız insanın da kalibrenize uygun olması lazım. Kendi kalibremizden daha aşağı birisiyle konuşmam” yanıtını verdi. 



Sayfa Adresi: http://www.sonkaleizmir.com/haber/CHP-li-Tanal-dan-Osman-Gokcek-aciklamasi-Pusu-kurulmustu-yoksa-babasini-da-yanina-alip-gelse-ben-onu-orada-perisan-ederdim/185005