Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi'nde yaşanan kirlilik için harekete geçti. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla, İZSU ve İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliği ile "Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha" çalıştayı düzenlendi, körfezin sorunları ve çözümü ele alındı. Çalıştayda İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Levent Yıldır, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan konuşmacı olarak yer alırken bilim ve akademi insanları çalıştaya katkı sağladı. GÜLER: "DAHA SAĞLIKLI KÖRFEZE ULAŞMAK İÇİN.." ERDOĞAN: “TEMİZLİK FAALİYETLERİNİ SÜRDÜRÜYORUZ”
YILDIR: “SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇERÇEVEDE ELE ALMAK ZORUNDAYIZ”
Sorunların sürdürülebilir bir düzlemde ele alınması gerektiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Zafer Levent Yıldır, “Yerel güçlerle kurduğumuz ilişki oldukça sınırlı kaldı ve çoğunlukla yalnızca bilgiye dayalı bir düzeyde ilerledi. Bugüne kadar bu ilişki biçimi büyük ölçüde değişmeden devam etti. Genel olarak, tarih boyunca kendi imkanlarımızdan ve ayrıcalıklarımızdan sonuna kadar yararlanmayı bilen; ancak iş sorumluluk, özveri ve yükümlülük gerektirdiğinde geri durabilen bir yaklaşım sergiledik. Bu durum, toplum olarak geliştirdiğimiz bir davranış biçimi haline geldi. Fakat bugün geldiğimiz noktada artık bunun farkına varmaya başladığımızı söyleyebiliriz. Bu farkındalıkla birlikte, dünyaya ve çevremize daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşma ihtiyacı doğdu. Özellikle doğayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden tanımlamak, daha dengeli ve sürdürülebilir bir çerçevede ele almak zorundayız. Katılım, şeffaflık ve son dönemde giderek daha fazla önem kazanan sürdürülebilirlik kavramları bu sürecin temel unsurları olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
“BU SÜREÇ EMEK, DİKKAT VE KARARLILIK GEREKTİRİYOR”
Yaşamda öngörülemeyen süreçlerin de olduğunun altını çizen Yıldır, “Bu süreçler, adeta kendiliğinden oluşan bir sistem gibi, sürekli yeni durumlar üretmeye devam ediyor. Bu da bize şunu açıkça gösteriyor: Bugün doğru olduğunu düşündüğümüz bir çözüm ya da göz ardı ettiğimiz küçük bir ayrıntı, gelecekte çok daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkabilir. Dolayısıyla her şeyi önceden tahmin etmek mümkün olmasa da nasıl bir bilimsel yaklaşım içinde hareket etmemiz gerektiğini iyi belirlemeliyiz. Hangi konuları önceliklendireceğimiz, hangi unsurları bir araya getireceğimiz ve bu doğrultuda nasıl sonuçlar elde edeceğimiz büyük önem taşıyor. Çünkü gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz ve bu süreç ciddi bir emek, dikkat ve kararlılık gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
“DAHA ÖZENLİ YAKLAŞIM BENİMSEMELİYİZ”
“Elbette öneriler geliştirmek kaçınılmazdır. Ancak unutmamak gerekir ki bugün çözüm olarak gördüğümüz bir yaklaşım, yarın çok daha büyük bir sorunun kaynağı haline gelebilir” mesajı da veren Yıldır, “Bu durum, özellikle tarım alanında sıkça verilen örneklerle daha net anlaşılmaktadır. Örneğin, bir zararlıya ya da hastalığa karşı kullanılan ilaçlar zamanla daha dirençli türlerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bu da bir sonraki aşamada daha güçlü kimyasalların kullanılmasını zorunlu kılar. Sonuçta ise tükenmiş, yıpranmış ve sürdürülebilirliğini kaybetmiş bir üretim sistemiyle karşı karşıya kalırız. Yani bir sorunu çözmeye çalışırken, aslında daha büyük ve kalıcı sorunlar üretmiş oluruz. Bu durum aynı zamanda önemli bir eleştiri olarak da değerlendirilebilir. Çünkü çoğu zaman kısa vadeli kazanımlar uğruna uzun vadeli zararları göz ardı edebiliyoruz. Daha fazla fayda elde etme çabasıyla hareket ederken, farkında olmadan zararın en derin noktasına ulaşabiliyoruz. Bu nedenle artık hiçbir konuyu tek boyutlu ele almamamız gerektiğini çok daha net bir şekilde anlıyoruz. Her meseleyi çok katmanlı, çok boyutlu ve bütüncül bir yapı içinde değerlendirmek zorundayız. Mümkün olduğunca hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmeden, daha dikkatli ve özenli bir yaklaşım benimsemeliyiz” diye konuştu.
İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, “Tüm bu çalışmaların temel amacı, Körfez'in kendi kendini yenileme kapasitesini güçlendirmektir. Geçen yıl daha önceki yıla göre daha iyi bir körfez izlediğimizi düşünüyorum. Bütün çabalar, bütün bu çabaların hem akademik ortamlarda hem de çeşitli kurumlarla yapılan çalışmalarla birlikte özellikle Büyükşehir Belediyesi'nin öncülüğünde geçen yıla göre biraz daha sağlıklı körfeze ulaşmak için yapılmış çabalardır” dedi.
"KÖRFEZ İZMİR'İN GELECEĞİDİR"
“İzmir Körfezi yalnızca bir körfez değildir. Körfez İzmir'in hafızasıdır, kimliğidir ve geleceğidir” sözleriyle devam eden Güler, “Bu nedenle Körfez'in korunması yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda kent yaşamının, ekonominin ve kültürel mirasın korunması anlamına gelmektedir. Bugün burada bir araya gelmemizin en önemli nedeni budur. Bu bir süreçtir. Bu süreç sadece yerel yönetimlerin sorumluluğunda değerlendirilemez. Merkezi yönetimin sorumluluğu çok büyüktür. Türkiye'de tüm körfezler benzer sorunları yaşamaktadır. Bunun sonucu da merkezi yönetimin uyguladığı politikalardır. İzmir Körfezi, deniz alanı devletin tasarrufu ve yönetimi altında olan bir kamu arazisidir. Körfez alanı dışında yapılacağımız her bir çalışma veya her bir alan düzenlenmesi bakanlıklardan alınan izin doğrultusunda yapılabilmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi körfez sorununun çözümü için çalışmaları sürdürmekte ve tüm bu sorunları çözmek gayretinde tüm Türkiye'de bu sorunu yaşayan körfezlerde yerel yönetimlerin yanında olacak şekilde üniversitelerle birlikte ortak çalışma yürütme çabası içindedir” ifadelerini kullandı.
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, Körfezdeki tablonun 2024 ve 2025 yıllarında tarihin en büyük sıcaklık değerlerinin kaydedilmesiyle beraber ağırlaştığını belirtti.
Körfezde yaşanan sorunlarla ilgili İZSU'nun dört temel görevi olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
“İzmir Körfezi'ne gelen 34 tane dere var. Bunun da yaklaşık 55 tane yan kolu var. Bu derelerin tamamında bir temizlik faaliyeti sürdürüyoruz. Bu dereler bütün kentsel kirliliği körfeze taşıyan dereler. Buralarda yoğun bir temizlik faaliyeti sürdürüyoruz. Bu derelerin tamamında yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkartıyoruz. Yakın zamanda 1-2 hafta sonra da Meles deresinin orada bununla ilgili bir çalışmanın başladığını göreceksiniz.”
“ÇEVRE İZİN BELGESİNİ GERİ ALDIK”
En büyük sorumluluklardan birinin atık su arıtma tesisi olduğunu belirten Erdoğan, Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nin İzmir için önemine değindi. Şehir merkezindeki kirli suyun yüzde 96’sının bu tesiste arıtıldığını belirten Erdoğan, “Birinci sorumluluğumuz atık su arıtma tesisleri. Biz göreve geldikten sonra İzmir'de üç tane büyük arıtma tesisi yaptık. Bunlar İzmir'in en büyük üç arıtma tesisiydi. Birincisi Çiğli Arıtma Tesisi, ikincisi Torbalı Arıtma Tesisi, üçüncü büyük tesis de Yazıbaşı Ayancıklar Arıtma Tesisi'ydi. Bu üç tesisin açılışını gerçekleştirdik. Bu üç tesisi açarak İzmir’in arıtma kapasitesini yüzde otuz oranında artırmış olduk. Ama burada Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'ne özel bir parantez açmak gerekiyor. Çünkü metropol alanının yüzde 96’sı Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'ne gidiyor. Neredeyse tamamı. Burada yaptığımız çalışmalar sayesinde 2019 yılında bizden alınan Çevre İzin Belgesi’ni geçen hafta itibariyle geri almış olduk. Bunun anlamı şu: Çevre İzin Belgesi o tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık olarak kontrol edildiğini gösteriyor. Bakanlık tarafından tescil edilen bir belge. Bunun yanında yüzde 50’ye kadar da enerji teşviği alınmasını sağlayan bir belge. Bunu geçen hafta itibariyle tüm çalışmalar tamamlandı. Uzunca bir süreçten sonra, yaklaşık yedi yıl sonra 2019'da geriye almış olduk belgeyi” ifadelerini kullandı.
“640 KİLOMETRE YAĞMUR SUYU HATTI”
İZSU’nun yağmur suyu hattı konusunda şehirde yoğun bir çalışma sürdürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Şu anda yaklaşık 640 kilometre yağmur suyu hattımız var kent merkezi alanında. Bunun yaklaşık şu an 140 kilometresi yeni hat. Ya inşa aşamasında ya tamamlanmak üzere ya da yeni çalışması başlamış durumda. Şu an içinde bulunduğumuz alanın çevresinde iki tane büyük proje sürüyor. Hemen stadın oraya doğru gittiğinizde işte Lot 2 ve Lot 1 çalışmamız. Meles Deresi'ne doğru Karantina’da Lot 3 çalışmamız. Tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışma şu an şehir merkezinde yapılıyor. Kurumumuzun bu alanda yükümlülüklerini büyük oranda yerine getirdiğini düşünüyorum. Körfez taramada iki aydır ihalemiz sürüyor. Körfez’den yaklaşık 1,2 milyon ton kadar malzeme çıkardık” diye konuştu.