Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde hayata geçirilen, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 5 ülke, 19 şehir ve 85 katılımcı ile gerçekleşecek fuar kapsamlı etkinlik programı ile sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Sektördeki yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin paylaşılacağı fuara; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP CEO Tarım ve Orman Politikaları Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, iş dünyası ve sektör temsilcileri katıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzBB ailesi olarak İZFAŞ ile birlikte bu fuarı hayata geçirmekten onur duyduklarını belirterek, “İşin duygusunu daha çok ifade etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Yurt dışında bir toplantıda İzmir’i anlatmaya çalışıyordum. Dedim ki dünyanın en güzel zeytinyağının bizim bölgemizde üretildiğini iddia ediyorum. İspat etmeye hazırım, dedim. Akdeniz, Anadolu, yarımada sadece bugünkü şekliyle değil, tarihsel olarak da ana topraktır. Yerleşik düzene geçilirken tarım yapılmaya başlanan toprakların bugünkü mirasçılarıyız. İçinde bulunduğumuz dönemde hakkını vererek emeği ürüne dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor. Bugün 85 firmayı, 19 şehri, 5 ülkeyi bir araya getirerek görevimizi yapmanın onurunu yaşıyoruz. İki yıl öncesine göre yüzde 50 artan katılım var. Bu yolda emin adımlarla ilerlemek onurdur. Üreticiyi, sanayiciyi, kooperatifçiyi, ihracatçıları bir araya getiriyoruz. Çok paydaşlı bir fuar. Tarım artık tek başına değil, çok fazla şeyi kapsıyor” açıklamalarında bulundu. Türkiye’nin zeytin üretiminde güçlü bir konumda olduğunun altını çizen Tugay, “Birçok aile geçimini zeytinden, zeytincilikten sağlıyor. Zeytin ihracatında ilk üçteyiz. Zeytinyağında ilk beşteyiz. İzmir bu sorumluluğun altından kalmak için çok çalışan bir şehirdir. Bağcılık ve şarap üretiminde de büyüyen bir üretime sahibiz. Bu başarılar tesadüf değil. İzmir bir liman kentidir. Önemli bir tarım havzasının dışa açılan penceresi konumundadır. Üretimiyle ve ticaretiyle İzmir her zaman zirveye oturmuş bir kenttir. Bu dönemde pek çok farklı sektörden insanımızı bir araya getirerek yönetimimizi sürdürüyoruz. Katılımcı yönetim sözde kalmamalı. En verimli hâle getirerek her kesimin görüşünü aldığımız ortamlar oluşturup geleceğe yönelik yol haritaları hazırlamalıyız diye düşünüyoruz” dedi. Fuarda yer alan genç katılımcılara da bir mesaj gönderen Tugay, “Türkiye’nin içerisinde bulunduğu sıkıntılardan çıkmasının tek bir yolu var. Bu ülke size ait. Geleceğin Türkiye’sini, İzmir’ini kuracaksak bunlar önce sizin bu ülkeye ve kendinize inanmanızla, üretime verdiğiniz değerle, kaliteyi daha iyi yakalamak adına yapacağınız çalışmalarla olacak. Geride durmak değil, bir adım ileriye atmak lazım. Özel sektörü, kamuyu, akademisyenleri bir araya getirip çalıştırma fikri doğru bir fikirdir. Bunun bir parçası olmanızı diliyorum. İzmir’de bir zeytin konseyi var, ilgi duyan, katılmak isteyen herkese açık. Daha fazla üretimi nasıl yapabiliriz diye konuşuyoruz. Nasıl iş birlikleri yapılabilir? Ürettiğimiz ürünün markalaşmasını sağlamak bizim görevimiz. Ürettiğimiz ürünü başka ülkelere markasız ihraç ediyoruz. Onlar markalandırıp kendi ürünleri olarak satıyorlar. Türkiye’nin üreticisi markalaşmayı başaramazsa insanımız emeğinin karşılığını alamaz. Son cümlem şudur: Türkiye’de sıkıntılar varsa, iyileşmeye ihtiyacımız varsa, bu ülkenin evlatları şunu unutmasınlar: Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak” ifadelerini kullandı. CHP CEO Tarım Politikaları Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, markalaşmanın önemine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin dünyada var olan çam balının yüzde 92’sini üretmesine rağmen bu alanda markalaşılmadığını belirterek, “Zeytinimiz var yurt dışında tanınan bir markamız yok. Baktığımız zaman hamallık yapıyoruz. Çok çalışıyoruz. Bizim peynirimizden daga kaliteli bir peyniri bütün dünyaya tanıttı. NIKE ya da Adidas, dünyanın en kaliteli malzemesini kullanıyoruz demiyorlar. Sadece “Yapabilirsiniz!” diyor. Biz bu zenginliklerin üzerinde otururken kendimizi markalaştıramamışız. Standartın olmadığı bir yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Antalya kumsallarını çok iyi pazarladık. Baktığınız zaman turizm rakamlarımız artıyor. Bizim türk mutfağını tam dünya ile tanıştırmamız lazım. Dünyada genel gıda eğilimine baktığımız zaman en ön mutfakların başında geliyor ve biz bunu başaramıyoruz. Sadece döner, kebapla tanıtıyoruz. Bu bir vizyonsuzluktur” diye konuştu.
“TARIM ARTIK TEK BAŞINA DEĞİL”
“İZMİR HER ZAMAN ZİRVEYE OTURMUŞ KENTTİR”
“TÜRKİYE KENDİ ÇOCUKLARIYLA ŞİFA BULACAK”
“BU BİR VİZYONSUZLUKTUR”