Tugay, “Hangi yüzle gideceksiniz ve o koltuklarda kendi hakkınızmış gibi oturacaksınız? Bunu, bunu kendinize nasıl, nasıl, nasıl sindireceksiniz? Bunu içinize nasıl sindireceksiniz? Biz, ben bu partinin evlatlarından biriyim. Utanmadan o binalarda nasıl duracaksınız? Utanmadan ben burada bir yöneticiyim nasıl diyeceksiniz? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Kiminle iş birliği yapıyorsunuz? Tarihin, tarihin en büyük ihanetlerinden birini yaşıyor bu millet” dedi. Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in başkanlığının belirlendiği CHP’nin 38. Olağanüstü Kurultay’ı için verilen ‘mutlak butlan’ kararının ardından CHP İzmir İl Başkanlığı önünde düzenlenen eylemde önemli açıklamalarda bulundu. Eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Kılıçdaroğlu’nu destekleyen partililere seslenen Tugay, “Onların uyuduğu saatlerde biz gecelerin geç saatlerine kadar, onların uyanmadığı sabahlarda sabahın köründe inanarak alanlara, halka gitmiştik ve onlar için oy istemiştik, oy. Onları biz yoldaş sanmıştık. Onları biz gerçek sanmıştık. Koca bir yalanmışsınız! Koca bir enkaza dönmüşsünüz!” dedi. “BAKTILAR Kİ MİLLET UYANIYOR” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, burada yaptığı açıklamalarda CHP’nin bugün yaşadığı hukuksuzluğun geçmişte de başka siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına yapıldığını belirtti. Tugay, “Bugün de bu işkencenin farklı bir boyutunu yaşıyoruz” dedi. CHP’nin toplumsal muhalif olan her kesimiyl uzlaşabilecek bir yapıya dönüştüğünü belirten Tugay, “Sağcısıyla da solcusuyla da anlaşabilecek, onları uzlaştırabilecek bir siyasi harekete döndü. Birileri de baktı ki bu işin sonu iyiye gitmiyor. Bu iş böyle algı çalışmalarıyla, satın alınmış medyalarda, sosyal medyadaki trol ordularıyla, onların o algı operasyonlarıyla hallolmayacak. Baktılar ki millet uyanıyor. Baktılar ki gençler, yeni nesil yeni bir siyaset istiyor. Böyle eften püften sebeplerle birbirine düşen, birbirini köşelerde boğmak isteyen insanlar olmak istemiyorlar. Korktular bunlardan, korktular” ifadelerini kullandı. ‘EN FAŞİST REJİMLERDE BİLE BUNU BULAMAZSINIZ’ Kurultay davasının kurultaydan 14 ay sonra açıldığını belirterek davanın geçmişine dair açıklamalarda bulunan Tugay, “O güne kadar o kurultayın sonucunu bütün resmi makamlar onayladı. İlçe seçim kurulları, il seçim kurulları, Yüksek Seçim Kurulu hepsi onayladı. O günlerde gıkını çıkarmadı kimse. Sonra birdenbire birileri çıktı ‘bu kurultayda şöyle usulsüzlük var, yok bilmem ne var’ diye konuşmaya başladı. Dedik ki, ‘Kardeşim, bir yerde bir yanlış vardıysa, siz onu gördüyseniz, o kurultay olduğunun ertesi günü, bir hafta sonrasında, 15 gün sonrasında, bir ay sonrasında deseydiniz, zaten herkes her türlü incelemeyi yapardı ve gerçekten bir şey varsa hemen de ortaya çıkardı.’ Bir şaibe yarattınız, bir hikaye yarattınız. Olmayan bir şeyi işte sahip olduğunuz o medyayla, sosyal medyayla falan sürekli işleyerek insanlara gerçekmiş gibi anlatmaya başladınız. Dedik ki, ‘Yuh yani, bu kadar da olmaz. Bu kadar da olmaz.’ Bu millete bu kadar akılsız muamelesi yapılmaz, bu milletin aklıyla alay edilmez. Bu kadarını yapacaklarına inanın düşünemedik. İnanamadık yani bunun olabileceğine. Bırakın Türkiye'yi, yeryüzü tarihinde böyle bir olayın örneğini bulamazsınız. Dünyada bulamazsınız. Hatta iddia ediyorum, en faşist rejimlere gidin, onlarda bile böyle bir saçmalık bulamazsınız” diye konuştu. ‘UTANMADAN O BİNALARDA NASIL DURACAKSINIZ?’ “Hepimizin en çok kahrolduğu şeylerden birisi şudur: Siyaseti kendi çıkarı için yapan, altındaki koltuk gitti diye, sahip olduğu imtiyaz gitti diye onun derdine düşen; dilinde demokrat, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar…” diyerek sözlerini sürdürene Tugay, “Onların uyuduğu saatlerde biz gecelerin geç saatlerine kadar, onların uyanmadığı sabahlarda sabahın köründe inanarak alanlara, halka gitmiştik ve onlar için oy istemiştik, oy. Onları biz yoldaş sanmıştık. Onları biz gerçek sanmıştık. Koca bir yalanmışsınız! Koca bir enkaza dönmüşsünüz! Bu milletin, bu milletin yüreğinde öylesine acı bir yara yarattınız ki... Çünkü milyonlarca insan gittiler ve size o sandıklarda oy verdiler. Bunlarla iş birliği yapın diye mi verdiler oyu size? Bu partiyi bu hale düşürün diye mi oy verdiler size? Hangi vicdanla kabul ediyorsunuz bunu? Hangi yüzle gideceksiniz ve o koltuklarda kendi hakkınızmış gibi oturacaksınız? Bunu, bunu kendinize nasıl, nasıl, nasıl sindireceksiniz? Bunu içinize nasıl sindireceksiniz? Biz, ben bu partinin evlatlarından biriyim. Utanmadan o binalarda nasıl duracaksınız? Utanmadan ben burada bir yöneticiyim nasıl diyeceksiniz? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Kiminle iş birliği yapıyorsunuz? Tarihin, tarihin en büyük ihanetlerinden birini yaşıyor bu millet. Tarihin en büyük ihanetlerinden, hıyanetlerinden birini yaşıyor bu millet. Ve kılıktan kılığa girmiş, bizleri kendine inandırmış o insanlar yaşatıyorlar bize bunu. Bak, hepimiz Allah'ın kuluyuz. Denir ki öldüğünüz zaman hakkınızı helal edin birbirinize, insansınız hepiniz. Ben çok az insana bu kadar büyük haksızlık yapıyor gözüyle baktım. Yemin ederim, bulunduğum bölgede, siyaseten sorumlu olduğum alanda ayağımı basmadığım toprak parçası yoktur. Konuşmadığımız insan yoktur. Adeta yalvar yakar olduk yeni tonları ikna etmek için. Bize yalan söylemişsiniz. Bu haksızlığı bize yaptınız ya... Son nefesimi verdiğim ana kadar sizlere bir gram hakkımı helal etmiyorum! Size ve iş birlikçilerinize hakkımı helal etmiyorum. Bu milletin de hakkını helal edeceğini düşünmüyorum. Utanmazca yapıyorsunuz bunu. Hepimizi, hepimizi küçük görerek yapıyorsunuz bunu. İş birliği yaptığınız insanların kötülüklerini normalleştirerek yapıyorsunuz bunu. Bunu hak etmiyor bu millet, bu ülkenin evlatları bunu hak etmiyor. Sizler Cumhuriyet Halk Partisi'nin gidip Genel Merkez binasını elinden zorla alabilirsiniz. Gelip bu il binalarına çökebilirsiniz. Ama bizim gücümüz bu binalardan gelmiyor ki! Bizim gücümüz içimizdeki inançtan geliyor. Haklılığımızdan geliyor” açıklamalarında bulundu. ‘MÜCADELEYİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ’ Tugay açıklamalarını şu ifadelerle noktaladı: “Yarından sonra çoluğuyla çocuğuyla, yaşlısıyla, hastasıyla, emeklisiyle, çiftçisiyle, öğrencisiyle bu ülkenin her bir insanı mutlu olsun, hakkını alsın. Bu ülkede öyle bir düzen olsun ki, kimse bir liralara boyun uzatmasın. Yolsuzluk bitsin, hırsızlık bitsin, mafya bitsin, uyuşturucu bitsin. Bu ülkede kötü emelleri olan, elini kolunu her şeyle, ülkenin içerisine sokmuş olan o elleri kolları hep beraber kıralım diyenler, sol yumruğunu da, sağ yumruğunu da havaya kaldırsın! Bir araya gelsin ve bu kötü düzeni bitirsin! Biz buradayız. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar götürmeye devam edeceğiz. Bu ülkenin evlatları yapacak bunu. Bu ülke, kendi evlatlarıyla, kendi insanlarıyla iyileşecek. Buna inanın lütfen! Kaldırın her iki yumruğunuzu da ve hep beraber yemin edelim! Yenileceksiniz kötülük! Yenileceksiniz ihanet! Yenileceksiniz alçaklık! Göreceksiniz bunu.”
.jpg)

