Urla Bağ Bozumu Şenlikleri başladı… Başkan Balkan: Toprak bir kentin hafızasıdır

Urla'da 2 bin 600 yıllık bağcılık geleneğini yaşatan Geleneksel Bağ Bozumu Şenlikleri başladı.

  • | Son Kale İzmir

Açılışta konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla’da 1 metrekare tarım alanının bile imara açılmayacağını belirterek, “Tarım arazileri bizim için yalnızca üzerinde ürün yetişen bir alan değildir. O toprak alanlar bir ailenin geçimidir, bir üreticinin emeğidir, bir kentin hafızasıdır” dedi

Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- 2 bin 600 yıllık bağcılık geleneğini yaşatmaya devam eden Urla Bağ Bozumu Şenlikleri, bu sene 14-15 Ağustos’ta misafirlerini ağırlıyor. Üzüme ve incire balın, zeytine yağın düştüğü gün olarak kabul edilen Geleneksel Bağbozumu Şenlikleri çiftçilerin oluşturduğu kortej ile başladı. Açılış töreni Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ev sahipliğinde; YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan, meclis üyeleri, STK’lar ve Urlalıların katılımı ile gerçekleşti. Törenin ardından ürün yarışmasında yarışan üreticilere ödülleri tekdim edildi. 

“URLA’NIN KİMLİĞİNE YERLEŞTİ”

“Bugün bir hasadı daha kutlamak için buluştuk. Ama en önemlisi bir yılın emeğine tanıklık etmek için buradayız. Çünkü bağ bozumu üzümün asmadan ayrıldığı gün değildir. Güneşin, suyun, toprağın ve insan emeğinin bir yıl boyunca karşılığının alındığı bir zamandır. Başka bir deyişle, bir yıl boyunca verilen emeğin, alın teriyle sulanan toprağın bizlere meyvesini verdiği gündür” sözleriyle konuşmasına başlayan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, “Urla'da bağ bozumunun anlamı bundan çok daha büyük. Çünkü bu topraklarda üretimin hikayesi Ziraat Odası Başkanımızın da belirttiği gibi antik çağlardan bugüne devam etmektedir. Klazomenai'den bugüne uzanan kadim üretim kültürünün üzüm yalnızca bir tek ürünüdür. Uzak coğrafyalara taşındı, ticareti büyüttü, insanların geçimine katkı sundu. Tarımın ve günlük hayatın içinde en büyük bir katkısı oldu. Zamanla Urla'nın kültürüne ve kimliğine yerleşti. Bugün bize düşen ise sadece geçmişe bakıp gururlanmakla yetinmemek, bu hikayeyi devam ettirmek için sahip olduğumuz değerleri koruyarak geliştirmektir. Geçmiş bize emanet, gelecek ise bizim sorumluluğumuzdadır. Bu yüzden tarım alanlarımızı korumayı, üreticimizi desteklemeyi ve Urla'da üretimin devam etmesi için elimizden geldiğince çalışmaya devam ediyoruz. Bu kürsüden ilk gün konuştuğumuz gibi yine bugün tekrarlamak istiyorum: Görevde bulunduğumuz süre boyunca 1 metrekare bile tarım alanını imara açmayacağımıza tekrar siz değerli hemşehrilerimizin önünde söz veriyorum. Çünkü tarım arazileri bizim için yalnızca üzerinde ürün yetişen bir alan değildir. O toprak alanlar bir ailenin geçimidir, bir üreticinin emeğidir, bir kentin hafızasıdır. Ve kaybedildiğinde yerine yenisini koymak hiç de kolay değildir. Biz bu anlayışla üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. 

“ÜRETİCİNİN ALTIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALMALARINI DİLİYORUM”

Göreve geldikleri günden bügüne kadar 15 bin zeytin ağacının üretici ile buluşturulduğunu belirten Balkan, “Bu yıl da 15 bin zeytin fidanını da üreticilerimize tekrar dağıtacağız. Sebze fidesinden tohuma, gübreden hayvancılığa üretimin farklı alanlarında farklı desteklerde bulunarak üreticimize destek olmaya çalışıyoruz. Bunlar üretimin devam etmesi için attığımız somut adımlardır. Bizim için tarımı desteklemek yarın da bu alanlarda tarım yapılabilmesini sağlamaktır. Gençlerimizin toprağından kopmamasıdır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesidir. Tarım alanlarımızın korunmasıdır.
Bugün bağ bozumunda bir kez daha görüyoruz ki toprak acele etmiyor. Her şeyin bir zamanı olduğunu çok iyi biliyor. Atılan bir tohum bir yıl boyunca bekliyor, güneşle büyüyor, alın teriyle sulanıyor, emeğe karşılık veriyor. Sonra zamanı geldiğinde de bütün bir yılın hikayesini bize sunuyor.
Toprak bize şunu öğretti: Hiçbir şey hiçbir zaman aceleye gelmez. İyi olan emek ister, sabır ister, zaman ister. Biz de Urla'nın geleceğini böyle güçlendireceğiz. Köklerimizi koruyarak, üreticimizi güçlendirerek, toprağımızı koruyarak buna devam edeceğiz. Çünkü bu hikaye yarının çocuklarına bırakacağımız Urla'nın hikayesidir. Kıymetli üreticilerimiz, sevgili Urlalılar; bir kez daha toprağın emeğe, emeğin berekete dönüştüğü bu güzel dönemde Bağ Bozumu Şenliğimizi hep birlikte karşılamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bağ Bozumu Şenliğimiz bereketli olsun, üreticimizin emeği değerini bulsun, toprağımız korunsun, üretimimiz büyüsün, Urla'nın hikayesi nesilden nesile devam etsin. Bu duygular ve düşüncelerle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Urla Bağ Bozumu Şenliğimizin hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Üreticilerimize de alın terinin karşılıklarını almalarını diliyorum”
diye konuştu. 

“BAĞLARIMIZ YAŞAYAN MİRASTIR” 

Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan açılış konuşmasında, “Bugün yalnızca hasadı kutlamak için değil, Urla’nın üretim kültürünü ve büyük mirasını yaşatmak için bir aradayız. Bağ bozumu, bir sene boyunca verilen emeğin karşılığını almaktır. Urla’nın en büyük zenginliklerinden biri toprağıdır. Bu topraklar, üreticiye geniş bir ürün çeşitliliği sunar. Bugün bu bereketli toprağın en eski ve en kıymetli hikâyesini konuşuyoruz: Üzüm ve bağcılığı. Bu hikâye binlerce yıl öncesine uzanır. Üzüm, Urla’nın kültüründe ve sofrasında önemli bir yere sahip olmuştur. Urla’da tarım yalnızca geçim kaynağı değil, bu toprakların kimliğidir. Bu nedenle üzüm kültürdür, hafızadır, gelenektir. Bağlarımız ise yaşayan mirastır. Üreticimizi ve bağlarımızı korumak zorundayız. Gençlerimizin yeniden toprağa umutla bakmasını sağlamak zorundayız. Bir kentin gerçek zenginliği, üzerinde üretim yapılan topraklarıdır. Bu hikâyeyi bizden sonraki nesillere ulaştırmak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz