YENİ Partili Güç: İzmir tarihinin en zor sürecini yönettik

YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, 1. Olağan İl Kongresi’nde ön seçim konuşmasında butlan sürecinde örgütün yürüttüğü mücadeleyi ve kuruluş sürecini anlatarak 12 günde 47 bin üyeye ulaştıklarını belirtti.  

  • | Son Kale İzmir

Güç, “Biz İzmir tarihinin en zor sürecini yönettik. Bunda en ufak bir mütevazılık yapmayacağız! Bu çalışkanlığı, bu geleceğe olan umudu Mustafa Kemal Atatürk'ten aldık. Hiç kimseye boyun eğmeyiz, hiç kimseden icazet almayız!” dedi.

Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR-YENİ Parti İzmir İl Örgütü, 1. Olağan İl Kongresi’nin ilk gününde adaylar konuşmalarını yapmak üzere Tepekule Kongre Merkezi’nde yerini aldı. Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç ve İzmir Büyükşehir Belediyesi geçmiş dönem Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yarıştığı ön seçimlerde; Güç, Kocaoğlu’nun konuşmasının ardından konuşmasını gerçekleştirdi. 

“BOYNUMUZ HİÇBİR ZAMAN BÜKÜLMEYECEK”

Güç’ün açıklamalarında şu satır başlıkları öne çıktı:

“Değerli Genel Başkan Yardımcım, değerli milletvekillerimiz, değerli ilçe başkanlarım, değerli belediye başkanlarım, değerli geçmiş dönem milletvekillerimiz ve başkanlarımız, değerli gençlik ve kadın kollarımız, değerli İzmirliler, sevgili Yeni Partililer! Sözlerime başlamadan önce, bugün bu salonda ve yarın tüm ilçelerimizde bu büyük organizasyonu, Yeni Partimizin İzmir'deki kuruluş ve milletimizin kurtuluş kongresini hazırlayan il yönetimimize, ilçe başkanlarımıza ve yönetimlerine, gençlik kollarımıza, kadın kollarımıza ve tüm örgütümüze yürekten teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz, iyi ki geldiniz, iyi ki varsınız! Milletçe bu zor günlerden geçerken gençlerimize ve tüm büyüklerimize dair birkaç şey söylemek istiyorum. Önce gençlerimize... Sevgili gençler, genç kardeşlerim! Siz bize enerji veriyorsunuz, mücadele azmi veriyorsunuz. Sizi gördükçe yorgunluğumuzu unutuyoruz. Hepiniz bizim yarınlarımızsınız! Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı sizin omuzlarınızda yükselecek. Atamız, Cumhuriyet'i Gençliğe Hitabe ile size emanet etti. Biz o emanetin ne kadar büyük olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Ve söz veriyoruz: Bu emaneti sizin umudunuzla büyüteceğiz! Gençliğin işsizlikle, umutsuzlukla, gurbetle sınanmadığı bir Türkiye kuracağız. Sizinle gurur duyuyoruz! Yolumuz açık olsun! Şimdi de o iki büyük çınara, annelerimize ve babalarımıza... Sahada, mitinglerde, köy meydanlarında, pazar yerlerinde, ne zaman yorulsak bir köşeden bize şefkatle bakan bir çift göz buluruz. Bazen bir teyzemizin, bazen bir amcamızın gözleri... Beni yanlarına çağırırlar. Ellerini öptüğümde duayı eksik etmezler. Kimi bağrına basar, kimi omzuma dokunup, “Evladım, sakın yorulma, sakın vazgeçmeyin” der. O dua, o sıcaklık yorgunluğumuzu alıp götürür. Ve ellerini sıktığımız an anlarız: O nasırlı el, koca bir ömrün hikâyesini anlatır. Kimi tarlada, kimi atölyede, kimi fabrikada, kimi dükkânda... Alın teriyle ekmeğini kazanan, kimseye eğilmeyen insanlarımız onlar! Bu ülkeyi omuzlarında taşıyan emekçilerimizdir! Sizin duanız bizimle oldukça, sizin emeğiniz bu ülkede oldukça boynumuz hiçbir zaman bükülmeyecek! İyi ki varsınız. Ellerinizden öpüyoruz.

“ATEŞTEN GÖMLEĞİ GİYDİK”

Yıllarca seçime giren, kazandığı her seçimi kutsallaştırıp kaybettiği her seçimde seçmenin iradesini gasp eden, kul hakkı yiyen bir iktidarın sonuna gelmiş bulunuyoruz. Genel Başkanımız Özgür Özel'le birlikte kazandığımız zafer ve ardından yaşanan tüm süreç bize bir kez daha gösterdi ki siyaset sokakta yapılır, milletle yapılır, millet için yapılır! Tarihimiz, zor zamanlarda milletiyle bütünleşen liderlerin başarılarıyla doludur. Biz kendimizi önce Allah'a, sonra milletimize emanet ettik. İktidara yürüyoruz, iktidara! 2019 seçimleriyle başlayan, 2024 yerel seçim zaferiyle devam eden süreç, 19 Mart darbesiyle yıllarca unutulmayacak tarihî bir sürecin başlangıcı oldu. Buradan tutuklu gazetecilerimize, siyasetçilerimize ve tüm tutuklu belediye başkanlarımıza selam olsun! 47 yıl sonra bize zaferi getiren liderimiz Sayın Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay'la birlikte Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en büyük mücadelesini başlattı. Önce kurultayı kazandı, sonra girdiği ilk seçimde büyük bir zaferle çıktı. Ardından yaşanan 19 Mart darbesiyle siyasi tarihimizde görülmemiş, bir daha da görülmeyecek olan bir mücadelenin başına geçti. Ve bu mücadele bize şunu gösterdi: Yıllarca, onlarca seçimde kaderimizmiş gibi sunulan yenilgi artık lügatımızdan çıkmıştır! Bize hiç kimse yenilgiyi öğretemeyecek, kabul ettiremeyecek! Bizler vazgeçmeyenleriz. “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben umudumu hiçbir zaman kaybetmedim” diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün evlatlarıyız. İktidarın ve aparatlarının bize biçtiği muhalefet gömleğini yırttık, attık. Ateşten gömleği giydik. Ve işte karşınızdayız: Hep birlikte iktidara yürüyoruz! İktidara yürüyoruz, iktidara!

“BUTLAN ÇIKTIĞINDA İLK SESİ BİZ YÜKSELTTİK”

Bu büyük mücadelenin lideri Genel Başkanımız Özgür Özel'in hep yanında olduk, taraf olduk; bundan sonra da birlikte olacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun yanındaydık, bundan sonra da yanında olacağız! Ben memur çocuğuyum. Ben adam satmam! Biz ahlaklı olmayı annemizden, babamızdan öğrendik. Kurnazlığı, tilkiliği, siyaset simsarlığını bilmeyiz. Ben toplumsal çıkarları düşünenlerdenim. Siyaset simsarlarının, “tecrübeliyiz” diyen profesyonel siyasetçilerin bu ülkeye hiçbir faydası yoktur. Siyaseti açık açık yapacağız, arkadan iş çevirmeyeceğiz. Çünkü bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine bir borcumuz var. Çünkü bu ülke ancak ahlaklı ve dürüst insanlarla kalkınacaktır! Biz değişim için yola çıktık! Bu ülkenin kaderini değiştirmek için yola çıktık! Gencin, kadının, emekçinin, çiftçinin, emeklinin umudu olmak için yola çıktık! Ve söylemek istiyorum: Kolay bir yıl geçirmedik. Örgüt dağınıktı. Üyeler örgüt aidiyetini sorgular olmuştu. Belediye başkanları küstü, ilçe başkanları küstü. Herkes herkesle kavgalıydı. Biz önce güveni yeniden kurduk! Altı ay içinde tüm ilçeleri üç defa gezdik! Sonra butlan süreci başladı. O süreçte oradaydık. Örgüt oradaydı. Butlan kararı açıklandığında ilk sesi İzmir İl Başkanlığı olarak biz yükselttik. Biz oradaydık! Genel Başkanımızı ilk İzmir'de ağırladık. On binlerce insan Kordon'da sel olup yürürken Genel Başkanımızı gururla karşılamak için biz yine oradaydık! Genel Merkeze sis bombalarıyla, plastik mermilerle işgal ettiklerinde biz oradaydık! Liderimiz Özgür Özel'in önderliğinde yola çıktık, yürüdük. Yağmurda yürüdük. On binler olduk, sel olduk, yürüdük! Oradaydım! O gururlu yolda yürümeye devam edeceğim! Ankara'da on binlerce yurttaşımızla buluştuk. Liderimiz Özgür Özel'le Atamızın evine, Anıtkabir'e yürürken yüz binler olduk! Biz yine oradaydık! 

“KİMSEDEN İZACET ALMAYIZ”

İl binamızı haftalarca 24 saat beklerken il yönetimimizle, ilçe başkanlarımızla ve örgütümüzle oradaydık. Zorbalarla işgal ederlerken hepimiz oradaydık! Butlan sürecinde il binasını beklerken Mesut abi, sen de oradaydın; plastik sandalyede uyuyakaldın. Orada değil miydin abi? Murat Başkan, sen de orada değil miydin? Uykusuz 40 saat nöbet tuttun. Dolunay Başkan Çeşme'den gelip nöbet tuttu. Kınık'tan Hasan Başkan geldi. Beydağ'dan Zeki Başkan geldi. Hepimiz oradaydık! Biz oradaydık, örgüt oradaydı. Eşkıyalar yüzünden kavga ede ede çıkmak zorunda kaldık. İlk kapılarını Konak İlçe açtı. Serkan Başkan hemen, tereddütsüz kapılarını açtı. Bu örgüt öyle basite indirgenecek bir süreç atlatmadı. Bir yandan AKP ile uğraştık, bir yandan butlancılarla uğraştık. Bir yandan Cemil Tugay'ın AKP'ye geçişiyle uğraştık, bir yandan yalaklarla uğraştık. Bir yandan da içimizdeki hainlerle uğraştık! Üstüne bir de çok bilen çıkıp akıl verenlerle uğraştık. Ama tarihin en zor dönemini bu il yöneticisi arkadaşlarımızla biz geçirdik! İlçe başkanlarımızla biz geçirdik! Belediye başkanlarımızla biz geçirdik! İzmir gibi bir kentte örgüt dağılmadan, sapasağlam ayakta kaldıysa bunu bu arkadaşlarımız başardı! Bu iş ahkâm kesmekle olmaz. Çok bilmişlikle olmaz. Kibirle hiç olmaz! Ortak akılla olur, istişareyle olur, nezaketle olur. Mücadeleyle olur, bilgiyle olur, örgüte inanmakla olur. İnsanları insan oldukları için, hiçbir menfaat beklemeden sevmekle olur! Çalışkanlıkla, mücadele azmiyle ve vatan sevgisiyle olur! Biz İzmir tarihinin en zor sürecini yönettik. Bunda en ufak bir mütevazılık yapmayacağız! Bu örgüt dağılmadan bir aradaysa bu, insanların vatanına olan bağlılığıyla, İzmir'e olan sevgisiyle, insanlara olan güveniyle olmuştur! Şunu bilmenizi istiyorum: Biz Mustafa Kemal Atatürk'ün evlatlarıyız! Koşturmaktan, çalışmaktan asla geri durmayız. Bu çalışkanlığı, bu geleceğe olan umudu Mustafa Kemal Atatürk'ten aldık. Hiç kimseye boyun eğmeyiz, hiç kimseden icazet almayız!

“12 GÜNDE 47 BİN ÜYE YAPTIK”

Biz Özgür Özel'in peşinden kalbimizle geldik! Kalbimizle... İlk gün geldik. İlk gün! Aynı anda geldik. Nefes almadan geldik. Gözümüzü kırpmadan geldik! Canımızla, başımızla, arkadaşlarımızla, dostlarımızla, ailelerimizle, örgütümüzle bütün riskleri alarak geldik! Ez cümle: Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz! Sıfırdan bir parti kurmak kolay mı? Hayır! Ama biz kurduk! 30 ilçe başkanlığı, örgütleriyle birlikte firesiz Yeni Parti'ye geçti! Bu insanları bir arada tutmak, onlara değerli olduklarını hissettirmek, çocuklarının geleceği için doğru tarafta olduklarını hissettirmek... İşte bizim başarımız budur! Rakamlar ortada: 12 günde 47 bin üye yaptık! Bunların yarısı online üyelikti! Parti kurulalı daha iki ay oldu. Kongre süreçleri geçirmemize rağmen 70 bin üyeye ulaştık! Tüm ilçelerde örgütlenmemizi tamamladık! Yeni il binamızı tuttuk! İzmir'in en yenilikçi ve üretken binası için planlamasını il yöneticisi arkadaşlarımızla birlikte yaptık. Arkadaşlarımızın destekleriyle ilmek ilmek oluşturuyoruz! Geleceğe umutla bakan bir anlayışla planladık. Orayı bir siyasi AR-GE merkezine dönüştüreceğiz! Politika kurullarımızı oluşturduk. Yönergelerini yazdık. Planlamamızı tamamladık. Geleceği planlamak emek ister, bilgi ister, birikim ister. Aynı zamanda ortak akıl ister, dayanışma ister, dinamik, liyakatli, milletini seven ve menfaatsiz insanlar ister. Ben şuna yürekten inanıyorum: Liyakatli ve ahlaklı insanları bir araya getirdik ve bu ülkenin geleceğine dair umudunu birlikte yeşertiyoruz. Bu yüzden kongre sonrası için bütün hazırlıklarımızı yaptık! Bu dönem istişare dönemi! Bu dönem ortak akıl dönemi! Bu dönem birliktelik dönemi! Bu dönem sahada olma, çok çalışma dönemi! Bu dönem korkusuzca ve akıllıca yol alma dönemi! Bunu hep birlikte başaracağız! O nedenle sıfırdan kurulan bir siyasi yapıyı, bir düşünce yapısını tek tek, düşünsel olarak tuğla tuğla örüyoruz! Mücadelemiz tek: Milletimizin iktidarını kurmak! Bunu da başaracağız! Hiç kimsenin şüphesi olmasın! Çünkü liyakatli kadrolar bizde, ahlaklı kadrolar bizde, yeni nesil açık iletişim anlayışı bizde, ülkesini seven insanlar bizde! Umut bizde! Umut! Çünkü biz biliyoruz: Bu millet umuda ihtiyaç duyuyor! Biz de siyaseti milletimizin umudu için yapıyoruz!

NAZIM HİKMETİN DİZELERİNİ OKUDU

Sözlerime son verirken Büyük Usta Nâzım'ın dizelerinden:
“Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...”
Sözümüz milletimize, sorumluluğumuz memleketimize, inancımız geleceğimize! Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk!
Var ol, kuruluşun ve kurtuluşun şehri İzmir! Var ol, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında dirilişin şehri İzmir! Var ol, onurlu mücadelemiz! Yolumuz açık olsun arkadaşlar! Hayırlı olsun... Saygılarımla…”

YORUMLAR

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz