• Anasayfa
  • Haberler
  • Politika
  • YENİ Partili Güç’ten yeni il başkanlığı binası müjdesi… 'İzmir’in siyasi AR-GE merkezi'

YENİ Partili Güç’ten yeni il başkanlığı binası müjdesi… 'İzmir’in siyasi AR-GE merkezi'

Partisinin il başkanlığında basın açıklaması yapan YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yeni il başkanlığı binasının müjdesini verdi. Güç, "Yeni bina ‘İzmir'in siyasi AR-GE merkezi’ olacak" dedi.

  • | Son Kale İzmir
  • | Güncelleme:

Türkü ERBİL/SONKALEİZMİR- YENİ Parti İzmir Kurucu İl Başkanı Çağatay Güç, partisinin il başkanlığında düzenlenen ilk kapsamlı basın açıklaması ile basın mensuplarıyla bir araya geldi. Dört başlıkta değerlendirmelerde bulunacağının altını çizen Güç; partisinin süreçte nasıl bir anlayışla yol yürüyeceğini, YENİ Parti'nin kuruluşuyla Türkiye siyasetinde başlayan değişimi, Türkiye’nin ekonomik tablosunu ve İzmir’in çözüm bekleyen temel sorunları hakkında açıklamalarda bulundu. 

“BÜYÜK BİR TOPLUMSAL HAREKETLİLİK YAŞANIYOR”

YENİ Partinin kuruluşu ile beraber İzmir’de ortaya çıkan tablonun yalnızca bir siyasi parti değişimi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını belirten Güç, “İzmir'de çok büyük bir toplumsal hareketlilik yaşanıyor. 30 ilçemizin tamamı, ilçe başkanları ve ilçe yönetimleriyle birlikte, firesiz şekilde YENİ Parti çatısı altında bir araya geldi. 20 belediyemiz YENİ Parti ailesine katıldı. İzmir'de 15 günlük kısa süre içerisinde yaklaşık 60 bin vatandaşımız partimize üye oldu. Bunun 30 binden fazlası online sistem üzerinden üyeliğini kendisi gerçekleştirdi. Bu, milletimizin YENİ Parti'ye olan güveninin göstergesidir. Üstelik üyelerimizin çok önemli bir bölümü doğrudan görev alma konusunda da tavır koydu. Bunun siyasi anlamı çok büyüktür. Çünkü insanlarımız yalnızca "Size oy vereceğiz" demiyor. "Bu partinin bir parçası olacağız, sorumluluk alacağız ve geleceğimizi birlikte kuracağız" diyor. İlçe başkanlıklarımızı açıyoruz. Küçücük ilçelerde 500 kişi ile açılış yapıyoruz. Karşıyaka'da 1000 kişi ile açılış yaptık. Çiğli'de 1500 kişiyle açılış yaptık. Bunlar birer ilçe başkanlığı açılışı. Siyasetin böylesine itibarsızlaştırıldığı bir dönemde insanların bir siyasi partinin ilçe binası açılışına yüzlerce, bazen binlerce kişiyle gelmesi sıradan bir olay değildir. Bu, İzmir siyasi tarihinde kolay kolay görülmemiş bir destek ve beklentidir. Bu ilgi bize çok büyük bir sorumluluk yüklüyor. Millet bize "Artık hazırlanın. Artık yönetin" diyor. Biz de tam olarak bunun hazırlığını yapıyoruz” ifadelerini kullandı. 

YENİ İL BAŞKANLIĞINI DUYURDU!

Bu hafta içerisinde yaklaşık 800 metrekare büyüklüğündeki yeni İzmir İl Başkanlığı binasının açılacağını aktaran Güç, yeni il başkanlığının ‘İzmir'in siyasi AR-GE merkezi’ olacağını söyledi. Güç açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: 

“Kapıları yalnızca parti yöneticilerine açık bir bina istemiyoruz. Kapıları İzmir'e açık bir bina istiyoruz. Üniversiteler gelecek, akademisyenler gelecek, meslek odaları gelecek, sendikalar gelecek, esnaf temsilcileri gelecek, sanayiciler gelecek, çiftçiler gelecek. Kadınlar, gençler, emekliler, engelli yurttaşlarımız ve sivil toplum kuruluşları gelecek. Sistemsel bir çalışma yürütüyoruz. Samimiyetle söylüyorum; bu süreç beni ve arkadaşlarımı çok heyecanlandırıyor. Bu nedenle yönetim anlayışımızı da geliştiriyoruz. Daha önce komisyonlar üzerinden yürütülen çalışmalarımızı artık Politika Kurulları üzerinden sürdüreceğiz. Ekonomiden sanayiye, tarımdan çevreye, ulaşımdan şehircilik politikalarına, eğitimden sağlığa, sosyal politikalardan gençliğe kadar her alanda politika kurullarımız çalışacak. Ama bu kurullar dört duvar arasında oturup rapor yazan kurullar olmayacak. Sahaya çıkacaklar. Sorunu yaşayanla konuşacaklar. Üretenle konuşacaklar. Bilim insanıyla konuşacaklar. Meslek örgütüyle konuşacaklar. Veri toplayacaklar. Çözüm geliştirecekler. Sonra bütün bunları siyasi politikaya dönüştürecekler. Çünkü biz artık muhalefet partisi değiliz. Biz Türkiye'nin birinci partisiyiz. Ve biz iktidara hazırlanıyoruz. Kuruluşunun hemen ardından yapılan kamuoyu araştırmalarında YENİ Parti'nin Türkiye'nin birinci partisi olarak ölçülmesi bunun göstergelerinden biridir. Çok kısa bir süre içerisinde üye sayımız 600 bine yaklaşmıştır. Yaklaşık 500 milyon liralık bağış vatandaşlarımızın doğrudan katkısıyla toplanmıştır. Türkiye siyasi tarihinde yeni kurulmuş bir parti açısından böylesine büyük bir oluşum ve toplumsal hareketlilik ilk defa yaşanmaktadır. Bu başarı milletimizin başarısıdır. Çünkü vatandaşımız cebinden parasını çıkarıp bu partiye bağış yapıyorsa, partiye üye oluyorsa, ilçe binasının açılışına binlerce kişi geliyorsa, "Ben de bu yürüyüşün içinde olmak istiyorum" diyorsa artık Türkiye'de çok büyük bir siyasi değişim başlamış demektir. Biz artık iktidarın gündeminin peşinden koşmayacağız. Kendi gündemimizi milletimizle birlikte oluşturacağız.”

“SİYASET SORUMLU KİŞİLERİN İŞİDİR”

İzmir Körfezi’nde yaşanan sorunlarda kurumların birbirlerini suçladıklarını belirten Güç, "Bakanlık belediyeyi suçluyor. Belediye merkezi idarenin sorumluluklarını hatırlatıyor. Peki İzmirli ne istiyor? Temiz bir Körfez istiyor. Bu kadar. İzmirlinin kurumlar arasındaki yetki tartışmasını dinlemek gibi bir mecburiyeti yok. Büyükşehir Belediyesi üzerine düşeni yapacak. Bakanlık üzerine düşeni yapacak. Devletin ilgili kurumları üzerine düşeni yapacak. Kimsenin sorumluluktan kaçmasına izin vermeyeceğiz. Körfez siyasetin kavga alanı değil, İzmir'in ortak meselesidir. Bizim önerimiz açıktır: Büyükşehir Belediyesi yetki alanında olmayan Körfez'in temizliğini Bakanlık, İzmit Körfezi'ni nasıl temizlediyse öyle temizlesin. Bırakın siyasi demagojiyi. Siyaset sorumlu kişilerin işidir. Takvim ortaya koyun. Bütçe ortaya koyun. Sorumluluklar ortaya koyun. Ve İzmirliler de AKP hükümetinden ödediği verginin karşılığını alsın” dedi. 

“SİZDEN LÜTUF İSTEMİYORUZ”

İzmir’in atık depolama konusunda da benzer sorunlar yaşadığını belirten Güç; İzmir’in geçici çözümlerle yönetilmez hala geldiğini belirterek, “Manisa'ya gitsin, Harmandalı'nda vahşi depolama yapılsın, Bergama ve Ödemiş'e kapasitesinin üzerinde depolama yapılsın ki biz de eleştirelim. Halkın sağlığını düşünen yok" dedi. 

"GAZETECİLERİ TEHDİT ETMEYİ BIRAKIN"

"AKP Genel Sekreterine ve Bilal Bey'e söylüyorum" sözleriyle açıklamalarını sürdüren Güç, "Gazetecileri tehdit etmeyi bırakın ve İzmir'in sorunlarıyla ilgilenin. Herkes işini yapsın. Siyasi demagojiyi bırakın. Milyonlarca insanın yaşadığı bir kentte katı atık politikası günlük kararlarla yürütülemez. Yeni tesisler yapılacaksa izinler hızla sonuçlandırılmalı. Yerel yönetim tarafından hazırlanan projelere merkezi hükümet de hızlıca çözüm üreterek mevzuattan doğan görevlerini yerine getirmelidir. Bir dosyayı yıllarca bekletip ardından "Belediye neden çözmedi?" diye soramazsınız. Vatandaş artık kurumların birbirini suçlamasını değil, sonuç görmek istiyor. Bir başka mesele trafik. İzmir her sabah ve her akşam kilitleniyor. Bu şehrin nüfusu büyüyor. Sanayisi büyüyor. Liman hareketliliği büyüyor. Araç sayısı büyüyor. Ama İzmir'in yıllardır beklediği İkinci Çevre Yolu hâlâ merkezi hükümet tarafından çözülmedi. O ikinci çevre yolunu hemen yapmak zorundasınız. Buradan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na soruyorum: Bu yol ne zaman yapılacak? İzmir daha kaç yıl bekleyecek? Ne zaman kesin yatırım takvimini açıklayacaksınız? Ne zaman kamulaştırmayı tamamlayacaksınız? Ne zaman şantiyeyi kuracaksınız? İzmir Türkiye ekonomisine katkı verirken iyi; yatırım isterken ekonomi kötü. Dayanın, bizim verdiğimiz vergilerin karşılığını vereceksiniz. Sizden lütuf istemiyoruz. Verdiğimiz verginin hizmetini yapmak zorundasınız” diye konuştu. 

“BU SAYGISIZLIĞI ASLA KABUL ETMİYORUZ”

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında protokol düzenine uymadığını belirten Güç, konuyla ilgili “AKP İl Başkanının protokol düzeninde kendi sırası yerine ön sırada yer alması ayrı bir tartışmadır. Bu konuda valiliğe gerekli başvuruyu yapacağız. Bu düzeni valilik protokolü dikkate etmelidir. AKP İl Başkanı devlet protokolünden üstün değildir. Ancak daha önemlisi, Atatürk Anıtı'na çelenk sunulan bir törende gösterilmesi gereken saygı konusunda hepimizin çok daha hassas davranması gerektiğine inanıyoruz. Orası Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün anıtıdır. Ve devlet protokolü herhangi bir siyasi gösteri alanı değildir. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun; Atatürk'ün huzurunda, şehitlerimizin hatırası karşısında, milli bayramlarımızda devlet ciddiyetiyle davranmak zorundasınız. Arkanızı dönüp gidemezsiniz. Geri geri çıkarsınız. Selam verir, sonra arkanızı dönersiniz. Bu saygısızlığı asla kabul etmiyoruz. Bu ülkenin ortak değerleri vardır. Bayrağımız vardır. Cumhuriyetimiz vardır. Atatürk vardır. Şehitlerimiz vardır. Gazilerimiz vardır. 30 Ağustos vardır. 29 Ekim vardır. 23 Nisan vardır. 19 Mayıs vardır. Milli değerlere saygı göstermek siyasilerin ve devlet makamında bulunan herkesin görevidir. Devlet ciddiyetini kaybederseniz, toplumun devlete duyduğu saygıyı da kaybedersiniz” açıklamalarında bulundu. 

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz