Başkan Günel'den adalet çağrısı... "O iddialar tüm yönleriyle araştırılsın"
Tutuklanarak Kuşadası Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ömer Günel, aleyhinde ifade vermesi için gözaltındaki kişilerin tehdit edildiği iddialarıyla ilgili yeniden çağrı yaptı.
- | Son Kale İzmir
Başkan Günel, "Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum: Yetkili makamlar bu iddiaları bütün yönleriyle araştırmalı; varsa baskı, tehdit ve yönlendirme girişimlerini ortaya çıkarmalıdır. Baskı gördüğünü söyleyen hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli, hiçbir aile şikayetçi olmaktan korkmamalıdır. Adalet, siyasi hırsların değil, hakikatin peşinden gitmelidir. Hiç kimse için baskı ve tehdit olmadan. Herkes için hukuk. Herkes için adalet" dedi.
SONKALEİZMİR-Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ömer Günel, adalet çağrısı yaptı. Gözaltındaki bazı kişilerin akendi aleyhinde ifade vermeye zorlandığını söyleyen Günel, yetkili kurumlara çağrı yaptı. Başkan Günel'in yazılı açıklaması şöyle:
"HUKUK, SİYASİ HIRSLARINIZA ALET EDEMEYECEĞİNİZ KADAR KUTSALDIR!
Kuşadası’nda yaşananlar karşısında artık susulmasını beklemek, insanların yaşadığı mağduriyetleri görmezden gelmek mümkün değildir. Behçet Alp tarafından soruşturma kapsamında tutuklu bulunan kişilere ve ailelerine ulaşılarak, “Ömer Günel aleyhine ifade ver, kurtul” denildiği; bazı iş insanlarına ve çalışanlara ise “Bir sabah şafak operasyonuyla alınmak istemiyorsan itirafçı ol” şeklinde baskı yapıldığı kamuoyunda yüksek sesle konuşulmaktadır.
Daha da vahimi, bu baskıların yalnızca kişilerin kendileriyle sınırlı kalmadığı; aileleri, çocukları ve işleri üzerinden tehdit edildikleri iddialarıdır. Behçet Alp bu hukuksuzluğun gücünü kimlerden ve nereden almaktadır?
Eğer bu iddialar doğruysa, burada yalnızca bir kişiye yönelik siyasi husumetten söz edemeyiz. Burada, zaten devam eden bir soruşturmanın gölgesinde kalan insanların ve ailelerinin yeniden mağdur edilmesi gibi son derece ciddi bir meseleyle karşı karşıyayız.
İnsanların özgür iradeleriyle ifade vermesi, adaletin temel şartıdır. Bir kişiye, ailesine, çocuklarına veya ekmeğini kazandığı işine yönelik korku üzerinden baskı kurulduğu iddiası, yalnızca ilgili kişileri değil, hukuk devletine duyulan güveni de ilgilendirir. Benim hakkımda bir iddianız varsa, bunun yeri tehditler, baskılar ve yönlendirmeler değil; hukuktur, delildir ve bağımsız yargıdır.
Hakkımdaki iddiaların hukuk önünde değerlendirilmesinden hiçbir zaman kaçmadım. Ancak bana yönelik iddialar gerekçe gösterilerek başka insanların baskı altında bırakılmasına, ailelerinin endişe içinde yaşamasına ve masumiyet karinesinin yok sayılmasına da sessiz kalmam. Behçet Alp hakkında söz konusu iddiaların araştırılması amacıyla Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulundum. Aydın milletvekillerimiz de konunun araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde soru önergesi verdi.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyorum: Yetkili makamlar bu iddiaları bütün yönleriyle araştırmalı; varsa baskı, tehdit ve yönlendirme girişimlerini ortaya çıkarmalıdır. Baskı gördüğünü söyleyen hiç kimse kendisini yalnız hissetmemeli, hiçbir aile şikayetçi olmaktan korkmamalıdır.
Benim hakkımda söylenecek her sözün cevabı hukuk içinde verilir. Ama hiç kimsenin ailesinin, çocuklarının ve geleceğinin benim üzerimden yürütüldüğü iddia edilen bir siyasi hesaplaşmanın bedelini ödemesine razı değilim.
Unutulmasın: Hukuk, yalnızca kendimizi savunurken hatırlayacağımız bir ilke değildir. Hukuk, en çok da karşımızdakini suçlarken uymamız gereken sınırdır. Masumiyet karinesi bir tercih değil, hukuk devletinin temelidir. Adalet, siyasi hırsların değil, hakikatin peşinden gitmelidir.
Hiç kimse için baskı ve tehdit olmadan. Herkes için hukuk. Herkes için adalet."
YORUMLAR
Yorum Yap