folkart, orion,

Hem yürüyüp hem çiklet çiğnemek!

Amerikalıların iki şeyini oldum olası severim ve tutarım; “hem yürüyüp hem çiklet çiğnemek” deyimini ve “Amerikan traşı”nı.

Lafı uzatmadan belirteyim; İzmir Büyükşehir Belediyesi hakikaten de geride bıraktığımız özellikle on beş ayda hem yürüyüp hem çiklet çiğnemekte iyice ustalaştı.

XXX

Tunç Başkan, planını programını yapıp işlerine odaklanırken önce sabotaj kokan orman yangınlarıyla baş başa kaldı. Bu yangınlar sonrasında İzmir’de dayanışmanın ilk filizleri de örüldü.

Ardından 11 Mart’ta açığa çıkan ilk salgın haberleriyle birlikte bütün metropoller gibi İzmir de sarsıldı. İzmir Büyükşehir, salgının ilk etabında dayanışmanın ve kriz yönetiminin adeta kitabını yazdı. Hükümet yurttaşlarına maske veremezken İzmir Büyükşehir başta sağlık çalışanları olmak üzere hemşehrilerine bedava maske, dezenfektan ve kolonya dağıttı. Sağlık çalışanları için belediyenin olanakları seferber edildi. Evdeki İzmirlilere bütün ihtiyaçlar götürüldü. Arka sıradakilere nakit desteğinden gıda ve hijyen desteğine kadar gereken neyse verildi. Çocuklara kitaptan psikolojik desteğe kadar hiçbir şey eksik bırakılmadı. İzmirli, bu süreçte yalnız kalmadı.

Salgının ikinci ve çok daha yüksek pik döneminin öngünlerinde bu kez depremle sarsıldı Güzel İzmir! 6,9 büyüklüğünde Seferihisar açıklarında denizin oldukça gerçekleşen deprem Bayraklı’nın düzdeki denize yakın dört mahallesini fena vurdu. İzmir genelinde de Seferihisar, başta olmak üzere hasarlar oluştu. 117 hemşehrimiz hayatını kaybetti. Binlercesi evsiz kaldı. Ancak İzmir Büyükşehir yine adeta bir destan yazdı. Geçen hafta itibarıyla hiçbir depremzede evsiz kalmadı. Bir Kira Bir Yuva kampanyasıyla beş aylık kiraları ödendi birçok depremzedenin. Hilton’un 380 odası kış için depremzedeye açıldı üç öğün yemek ve diğer hizmetlerle. Ayrıca belediyenin Uzundere ve Gaziemir’deki konutları da depremzedelere açıldı bir yıllığına, eşyaları da karşılanarak. Öncesinde izmir Büyükşehir çadırkentlerde depremzedelerin tüm ihtiyaçlarını karşıladı. Çocukların eğitiminin sürmesinden psikolog desteğine kadar. AFAD ve Kızılay ile sergilediği örnek işbirliğiyle de takdir topladı. Keza deprem anından başlayarak arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarında da üstün bir gayretle alanda oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin orman yangınları, salgın ve deprem sürecindeki -ki, salgının ikinci piki ve deprem iç içe cereyan etti; maalesef deprem sonrasındaki elde olmayan zorunlu temaslarla salgın zirve yaptı- dayanışma ve kriz belediyeciliği müktesebatı bir ders niteliğindedir. O müktesebat çok kıymetlidir.

İzmir Büyükşehir, aynı zamanda binasından da oldu. Böylece bir arada olan pek çok birim tespih tanesi gibi dağıldı. Bu da dördüncü bir zafiyet olarak İzmir’in kaderine işlendi.

XXX

Fakat bütün bunlara karşın İzmir Büyükşehir temel belediyecilik hizmetlerini aksatmadı. İZBETON, sokağa çıkma yasaklarını fırsat bilip çok kaliteli asfalt çalışmalarına imza attı. İZSU, kanal yenileme ve yağmur suyu ayrıştırma çalışmalarına devam etti. ESHOT ve İZDENİZ, filosuna güç kattı. Narlıdere metrosu ilerlemeyi sürdürdü. Çiğli tramvayı için ihale aşamasına gelindi. Nostaljik tramvay Kordon’da faytonun yerine seferlerine başladı. Kemeraltı iyileştirme projesinde sona gelindi hatta Havra Sokak’ta deprem öncesi başlayan pilot altyapı çalışması depreme karşın sürüyor. Otogar projesi tamam. Yeni tünelden Buca’dan Bornova’ya ulaşım çalışması ilerliyor. Yeni açılan yol ve kavşaklarla bir yandan trafik akışı rahatlatılıyor. Hangisini sayayım. Rutin çalışmalar, hizmetler zaten aksamadan yerine getiriliyor. Şehir Tiyatrosu, genel sanat yönetmeni ve ekibinin alınması aşamasına geldi yönetmelik sonrasında. Vs. Vs.

Geçen hafta Son Mühür yayınında girişte değindiğim metaforla anlatmıştım çalışmalarını Büyükşehir’in Semra İğtaç’ın bir sorusu üzerine; “İzmir Büyükşehir hem yürüyor, hem çiklet çiğniyor” demiştim. Hakikaten de öyle; bahane yok İzmir Büyükşehir’de. “Yerim dar, oynayamıyorum” yok. Yakınma yok. İş var, hizmet var, dayanışma var, dört dörtlük kriz yönetimi var. Bazı yalan sayfaların manşetlerine inat yılmadan, bıkmadan, usanmadan çalışma var.