ege yıldız, sessiz boru
Son Kale İzmir
  • Dolar
    18,4820
    Dolar
  • Euro
    17,8423
    Euro
  • Altın
    973,750
    Altın
  • Bist-100
    3,30
    Bist-100
  • ADANA
    19/30°
    ADANA
  • ANKARA
    13/29°
    ANKARA
  • ANTALYA
    21/26°
    ANTALYA
  • BURSA
    17/26°
    BURSA
  • ISTANBUL
    21/25°
    ISTANBUL
  • IZMIR
    15/27°
    IZMIR
  • KONYA
    14/29°
    KONYA
Facebook Twitter
ANA SAYFA GÜNCEL POLİTİKA YEREL YÖNETİMLER EKONOMİ SPOR MAGAZİN KÜLTÜR-SANAT TÜRKİYE DÜNYA GÜVENLİK
Ehliyet ücretlerine büyük zam yolda!
Ehliyet ücretlerine büyük zam yolda!
Tanju Özcan, HDP Genel Merkezi'ne kına gönderdi!
Tanju Özcan, HDP Genel Merkezi'ne kına gönderdi!
Fatih Portakal yeni adresini açıkladı!
Fatih Portakal yeni adresini açıkladı!
Genç adam, kelle paça kazanına düştü!
Genç adam, kelle paça kazanına düştü!
Ahmet Güler
Muhteşem bir doğa göz göre göre yok ediliyor...
13 Şubat 2022 Pazar

Son yıllarda tüm Türkiye’de doğada yeşil olan, güzel olan ne var ise saldırı altında. Saldırı ve talanlar farklı gerekçeler ile gerçekleştiriliyor. Kimi zaman rant amaçlı konut alanları için şehirlerde-kasabalarda kalan son yeşil alan işgal ediliyor, kimi zaman yaşam alanlarının ciğerleri ormanlar katliama maruz kalıyor.

Doğa katliamı için her zaman bir sebep bulunuyor, yol inşaatlari, Toki, maden ocakları, hidro elektrik santrali (HES), jeotermal (JES), rüzgar türbinleri (RES) ve son zamanlarda güneş enerjisi (GES) tesisleri yapılacak diye kıyılar, denizler, ormanlar acımasızcasına ve sanki bir düşman toprağı gibi tahrip, talan ediliyor.

ÇEVRE TAHRİBAT BAKANLIĞI...

Bu tahribat ve “enerji üretiyoruz” kılıfı altında halka ait Hazine arazileri talan ediliyor, bedavaya 49 yıllığına özel şahıslara devir ediliyor. Ülkenin her tarafında ama en çok kıymetli kıyı arazilerinin bulunduğu bölgelerdeki bu talana ise en büyük yardımı görevi “Çevreyi Korumak” olan “Çevre ve Şehircilk Bakanlığı” yapıyor. Esasında ismi “Çevre Tahribat Bakanlığı” olması gereken bu bakanlık son on yılda binlerce ÇED müracaatından sadece 3 tanesi kabul olmamış.

Yani bu bakanlığa “tesis yapıyorum, çevreyi yok edeceğim diye başvurmanız halinde, başvurunuzun kabul edilme ihtimali %99,9 oranında. (Tabii ki arkanız kuvvetli olacak).

***

Birçoğu hukuk dışı olan, inşaat izinleri veya ÇED raporları olmayan bu tür bir işgal, tahribat başladığı an işi bitmiş olarak kabul edebilirsiniz.

Süreci, tahribatı veya talanı durdurmanın bir imkanı yok, müracaat edilen resmi kurumlar hemen ölü balık numarası yapmaya başlar, kolluk kuvvetleri çevreyi tahrip eden değil, çevreyi korumak isteyen ve genellikle sayıları her zaman çok az olan köylülere, çevrecilere eziyet eder, coplar, biberli gaz sıkar, tutuklar.

Yani devlet tüm gücü ile her zaman “Talan-Tahribatcı-Rantcı”nın yanında, arkasında olur.

***

Bu tür bir işgal-tahribat şu anda Türkiye’nin nasılsa bakir kalmış en güzel yerlerinden birisi olan Çeşme-Altınkum plajında gerçekleşiyor. Çeşme Altınkum plajı yapılaşmaya kapalı, doğal SİT koruması altında olan ve yaz sezonunda binlerce tatilcinin para vermeden kullandıkları, ardıç ağaçları, kum zambakları ile donanmış muhteşem tabiat harikası bir koy. 

Havaların çok soğuk olduğu ve çevrede kimsenin olmadığı bu senenin Ocak ayında birileri Altınkum Plajı'na kepçe ve dozerlerle daldılar ve “beach club” inşaatına başladılar. 4-5 dönümlük bir alanda denizin kıyısında ki dokunulması bile yasak olan asırlık ardıç ağaçları, kum zambakları tarumar edildi, görülmesin diye kesilen ağaçların kökleri kum tepelerinin altına saklandı.

***

Olayı farkeden mahalle sakinleri ve çevre gönüllüleri hemen savcılığa, belediyeye, kaymakamlığa, Çevre Şehircilik Bakanlığı'na, CİMER’e ez-cümle tüm resmi kurumlara suç duyurusunda bulundu.
Ulusal ve yerel medya konuyu geniş haber yaptı, kamuoyu bilgilendirildi.   

Bilahire ortaya çıktı ki, beach-club inşa edenlerin elinde hiçbir inşaat izni yok. Hakları olmadığı halde hazineye ait SİT arazinde kaçak inşaat ise son hız ile devam etmekte. Tahribatçıların ellerinde, (nasılsa) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’dan alınmış 3 yıllık bir kira sözleşmesi var. Bu kira sözleşmesi bir inşaat izni değil. Kiralama şartnamesinde sadece 6 m2 içecek satış büfesinin (alkolsüz ve sadece kutu) işletileceği izni bulunmakta.

İzinsiz ve kanunsuz yapılan inşaat ise 4-5 dönüm üzerinde 600-700 m2 betonarme bir yapı hazırlıkları ve temelleri. Video ve fotoğraflarla yapılan tespitlerde inşaata 4-5 katlı bina için temeller kazılmış, demirler inşaat malzemeleri getirilmiş durumda.

***

TAHRİBAT TAM GAZ...

Tüm resmi kurumlar, jandarma, belediye, Çevre Bakanlığı inşaat alanına gelerek tutanaklar tutmuşlar, resmi süreci başlatmışlar. Çeşme Savcılığı soruşturma açmış durumda ama diğer taraftan da tahribat son hız ile devam etmekte. 

Hukuki ve pratik yaptırım gücünü elinde tutan, koskoca bir Devlet, resmi makamlar kendilerine emanet edilmiş halka ait “Hazine Arazisi”ni 3-5 talancıya karşı koruyamıyor ya da özellikle devlet göz yumuyor!!! Resmi kurumlar orada yapılan tahribatı-talanı hemen durdurma için gerekli her türlü güce sahip olmalarına rağmen müdahale etmiyorlar veya ettirmiyorlar. 

Resmi kurumlar hiçbir şey yapmayacak demiyoruz, muhakkak bu hukuki süreç devam edecek, bu arada beach-clup inşaatı bitirip orada 3-5 sene para kazanacak, çevre yok olacak, halkın denize ulaşımı engellenecek. Ağır aksak işleyen hukuk süreci 3-4 sene sonra mahkemelerden “bu iş kanunsuzdur, hemen hepsi yıkılsın, eski haline getirilsin” diye karar çıkacak. Mahkeme kararının pratikte uygulanması ise Allah’a kalacak. Olan o tahrip edilen koya, ağaçlara olacak. 

Yukarıda belirtilen bu tür işgalleri, uygulanmayan mahkeme kararlarını o kadar çok görüyoruz ki, Altınkum plaj işgalinde de aynı filmi tekrar, tekrar görüyor gibiyiz.

***

Bu işgalciler nasıl bir güce sahip ki, kanunsuz, hukukuksuz bir koyu işgal edip istediklerini yapıyorlar ve onları durdurabilecek resmi makamlar da dahil hiçbir karşı güç odağı kalmamış bu ülkede…

Gün gelecek çocuklarınız, gelecek nesiller bunun hesabını soracak sizden…

Yazık günah bu sahipsiz vatana… 

İŞTE O TALANIN FOTOĞRAFLARI

http://www.sonkaleizmir.com/galeri/Cesme-Altinkum-da-doga-talani/897/

 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Süleyman Singin 14 Şubat 2022 Pazartesi 09:16

o mevkide denize girerdik aileler ile hep birlikte ve oradaki kum zambaklari muhteşemdi çok yazık olmuş oysaki o kum zambaklarinin çiçeğini bile koparmak yasak şimdi kökü ile berbat edilmiş erdemik bir bitkiye bu tahribat iznini verenlerden mutlaka hesap sorulmalı ayni zamanda amacı dışına çıkmış bu kiralama derhal iptal edilmeli. madem kiraya veriyorsun takibini yap yapamıyorsan kolluk gücüne takibini yaptir. orada ancak seyyar bir büfe yapılabilirdi karavan usulü doğayı tahrip ederek insaat değil

Yorumu oyla      0      0  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YAZARLAR
ÇOK OKUNANLAR
PUAN DURUMU
FACEBOOK'TA SON KALE İZMİR
TWITTER'DA SON KALE İZMİR
ÇOK YORUMLANANLAR
ANKET
Sokak esnafı korona günlerinde faydalı oluyor mu?

Evet
Hayır
Bilmiyorum

Sonuçları göster Anket arşivi
ARŞİV
Son Kale İzmir
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri