folkart, orion,

PARTİLERİN ÜYE SAYISI NEDEN ÖNEMLİ

Ak Parti “Gönül Seferberliği İçin Sen de Üye Ol” sloganıyla ve kampanyayı 2023 hedefine bağlayan bir üye kayıt kampanyası başlattı. İzmir’de de bu kampanyaya özel bir önem veriliyor. Gazetelere reklam vermeye kadar giden bir kampanya söz konusu…

Ak Parti Neden Üyelerini Arttırmak İstiyor?

Peki 10 milyona yakın üyesi olan Ak Parti neden üyelerini arttırmak istiyor, ayrılan üyelerinin yerine yenilerini koymak istiyor?

Bunun siyaset biliminde tek bir yanıtı var: Özdeşleşme duygusu.

Yani, üye sayınız ne kadar çok olursa, seçmenle o kadar buluşursunuz. Bu da sandığa oy olarak yansır.

Biraz daha açayım… Bir seçmen, parti üyesi değilse duyarlı bir yurttaş olarak seçimde gider oyunu kullanır ve yurttaşlık görevini yapmanın huzuruyla evine döner. Oysa parti üyesi olan bir seçmen çevresini de kendi partisi lehine oy kullanmaları için dürter. Komşusunu, akrabasını, okul ve iş arkadaşını kendi partisine oy vermesi için telkinde bulunur.

Bu çerçevede Ak Parti doğrusunu yapıyor.

Ya CHP?

Ana muhalefet konumundaki Millet İttifakı’nın başat partisi CHP’nin ise 1 milyon 250 bin civarında üyesi var. CHP’ye birkaç yıl önce bir üye seferberliği önermiş ve kademeli olarak üye sayısını üç katına çıkarmasının yararlı olacağını belirtmiştim. Hatta kaydedilen her iki üyeden birinin kadın ve 35 yaş altı olması için de ayrı bir not düşmüştüm. Ne var ki bu kampanya hayata geçmedi. Bunun çok çeşitli nedenleri var ve bu ayrı bir yazı konusu.

Şimdi Ak Parti İzmir örgütü 45 bin hedefini koymuş ve bu doğrultuda kampanyaya asılıyor. Son yerel seçimde oyunu Cumhur İttifakı olarak 4 puan arttırmanın itkisiyle sürekli kara propaganda yapan sözcülerine CHP il Başkanlığı, CHP İzmir Milletvekilleri gereken yanıtı hiç bekletmeden bir üst tonda ne kadar veriyor sorusunu parti kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Demek istediğim şu: Ak Parti sözcüleri sürekli olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni ve Başkan Soyer’i suçluyor! Sürekli bir kara propaganda… CHP İl Başkanlığının, ilçe başkanlıklarının ve milletvekillerinin; kadın ve gençlik kollarının, belediye meclis üyelerinin bu kara propagandaya karşı daha etkin, daha dinamik ve hızlı karşılık vermesi; iyice batan iktidarın başat partisi Ak Parti sözcülerinin başını yere eğdirmesi gerekmiyor mu?

İzmir’de CHP Nasıl Adım Atmalı?

Üye meselesine gelince… CHP İzmir’de üye kaydı için bir kıpırdanma hissediyorum. Ancak bunun sistematik bir şekilde ve 30 ilçede bir seferberlikle yapılması yerinde olacaktır. Özellikle kırsal ilçelerde ve bu ilçelerin şimdi mahalle olan köylerindeki üye kayıtları büyük önem taşımaktadır. Önceki İl Başkanı Asuman Ali Güven’in bu konudaki yaklaşımı acilen hayata geçirilmelidir. Metropol ilçelerde ise özellikle ikinci ya da üçüncü parti olduğumuz mahallelerdeki üye kaydı daha kıymetli olacaktır.

İl başkanlığının her ilçe için bir hedef koyması ve bu hedefi gerçekleştirmesi doğrultusunda ilçe başkanlarına görev yüklemesi kaçınılmaz. Üye kaydı yapılırken her iki üyeden birinin kadın ya da 35 yaş altı genç olmasına özen gösterilmelidir. Maalesef ‘kontrol’ kaygılarıyla kimi ilçe başkanlarının bu noktada patinaj yapabileceğini de öngörmek kaçınılmaz. İşte bu noktada CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın son İzmir Çalıştayı’ndaki “performans” çıkışı büyük önem taşıyor.

Ülke iktidarı perspektifiyle hareket eden CHP’de bu saatten sonra il ve ilçe başkanlarının makamda oturma döneminin bitmiş olması gerekir. Koltuklardan kalkıp köylere, mahallelere gitmek, yeni yüzlerle tanışmak, parti politikalarını anlatmak, onları partiye davet etmek CHP İzmir’in siyasi olarak temel adımlarını oluşturmalıdır.