folkart, orion,

TBMM çalışanlarının vahim durumu

Daha önce milletvekillerinin ülkenin geldiği noktadaki aymazlıklarını yazmıştım. Vahşi kapitalizmin merkezi olan meclis çalışanlarının gelinen noktadaki hayatlarına değineceğim. O derece çalışanların yarısından fazlasının psilokojileri bozuk ve meclis hastanesi psikiyatri servisi dolup taşıyor. Fiziki olarakta kronik hastalığa yakalananların da sayısı az değil. Boşanma oranı da en yüksek kamu kurumu diyebilirim. Çalışanların çoğunluğu hem maddi hem manevi sıkıntı içindeler. Diyeceksiniz en iyi paraları alıyorlar, çay kahve.. Ama kazın ayağı öyle değil. Mobing ve nefret söylemlerinden tutun da yıl başında başlayan o yüksek maaşın yıl sonunda yüzde 25'i aşan vergi dilimiyle nasıl eridiğini bir Allah bilir bir de onlar. Hele sözleşmeliler. Bazı arkadaşlar var 20 yıldır sözleşmeli çalışıyor. Emekli oluyorum dese 1 kuruş tazminat yok. Hele yaşa da takılıyorsa sokakta işsiz.

MUHALEFET DANIŞMANLARI DAHA DERTLİ

Muhalefetteysen zaten bitiksin. 17 yıldır iktidarın danışman kadrolarında çalışanlar vekili de iyiyse kamuda başka yerlere gidebiliyor ama muhalefet sıfır. Muhalefette çalışıp vekilsiz kaldıysan kurumun var ise ve gidersen mobing bile iyi kalır.. Kim bilir evinden kaç kilometrelik kuruma gönderilirsin. Diyelim ki kurumun var ve 25 yıldır mecliste vekille çalışıyorsun emekli olmaya karar verdin. 25 yıl boyunca meclisten yatırılan vergilerin sigortanın hiçbir geçerliliği faydası yok. Örnek meclis kadrolu olan biri 120 bin TL tazminat alıp 4 bin TL maaş bağlanırken kurumuna göre 80 bin TL tazminat 3 bin TL de maaş bağlanırsa öp başına koy. Şu anda emekli olduğunda 2 bin 500 TL emekli maaşı bağlanacak olan insanlar var.

SUCUK SATIP GEÇİNİYORLAR

İnanmayacaksınız çay ocaklarında çalışıp bal satan, zeytin satan, sucuk satan personel bile var. Çalışanların yüzde 80'i borçlu. Son yıllarda taşaron üzerinden inanılmaz personel alımları yapıldı. Başbakanlık kapatılınca oradan 2 bin kişi geldi. Hiç biri de memnun değil çünkü ne fiziki ne sosyal Başbakanlık'taki imkanlar var. Bol miktarda polis geldi. Anlayacağınız doldu da doldu. Siz deyin 7 bin ben diyeyim 9 bin meclis çalışanı var. Buna karşın kaç milyon işsiz. Düşünün hiçbir güvenceniz yok. Herşey bir insanın iki dudağı arasında. Borçlanıp ev kuruyorsunuz ya da çocuğunuz oluyor hatta çocuklarınızı okuturken bir sabah işe geliyorsunuz ve vekil size çalışamayacağınızı söylüyor. Yıllarınız geçmiş, ev kirası, çocukların okulları, yeme içme... İş kusuru var mı yok. Bir süre sonra bakıyorsunuz vekil özel hayatındaki kişiyi sizin yerinize getirmiş ya da yeğenini işe almış. Yaşandı mı yaşandı. Hem de CHP'de. Bundan 1 ay önce İzmirli bir milletvekili hem de meclisin en kıdemli danışmanıyla yolunu ayırdı. Tabi 1 günde olmaz bazı şeyler yaşatıla yaşatıla hazırlatılır. Sonra da sudan sebeple ayrılınır. Bunlar masa başı politikacıları. Değişiyorlar. Siyasetlerine bakın başarı hikayeleleri yok.

VEKİL ÖLDÜ DANIŞMANLAR İŞSİZ

Diğer bir olayda hiçbir güvencesi olmayan danışmanların hayatları üzücü olaylarla değişebiliyor. Şok vefatıyla milletvekilimiz Kazım Arslan'ı zamansız kaybettik. Şimdi 3 kişilik çalışanı bir anda işsiz kaldı. Kim sahip çıkacak. Nasıl iş bulacaklar? İşte meclisin vahşi kapitalizmin bir örneği.

CHP'li milletvekillerine önerim; VİP'i kullanmaktan vazgeçin, halkın arasından binin uçağa.. Hatta koltuklarınız da önde olmasın, vatandaşın arasında olsun. Uçakta bari kendinizi göstermekten vazgeçin.

ÇEŞME'DEN İMAMOĞLU'NA 100 OY

Çeşme'den 100 kişi İstanbul'a oy kullanmak için CHP İlçe Başkanlığı'na başvuruda bulunmuş. Bu sayının daha da artacağı düşüncesindeyim.Her şey güzel olacak. Bir de Çeşme'nin turizm sezonu 23 Haziran'dan sonra açığı kapatacak şekilde tamamlanması dileğiyle.