Sonbaharda sanatla yeniden şekillenen bir rota: İZMİR
İzmir, doğası gereği bir açık hava sahnesidir. Denizden esen imbatın taşıdığı iyot kokusuna, asırlık sokakların fısıldadığı hikayeler karışır. Şehir, sadece içinde yaşayanları değil, sokaklarını arşınlayan her bir misafirini kendi ritmine uydurur. Ancak bu sonbahar, İzmir’in o alışılagelmiş, sakin ritmi bambaşka bir enerjiyle, sanatın ve kültürün nabzıyla atmaya hazırlanıyor. Dünyanın en kapsamlı kültür sanat projelerinden biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 24 Ekim - 1 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek İzmir ayağıyla kenti devasa bir tuvale dönüştürmek için kapılarımızı çalıyor.
Sanat, edebiyat ve kültür, yaşamın sıradanlığına karşı insanın geliştirdiği en zarif savunma mekanizmalarıdır. Gündelik hayatın karmaşası ve koşturmacası içinde çoğu zaman unutmaya yüz tuttuğumuz o "anlam arayışı", böylesi kapsamlı buluşmalarla yeniden gün yüzüne çıkar. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İzmir durağı, sadece bir etkinlikler silsilesi olmanın çok ötesinde; insana, mekana ve zamana dair sorulmuş estetik bir soru niteliği taşıyor. Bu yılki zengin programa baktığımızda, şehrin tarihi dokusuyla sanatın evrensel dinamizminin kusursuzca harmanlandığını görebiliyoruz.
Bir yazar ve kelimelerin peşinden giden bir sanat aşığı olarak, bu büyük organizasyonun İzmir etabındaki edebiyat ve felsefe duraklarının toplumda yaratacağı entelektüel kıvılcımı son derece önemsiyorum. Özellikle İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nın (İKSF) ev sahipliği yapacağı etkinlikler, bu kıvılcımın merkez üssü olacak.
"Geçmişten Geleceğe Kent Belgeciliği" gibi ufuk açıcı söyleşiler kentin hafızasını tazelerken; kelimelerin notalarla raks ettiği "Binbir Gecede Bir Gece" müzikli anlatısı ve yazar buluşmaları, okurla sanat arasındaki o görünmez köprüyü sahnede somutlaştıracak.
Sadece edebiyat değil; görsel sanatlar, tiyatro ve müziğin coşkusu da festival boyunca İzmir’in salonlarında ve meydanlarında yankılanacak. İzmir Devlet Tiyatrosu’nun sahneye koyacağı Nizamülmülk ve İki Yeşil Susamuru gibi derinlikli metinler tiyatroseverleri insanın içsel çatışmalarıyla yüzleştirmeye hazırlanırken; İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin dev prodüksiyonları Troya ve IV. Murat ile sahne sanatlarının o ihtişamlı ağırlığını iliklerimize kadar hissedeceğiz. Güz akşamlarının o tatlı serinliğini Mozart Akşamı ve Sonbahar Esintileri ile klasik müziğin dinginliğine bırakırken, Ege Üniversitesi AKM’de yankılanacak Zeki Müren Şarkıları konseriyle Türk sanat müziğinin eşsiz nostaljisine sürükleneceğiz.
Öte yandan, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İzmir ayağının bir de kitleleri bir araya getiren devasa bir müzikal boyutu var. Festivalin en yüksek sesli nabzı şüphesiz Gündoğdu Meydanı’nda atacak. Ceza’nın kelimelerle dans eden ritimleriyle coşarken; Murat Boz, Simge, Derya Uluğ, Sefo ve Özcan Deniz gibi popüler müziğin dev isimlerinin ardı ardına vereceği ücretsiz açık hava konserleriyle, on binlerce İzmirli tek bir yürek olup şarkılara eşlik edecek. Kordon’un ritmi, salonların sanatsal ağırlığıyla kusursuz bir denge kuracak.
Kültür, elbette sadece sahnede ya da sayfalarda değil; kentin ortak yaşam alanlarında ve mutfağında da nefes alır. Festivalin gastronomi rotası, İzmir’in asırlık boyoz fırınlarından ve şambalicilerinden başlayıp Michelin Rehberi’ne giren çağdaş şef restoranlarına uzanan bir köprü kurarak, kentin lezzet hafızasını modern dokunuşlarla yeniden yorumluyor. Gündoğdu Meydanı'nda kurulacak Çocuk Köyü ise minik kalplere sanat tohumları ekerek, bu ulusal şölenin coşkusunu yarının sanatseverlerine taşıyor.
Unutmamak gerekir ki, kültür ve sanat faaliyetleri sadece izleyicisine değil, ev sahibi olduğu şehre de karakter katar. 24 Ekim’de şehrimizde perdelerini açacak olan Türkiye Kültür Yolu Festivali, sadece pasif birer seyirci olmaktan çıkıp, sanatın bizzat aktif bir katılımcısı olmamız için hepimize uzatılmış zarif bir davetiye.
Şimdi, ajandalarımızda günlük telaşlara, bitmek bilmeyen iş koşturmacalarına ve rutine kısa bir es vermenin tam zamanı. Sanatın iyileştirici, dönüştürücü ve en önemlisi birleştirici gücünü zihnimizde ve kalbimizde hissetmek üzere, Kültür Yolu'nun İzmir rotasında buluşalım.