folkart, orion,

İZVAK-Medya buluşmasında aldığım notlar...

İZVAK bu sabah İZTO’nun terasında İzmir’in kulüp başkanlarıyla medyayı “geleneksel medya buluşması”nda bir araya getirdi. Toplantıya İzmirspor dışında tüm kulüp başkan ve temsilcileri katıldı. Altınordu’yu CEO Barış Orhunbilge, Buca’yı Asbaşkan Mehmet Sevinç ile Menemenspor’dan temsilci; Göztepe, Altay, Karşıyaka, Ülküspor, Bergama Belediyespor başkanları katıldı.

İzmir Spor Kulüpleri Birliği Vakfı Başkanı Ali Erten, toplantıyı önceki gün toprağa verilen Göztepe’nin efsanelerinden Nevzat Güzelırmak için başsağlığı dileyerek açtı. Erten ve kulüp başkanları ile temsilcilerinin kısa konuşmaları sonrasında toplantı soru-yanıtlarla sürdü. Toplantı bitiminde ise hatıra fotoğrafları çekildi. Toplantıya damga vuran ise Altınordu Başkanı Özkan’ın geçtiğimiz günlerde kulüp sitesinde yayınlanan yazısı ve Göztepe Başkanı Sepil’in açıklamaları oldu.

Erten, İzmir’in her biri önemli bir marka olan asırlık altı kulübe sahip olduğuna dikkat çektikten sonra statlara değindi. Gürsel Aksel Stadı’nın mükemmel bir stat olduğuna vurgu yapan Erten, Alsancak Stadı’nın yüzde 80 tamamlandığını ancak salgın koşulları nedeniyle yavaş çalışıldığı için sezonun ikinci yasına da yetişmeyeceğini ve muhtemelen gelecek sezon hizmete gireceğini belirtti. Süper Lig’de 2020-2021 sezonunun Adnan Süvari Sezonu olması için kulüplerin ortak bir mektupla TFF’ye başvurduğunu, İzmir’in diğer önemli kuruluşlarının da keza mektup yazdığının altını çizen Erten, henüz bir gelişme olmadığını; sabırla beklediklerini, en azından gelecek sezon için beklentileri olduğunu ifade etti. Erten, konuşmasının sonunda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e de teşekkür ederek aktardıkları can suyunun çok değerli olduğunu, bu desteğin çok zor geçecek bu sezon boyunca da devam etmesini beklediklerini ifade etti.

Kulüpler Birliği Vakfı ve Göztepe Başkanı Mehmet Sepil de Tunç Soyer’in yardımcı olduğunu, yardımın formülasyonunu kulüp başkanlarına bıraktığına işaret etti. Sepil, hiçbir büyükşehirde olmayan bir dayanışmayı İZVAK üzerinden gerçekleştirdiklerini; İzmir olarak kent bilincini, spor bilincini yaygınlaştırmak durumunda olduklarına vurgu yaptı. Büyükşehir oldukları için çok takıma sahip olduklarını ama hepsinin de desteklenmesi gerektiğini ifade eden Sepil, İstanbul’un Süper Lig’de altı takımla temsil edildiğini, İzmir’de de takım sayısının artması gerektiğini belirtti.

Sepil’den Önemli Açıklamalar

Sepil, gelen bazı sorulara özetle şu yanıtları verdi:

-“Mehmet Seyit Özkan’a hepimizin sahip çıkması gerekiyor. Özkan gibi üretmeye çalışan bir başkan da zorlanıyor; yetiştirici koruyan, destekleyen bir şey yok.

-“İzmir kulüpleri birbirine daha çok sarılmak zorunda. İzmirli iş insanlarının, kuruluşların bu konuda daha çok devreye girmesi lazım. Örneğin, Göztepe formasında İzmirli bir sponsor yok, İstanbul’daki çevremde sponsorlar bulabildik.

-“Göztepe Gürsel Aksel Stadı İzmir halkına açık bir ortam olacak. Salgın bazı adımlarımızı geciktirdi ancak zamanla ünite ünite hedeflerimize ulaşacağız. Stat turu bile olacak. Yürüyüş için çatı ortamı, taraftar meydanı, müze, ticari üniteler zamanla adım adım devreye girecek.

-“Dünyada artık kulüplerin dernek olarak yönetilmesinden şirket olarak yönetilmesine geçildi büyük ölçüde. Doğru yaptığımızı düşünüyorum. Dernek yöneticileri harcamalarında sorumluluk duymuyor, çünkü hesap verecek bir yasal düzenleme yok. Örneğin Üç Büyükler milyar dolarlar düzeyinde ekside. İflas gibi. Ama şirkette öyle olmuyor. Hazırlanmakta olan spor yasa taslağı da kulüp yöneticilerinin sorumlu tutulacağı bir perspektif içeriyor. Yöneticilere mali sorumluluk getiriyor.

-“Tarafatarlara dernek üyeliği değil de aidiyetlerini hissedecekleri başka bir platform oluşturmanın hazırlıklarını yapıyoruz.

-Göztepe’ye yatırım yapmak isteyen yatırımcılar var ve görüşüyoruz. Kimisi yüzde 10-20 hisse istiyor. Daha fazla isteyen de var. Olabilir. Neticede ben bir gün burada olmadığım zaman Göztepe’nin kendi kendisini idame ettireceği bir kimlik edinsin istiyorum. Az bir oran da olsa, fazla bir oran da olsa yatırımcı benim bir müddet daha kulübün başında olmamı istiyor. Üç dört fonla görüşüyoruz. Somut bir gelişme olursa da ilk olarak sizlerle, İzmir basınıyla duyururum.”

Orhunbilge, Özkan’ın Mektubuna Açıklık Getirdi

Altınordu CEO’su Barış Orhunbilge İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, Akdeniz’in de önemli bir kenti olduğunu vurgulayarak sorulan sorular üzerinden Başkan Özkan’ın sitem kokan açıklamasına açıklık getirdi. Altınordu’nun başlıca mottolarından birinin de “Türkiye’nin Altınordu’su” olduğuna dikkat çeken Orhunbilge, yetiştirici bir kulüp olarak ilgili kurumlardan yeterli destek alamadıklarından yakındı. Spor Toto 1. Lig’de 75 bin TL yetiştiricilik bedeline işaret eden Orhunbilge, Özkan’ın açıklamasının bu bağlamda değerlendirilmesi gereğine işaret etti. Özkan’ın sadece parasını değil, zamanını, bütün hayatını Türk çocuklarına vakfettiğini ifade eden Orhunbilge, TFF’ye yetiştiricilik konusunda yazdıkları iki dilekçeye yanıt bile alamadıklarını belirtti. Tabii şaşırtıcı bir durum ve aklıma “yerli ve milli” mottosu geldi iktidar partisinin; Türkiye’nin en önemli yetiştirici kulübü Altınordu eğer mesele oysa “en yerli, en milli” kulüp. Bu ters orantıyı kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Altay’dan Buluşmaya Övgü, KSK’dan Sevinçli Bakış

Altay Başkanı Özgür Ekmekçioğlu konuşmasında kulüplerle medyanın karşılıklı olarak ilişkileri sıcak tutan bir yaklaşım içinde olmalarının önemine değinirken, KSK Başkanı Turgay Büyükkarcı iki siyasi partinin KSK Stadı için bir araya gelmesinin değerinin altını çizdiği konuşmasında statla ilgili çok önemli eşikleri aştıklarını, iki hafta sonra daha somut bir müjde verebileceğini ifade etti.

XXX

Toplantıda bendeniz de bir söz aldım ve İZVAK zeminindeki İzmir kulüplerinin dayanışmasının önemine işaret ederek kurulan bu masanın önemli olduğunu, bu platformun İzmir’in bütün kurum ve kuruluşlarıyla da ilişklerinin güçlenmesi gerektiğine vurgu yaptım. Açık bir gerçek var ki, İZVAK üzerinden yapılacak girişimler daha güçlü oluyor ve makul bulunuyor. Örneğin, yerel yönetimler bir kulüple dayanışma geliştirmeye çekinebiliyor siyasi kaygılarla; çünkü bir kulübe yardım edilse diğer kulüp taraftarlarının sitemine maruz kalabiliyorlar. Ancak İZVAK üzerinden yapılacak girişimler daha yumuşak ve sonuç alıcı bir ilişkiye yol açabiliyor.