İzmir'den Barış'a giden mektubun hikayesi
İbrahim Aktaş aradı geçenlerde ve cezaevindeki Barış Terkoğlu’na bir mektup yazdığını, mektubu ulaştırmak için yardımcı olmamı istedi. E-posta ile gelen mektupta çok güzel de bir şiir olduğunu gördüm ve Terkoğlu’nun eşine de ilettim mektubu. Fakat o naif mektuptaki güzel şiiri kamuya da açmak istedim ve Aktaş’tan izinle Odatv4.com’da yayımladık.
24 Ocak 2019’da Bornova’daki Uğur Mumcu’yu anma panelinde Barış Terkoğlu, Işık Kansu ile birlikte Hakan Dirik’in moderatörlüğünde panel masasındaydık. Aktaş da Bornova Belediyesi’ndeki görevi nedeniyle paneldeydi ve sonrasında da akşam hep birlikte olmuştuk güzel bir masada. Aktaş, o gün tanışmıştı Barış Terkoğlu ile.

Barış’ın Annesi Şiiri Okuyunca…
Mektubun geldiği akşamın ilerleyen saatlerinde bir vatsap mesajıyla karşılaştım. Mesaj, Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar’dandı. Mektubu ve şiiri okumuştu. Anlaşılıyordu ki mesajdan, Odatv’den mektubu ve şiiri okuyup son derece etkilenen birisi daha vardı; Barış’ın annesi Yaşar Terkoğlu.
"Az önce Ayhan Kara Bey’in Odatv'de yazdığı bir yazısını okudum.
İbrahim Bektaş isimli yüreği güzel bir insanın Barış'a mektubunu ve Barış'a ithafen yazdığı şiiri köşesine taşımış. Çok duygulandım. Onur duydum.
Tanımayı çok istiyorum. Bu salgın günlerinde bu durum gerçekleşmez biliyorum.
Bu kara günler geçtikten sonra, kara bulutlar dağıldığında bu güzel insanı bizzat ziyaret etmek istiyorum. Onun öncesinde kendisini telefonla arayıp teşekkür etmek istiyorum. Bu konuda bana yardımcı olur musun? Ayhan Bey’de varsa bu güzel insanın telefon numarası benim için isteyebilir misin?"
Ve O Buluşma
Çağdaş’ın vatsap mesajından Yaşar Hanım’ın iletisini okur okumaz Aktaş’ın telefonunu ilettim. Sabah erken konuştular.
Bir anne, hapisteki bir gazetecinin annesi şiirde evladını bulmuştu, onu kucaklaşmıştı belli ki o güzel şiirde.
Atılı Suçun Dayanağı Yok
Barış’ı ilk gençliğinden bu yana tanırım. İTÜ Makine Mühendisliği mezunudur. Ancak düşünce hayatına, yazıya, gazeteciliğe gönül verdi. Bendenizin deyimiyle şimdi o bir “genç üstat”. Günümüzün “Uğur Mumcu’su”. Bakın bu nitelemeler kolay yapılacak nitelemeler değil ve hapiste diye moral vermek için altını çizmiyorum. Çoktan beridir Barış için söylüyorum.
Barış’ın tutuklandığının hemen ertesinde 7 Mart’ta Çağdaş Gazeteciler Derneği İzmir Temsilciliği’nin TSKM’de düzenlediği panelde de değindiğim gibi, Barış’ların bir ‘suçu’ yok, dert dava “Metastaz’ı vb. kitapları neden yazıyorsunuz?”! Murat Ağırel de Sarmal’ı yazmasaydı tutuklanacak mıydı, sanmıyorum!
İddianamesi İstanbul 34. Ağır Ceza’ya düşen soruşturma hukuki dayanaktan yoksun.
İfşa’nın ifşası olmaz. Bu yanlış Anayasa Mahkemesi’nden döner. Odatv4.com için anayasa hukuku hocası Prof. Dr. Süheyl Batum ile kapsamlı bir mülakat yaptım(Meraklısı Barış’ların yaşadığı süreci ve sürecin nereye evrilebileceğini söz konusu haber portalından okuyabilir ve fikir edinebilir).
Aynı şekilde, Barış için yazılan o şiiri kaçıranlar da Son Kale’deki önceki yazılardan girip okuyabilir.
En kısa zamanda Barış’ların dışarıda olacağı günlerde Yaşar Hanım’ın Aktaş’ı kucaklayabilmesi dileğiyle nokta koyalım yazıya.
