folkart, orion,

Sağlık kimin umurunda!

Yoğun çalışma temposu, uzun süreli ve kesintisiz çalışma ortamı, belirsizlikler, bir de üstüne bazı idareciler tarafından uygulanan mobing... Bu durumda sağlık çalışanları mutlu değilken hastalaları nasıl mutlu edecekler. Anlayacağınız sağlık personeli saatli bomba gibi. Yazın geldiği şu günlerde deniz kıyılarında da büyükşehirlere göre durum farklı değil. Bodrum'un nüfusu kışın 150 bin, yazın milyona çıkıyor. Çökmüş bir devlet hastanesi var. Annem ve kardeşim Bodrum'da yaşıyorlar ve annem için verilen randevu 15 gün. İki yıldır kabası biten devlet hastanesinin hayata geçirilmesi için ne bekleniyor?

KARDİYOLOG YOK, UMUT DA YOK..

Gelelim yeni memleketim İzmir'e... Kamu hastaneleri ihtiyaca cevap veremezken, şehir hastanesinin yapımı devam ederken, ilçelerde durum dahada vahim. Çeşme Alper Çizgenakat Devlet Hastanesi gibi... CİMER'e yazı yazdım; "Eşim tansiyon hastası, hastanenizde yıllardır kardiyolog yok. Yazın nüfus artışı kapıda."

İLAÇ YAZDIRMAK İÇİN 90 KİLOMETRE..

Gelen cevap; "Hastane C grubundan B grubuna yükseltildi. Hastaneye gerekli atamalar yapılacak."

Ay geçdi. Tayinler kamuda yılda iki defa oluyor. Dermotolojiden randevu aldım gittim. O sırada başhekimlikte yetkili bir doktorla görüştüm. Onlar da bilmiyor. Bakanlıktan haber yok geçmiş olsun. 21'nci yüzyılda ülkenin en popüler turizm ilçesinde ilaç yazdırmak için 90 kilometre uzaklıktaki Urla Devlet Hastanesi'ne gideceğiz.

KRONİK RAHATSIZLIĞI OLAN GELMESİN!

Özellikle İzmir'in Batı'sındaki hastaneler bu konuda çok dertli. Kamu hastanesi de özel hastane de yetersiz. Özel Medicana Hastanesi yatırımını 1 yıl sonraya açmaya karar vermiş. Toplanılan paralar nereye gidiyor. Benim zamanımı ve giden paramı kim karşılayacak. Konuştuğum yetkili dedi ki kronik hastalığı olan ve maddi imkanı olan Çeşme’ye gelmesin, sağlık standartı düşük. Zaten parası olmayanın Çeşme’de ne işi var. Otopark 40 TL, iki kişi yemek 300 TL. Ev kirası 2 bin TL. Ama şehre göre yarısı kadar metrekare.

Biz dönelim konumuza. Ey Sağlık Bakanlığı sen ne yapıyorsun. İktidarın bütün hesabı algı. Dev hastaneler dev havaalanları dev köprüler ama paralar vatandaştan çıkıyor. Gelelim Çeşme hastanesine. Dün gece de bir arkadaşım için acile gittim. Gündüz ve gece geçirdiğim süreçlere bakarsak hastane iyi yönetiliyor. Ben önce hastanede tuvaletlere bakarım, sınıfı geçtiler.

Halkımız randevu sistemine alışamadığından çat kapı gidip kuyrukta sabırsızca beklemeyi seviyor. Doktorların hizmet ortalamamsı yüksek, güleryüzlüler… Heralde denizin ve güneşin etkisi var. Az da olsa kendilerine zaman ayırabiliyorlar. Ankara’daki hastanelerden sonra burası çok renkli. Güneşten yanmış şortlu kadın erkekler, tonton yaşlılar sabırlılar nazikler. Keşke her yer böyle olsa. Anlayacağınız hastane yönetimine verilen olanaklar ölçüsünde büyükşehirlerdekinin ötesinde iyi bir kamu hastanesi gördüm. Keşke Sağlık Bakanlığı da bunu görse ve başta kardiyoloji olmak üzere atamaları gerçekleştirse. Bir sözümde bölgedeki başta iktidar olmak üzere her türlü siyasi parti milletvekillerine.. Ne o tatile mi çıktınız. Vatandaş sorunlara çözüm bekliyor yazlıklarınızdan çıkın..

NE OLACAK BU İNTERNETİN HALİ

Düşünebiliyor musunuz yıl 2019 bir alt sokaktaki evde internet var bir üst sokakta yok. Şaka gibi. Proje hazır, taşeron firma bir gün çalışıyor, üç gün gelmiyor. Ben Ankara’dan aboneliğimi getirdim. İki ay para ödedim, sordum dondurun dediler. Proje hazır biz başlıyacağız iki aya bitiririz. Ama ana cihaz Ankara’dan gelecek, tarih veremeyiz diyorlar. Cihaz Çin’den geliyor, adetli geliyor. Ankara’nın insafına kalmışız. Torpili olan kapıyor. Pazartesi Kaymakama gidip çayını içeceğim. Dilerim Çeşme’nin bu sorunları devlet baba tarafından çözülür.