Mekke Savunma Anlaşması komisyonda kabul edildi

Mekke Savunma Anlaşmasına göre taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılacak.

  • | Son Kale İzmir

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke ittifakı anlaşmasının Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi. Gözler şimdi Genel Kurul görüşmelerine çevrildi.

TBMM Dışişleri Komisyonunda görüşülen Mekke Savunma Anlaşması kabul edildi. 

Görüşme öncesi Komisyon Başkanı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü komisyonda anlaşmaya yönelik değerlendirmelerde bulundu. 

“Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz.' inancıyla, krizlerin sonlandırılması için tüm diplomatik imkanlarımızı kullanmaktayız. Çevremizdeki tüm coğrafyalarda, ‘bölgesel sahiplenme’ ilkesiyle güvenliği ve refahı artırmayı hedefliyor; meselelere ayrıştırıcı değil, birleştirici bir vizyonla yaklaşıyoruz. Zira sorunların dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi meselelerinde ortak sorumluluk üstlenmesiyle çözüleceğine inanıyoruz." mesajını veren Fuat Oktay şunları söyledi: 

-"İşte bugün Komisyonumuzda görüşeceğimiz “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”, bahsettiğim bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son

“GİDİŞATA DUR DENİLMELİ”

-"Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata dur denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır."

“TAHRAN'DA YAPILAN GÖRÜŞMELER DEĞERLİDİR”

-"Mekke Anlaşması ile “stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve birlikte çalışma kültürünü büyüterek, Orta Doğu’da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesi” kayda değer bir gelişmedir. Dün Tahran'da yapılan görüşmeler bu anlamda kıymetlidir."

Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, “Mekke Anlaşması, üç ülke arasındaki özel dostluk ilişkilerinin bir uzantısı olmanın yanısıra, bölgemizde ihtiyacı giderek daha fazla hissedilen bölgesel sahiplenme anlayışının da somut bir üründür.” ifadelerini kullandı. 

Gümrükçü değerlendirmelerine şöyle devam etti:

-"Nitekim bölgemizdeki sorunların daha da çetrefil bir hale geldiği günümüzde, Anlaşmanın tarafı üç ülke, bu sorunlara dışardan çözüm bulunmasını beklemek yerine, kendileri sorumluluk üstlenerek, işbirliği ve kolektif savunma anlayışına dayalı bir bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımını atmış ve bu yönde oluşturulacak kurumsal yapının hukuki zeminini ortaya koymuştur."

-"Mekke Anlaşması’yla zemini oluşturulan bu yapının, sadece taraf üç ülkenin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı yapması; karşılıklı güven temelinde diyalog ve işbirliğini güçlendirerek, bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı yaratması; esasen büyük bir potansiyele sahip olmakla birlikte on yıllardır devam eden çeşitli kriz ve ihtilaflar nedeniyle bu potansiyelini hayata geçirememiş bulunan bölgemizde, bizzat bölge ülkelerinin kendi sorumluluğu ve sahipliğinde bir barış istikrar ve refah vizyonu ortaya koyması hedeflenmektedir."

“ANLAŞMA HERHANGİ BİR ÜLKEYİ HEDEF ALMAMAKTADIR”

-"Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır."

Bu haliyle, Anlaşma bölgede herhangi bir kamplaşmayı değil bütünleşmeyi öngörmekte, bölücü değil kapsayıcı bir vizyon içermektedir.

Bu genel ilkeler ışığında, Anlaşma daha operasyonel düzeyde ise,

-Kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini,

-Uluslararası güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulmasını,

-Silahlı kuvvetlerin birlikte çalışabilirliğinin, karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim programları ve tatbikatlarla artırılmasını,

-Savunma sanayinde, ortak üretim ve teknolojik paylaşımı dahil işbirliğinin desteklenmesini,

-Terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesini

-Tarafların birbirlerine anlaşma hükümlerinin uygulanması kapsamında lojistik destek sağlamalarını öngörmektedir.

Son olarak, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin diğer ittifaklarından veya anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığını veya bunların yerine geçmediğini de belirtmek isterim. Nitekim anlaşmada da bu yönde açık bir hüküm bulunmaktadır.

Aksine, güvenliğin bölünmezliği ilkesi doğrultusunda ve bu çerçevede özellikle de Avrupa-Atlantik coğrafyası ile Orta Doğu bölgesi arasında güvenlik alanındaki karşılıklı etkileşim ışığında, Mekke İttifakıı’nın, geniş Orta Doğu bölgesindeki güvenlik ve istikrara yapacağı katkılarla, başta NATO olmak üzere Avrupa güvenliğine dair üyesi olduğumuz tüm çok taraflı platformlar için esasen tamamlayıcı bir nitelik taşıması öngörülmektedir."

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma ortaklığının mimarı olan anlaşma, 16 maddeden oluşuyor. Anlaşmaya göre, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılacak.

TEHDİT ALTINDAKİ ÜLKEYE DESTEK

Taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" çerçevesinde, saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere destek sağlayacak.

Anlaşma, taraflar arasında savunma sanayii ve güvenlik alanında da derin bir işbirliğini şart koşuyor. Buna göre, savunma yeteneklerini geliştirmek amacıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatlar yapılabilecek.

ANLAŞMA EN AZ 10 YIL GEÇERLİ OLACAK

Taraflar, yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. 10 yılın ardından ise en az 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.

BÜTÇE MESAİSİ SÜRECEK

Meclis'te yeni haftada bütçe mesaisi de devam edecek. Salı Günü Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ile Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeler gerçekleşecek.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmelere katılarak milletvekillerinin sorularına cevap verecek.

Komisyon, çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay'ın bütçelerini görüşecek.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz