folkart, orion,

Ege İncisi’nin toplantısında

Bugün öngün (arefe), yarın Ramazan (Şeker) Bayramı. İzmir’in üzerinde yapay ve provakatif karabulutlar toplamaya çalışanlara inat, güneşli ve güzel bir konu kaleme alalım bugün. İzmir’de güzellikler bitmez, bitmeyecek.

XXX

Ama önce kısa bir değini farz oldu. FETÖ’nün bir zamanlar 15 Temmuz’a giden yolda orduyu dizayn etmek için devreye soktuğu “Taraf” metrukesinde de yazan ve Boşnak kökenli yurttaşlarımıza hakaretten bir süre sütunlardan uzak kaldıktan sonra yeniden yandaş basında boy göstermeye çalışan “İzmir değerleri”nden uzak İzmirli R.O.K aklı sıra kurnazlık yapacak ya, son yazısını İzmir’deki malum provokasyona ayırmış güya ve CHP İzmir’i birbirine düşürecek kıvamda zırvalamış. Aklı sıra ateşi yakıp ilk odunları atmış!..  Ancak avucunu yalarsın!.. Ona bu kadar yeter, biz “Güzel İzmir”deki güzel bir gelişmeye geçelim…

XXX

ZABITA ARTIK SOKAK ESNAFI İÇİN KABUS OLMAYACAK

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da içeren dört günlük sokağa çıkma yasağının ardından geçtiğimiz çarşamba akşamı çok enteresan bir toplantıya davetliydim. İzmir’de sokaktaki ekonominin nabzını tutan Dr. Osman Sirkeci ve Prof. Kamuran Elbeyoğlu’nun düzenlediği toplantının katılımcıları arasında Ticaret Bakanlığı İzmir Temsilcisi Mustafa Güzen, İzmir Büyükşehir Sebze Halleri Şube Müdürü Sinan Arslan, İzmir Büyükşehir Başkan Danışmanı Onur Yıldırım ile İzmir Büyükşehir Roman çalışma grubundan isimler de vardı. Toplantının ana katılımcıları ise yeni kurulan “Sınırlı Sorumlu Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi” yönetici ve üyeleriydi. 50’ye yakın üyeyle kurulan ve tescil edilerek faaliyetine başlamak üzere olan kooperatif bu toplantıda İzmir Büyükşehir’le bir araya gelirken heyecanlıydı. Bu güzel başlangıçtan sonra attıkları adımın bir rüya değil gerçek bir ileri adım olduğunu görecekler kuşkusuz ama buraya kadar Büyükşehir onlar için büyük çoğunlukla “zabıta kabusu”na dayalı endişeli süreçlerdi.

Geride kaldı artık o endişeli süreçler; çünkü hep söylediğim ve ezberlendiği gibi zabıta-seyyar esnaf bundan böyle birbirinin zıttı değil, biri kaçan biri kovalayan değil; partner olacaklar.

“Ege İncisi”, mevsimine göre çeşitli ürünleri sokakta halkla buluşturan esnaflardan oluşuyor. Çoğu üye dededen ya da babadan beri bu işi yapıyor. Çoğu gözünü sokak esnafı olarak açmış. Şimdi beklentileri bir düzen içerisinde ve kaçsız göçsüz bu işi yapmak. Kendilerine özgü tasarlanan araç ve kıyafetleriyle hem de.

UMUTLARI VAR

İzmir’de 15 bin civarında sokak esnafı var. Aileleriyle birlikte ele alındığında en az 60 bin kişiden söz ediyoruz. Bunlar metropolde, bir de dış ilçelerdekiler var. Ayakkabı boyacısından tutun da çiçekçisine; mısırcısından kestanecisinden simitçi ve boyozcusuna; söğüşçüsünden baloncusuna ve pamuk helvacısına, midyecisinden piyangocusuna kadar… Ege İncisi, daha ziyade mevsimine göre mısır, kestaneden farklı meyvelere kadar seyyar iş yapanların kooperatifi. Arka sıralara önem veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer’i dikkatle izliyorlar; ondan bir umutları var. Büyükşehir bünyesinden kurulan ve başında Osman Sirkeci’nin olduğu Sokak Ekonomisi Şube Müdürlüğü’nden umutları var. “Herkesin bir davası var, bizim tek davamız ekmeğimiz” derken o kadar sahiciler ki… Bir diyorlar ki; “1970’lerden beri dededen babadan oğula hakaretler duyarak, itilip kakılıp hor görülerek, bazen dayak yiyerek hizmet verdik. Gayemiz artık bir düzen içinde hizmet vermek ve statü kazanmak,.. Her türlü denetime de razıyız. Nizami bir şekilde güzel İzmir’imize hizmet etmek istiyoruz.”

Sahi, “Ege İncisi” üyesi sokak esnafları; İzmir’in dört bir yanındaki sokak satıcıları çok şey mi istiyor?

CİDDİYE ALINACAK BİR SOSYAL TAMPON MEKANİZMA

Belki onları derme çatma kamyonetleriyle sokak aralarında koronavirüs sürecinde sokağa çıkamadığımız günlerde daha çok gördük, kıymetini, yerini, değerini anladık değil mi? Belki sokakta onlardan bir boyoz almayı özledik, bir çiçek yaptırmayı, bir kese kağıdı içinde erik almayı…

İzmir’de sokak esnafı çağ atlayacak ve aslında İzmir çağ atlayacak. Eminim İzmir’den çıkan bu kıvılcım memleketin dört bir yanında yankı bulacak. Düşünün; işsizlik diz boyu memlekette ve aslında sokak esnafı bu işsizliğin bir yansıması ve ekmek parasını sokaktan çıkarma derdinde. İşsizlik sigortası yok ama böylesi sosyal tampon mekanizmalar var iyi ki. Mesele, sokak esnafını “insan yerine” koymak ve kurallar içinde endişesiz ekmek parasını çıkarmasına ortam sağlamak.

Ege İncisi’ne başarılar diliyorum, darısı başka kooperatiflerin başına.

Not: Son Kale İzmir ekibine, yazarlarına ve okurlarına her şeye karşın mutlu bir bayram diliyorum; sağlık ve esenlikle… Sosyal adalet, eşitlik, hukukun üstünlüğü, doğaya ve insana saygının öne çıktığı bir koronavirüs salgını sonrası da beklentim.