Göztepe’de Sahadaki Sorunlar ve Çözümleri
Süper Lig’de İstanbul’dan 5, Ankara ve Antalya’dan 2 takım var. Malum, geçen sezon ilginç bir kararla düşen üç takımın ligde devamı söz konusu olunca Süper Lig 21 takımla oynanıyor bu sezon. “Bu sezon” diyorum, çünkü sezonun adı yok! Yıllardır Süper Lig’i her sezonuna bir futbol insanının ismi verilmesine karşın bu sezon “no name”! Süper Lig’de Türkiye’nin üçüncü büyük metropolü İzmir ise tek takımla temsil ediliyor. Oysa İzmir, futbolun doğum yeri memlekette ve Göztepe, Karşıyaka, Altay, Altınordu, İzmirspor gibi köklü kulüplere sahip. Mehmet Sepil’in kulübü 8 yıl önce devralmasından sonra Göztepe adeta küllerinden yeniden doğdu, 2. Lig ve 1. Lig şampiyonluklarının ardından ve 14 yıl sonra çıktığı Süper Lig’de dördüncü sezonunda.
SEPİL’İN TEKNİK DİREKTÖR PROFİLİ
Göztepe’nin başında geçen sezonun dokuzuncu haftasından bu yana iki sezondur genç bir teknik direktör, İlhan Palut var. Başkan Sepil, Süper Lig’de ilk deneyimini yaşayan genç teknik direktörlere güvenip takımın anahtarları veriyor. Tamer Tuna, Bayram Bektaş’tan sonra şimdi de İlhan Palut. Üçü de ilk olarak Göztepe’yi çalıştırdı Süper Lig’de ve üçü de 40 yaşın biraz üzerinde görev aldı.
İlk sezonunu Tamer Tuna ile altıncı sırada tamamlayarak büyük sükse yapan Göztepe, ertesi sezon Kemal Özdeş ile düşme tehlikesi yaşadı ve yeniden takıma kurtarıcı olarak dönen Tuna ile zar zor da olsa kurtuldu. Üçüncü sezon tatsızdı, Palut ile iyi bir ilk yarıya karşın ikinci yarıda kötü bir gidiş ve düşme tehlikesi olmasa da tehlike sınırının biraz üzerinde tamamlanan bir sezon oldu sarı kırmızılılar için.
GENÇLEŞEN VE YERLİLEŞEN GÖZTEPE’DEKİ EKSİKLER
Bu sezon, takım iki buçuk yaş gençleşti. Üç sezonun 30,5 yaş ortalaması 28’e indi. Takım Süper Lig’in en genç beşinci takımı durumunda. Aynı zamanda yerli ağırlıklı bir takım oluştu. Sarı kırmızılılar çok maça 8-9 yerli futbolcudan oluşan on bir ile başladı. Fakat bu sezon Serdar’dan sonra sol kanat sıkıntısı yaşanıyor. Tripiç henüz bekleneni vermekten uzak. Santrfor aşısı da bir türlü tutmadı Jahoviç ve Demba Ba sonrasında. Gelen gideni arattı. Şöyle kendisi de pozisyon üretebilen, şut çeken, kafa hakimiyeti yüksek yaratıcı ve yırtıcı bir santrfor edinemedi Göztepe. Bu sezon Ndiaye ve İdeye ile vasat bir çizgi oluşur, bu oyuncular mevcut performanslarının üzerine çıkarsa ne ala. Yoksa gol kısırlığı sürer. Arada gol kısırlığına çare olarak “birinci sınıf” bir santrfor alınır mı, bunu hocanın raporu belirler. Göztepe’de bir de “10 numara” sıkıntısı var. Guihlerme ile bu sıkıntı aşıldı diye düşünürken bu oyuncunun Çin pazarına yelken açması hesapları alt üst etti.
Göztepe’nin kalede sorunu yok. Bekleri ve stoperleri de alternatifli. Alpaslan’ın uzun süren sakatlığı handikap oluşturdu. İyileşen bir Alpaslan, Markoviç’in sağ stoperde verimli olduğu koşullarda Soner’in yanında ön liberoda oynayıp hücuma da daha sık katılabilir. Soner, Guihlerme’nin gelişiyle bir sendrom yaşadı ama giderek Palut onu yeniden kazandı. İyi bir Soner Göztepe için her zaman kilit isimlerden.
Takımı sürükleyen isimlerin başında bu sezon, Kaptan Halil ve kaleci İrfan Can ile bir ölçüde Atınç ile Ndiaye geliyor. Tabii Göztepe’nin bulunduğu yer ile doğru orantılı bu tablo. Daha üst sıralar için takımda her maçta en az 6-7 futbolcunun vasatın üzerine çıkması şart. Yoksa bu kadar olur. Palut’un bundan sonraki maçlarda sahadaki tüm oyuncuların maçlarda her şeyini ortaya koymalarını istemesi ve bunu yapacak, savaşacak oyuncuları tercih etmesi kaçınılmaz.
Göztepe bu haftayı boş geçiyor. 6 Ocak’ta ise deplasmanda Trabzonspor ile oynayacak 16. hafta maçında. 4 maçta alınan 1 puandan sonra zor maç. 5 Ocak’ta ise ara transfer başlıyor. Palut, yönetimden mutlaka takviye istemek durumunda. Aksi halde 4 takımın düşeceği ligde Göztepe için tehlike çanları çalabilir. Yukarıda da değindiğim gibi hocanın raporuna göre birinci sınıf bir santrfor, bir “10 numara” ve bir de sol kanat sarı kırmızılıların işini görebilir. Gassama’ya kulüp bulunur da Kerim Alıcı takıma dönerse iyi olur. Klas bir santrfor tercih edilirse kulüp bulunduğunda İdeye’ye de yol gözükebilir. Salgın nedeniyle 9 kişiyle sahaya çıkılabilecek ve 9 kişinin altına inildiğinde hükmen yenilgi gelen ligde olası sakatlıklar ve 40 maçlık uzun maraton göz önüne alındığında kadronun geniş tutulmasında yarar var.
Süper Lig’de kıskanılacak bir başkan ve yönetime, mükemmel tesislere ve stada, düzgün mali yapıya sahip Göztepe’de teknik ekip ve futbolcuların belirttiğim üç takviye ile üst sıralara sıçrama yapmaması için neden yok. Ki, o takviyeler yapılmasa bile mevcut ekiple asla alt sıralara yaklaşmayacak, ortalarda olsa da her takımın canını yakacak bir kadro da var. Yeter ki bütün enstrümanlar kullanılarak mental hazırlık iyi yapılsın, yeter ki herkes elinden geleni ardına bırakmasın, yeter ki armanın da hakkı verilsin. Bu arada Başkan Sepil, takviye için sinyal verdi, hatta ilk transfer de Ankaraspor’dan Beykan Şimşek alınarak yapıldı. Şimşek, 25 yaşında genç bir forvet arkası bir oyuncu.
SAHADA GÖRDÜĞÜM SIKINTILAR
Son olarak statta izlediğim son üç maçta takımda çok belirgin olan sorunlar şöyle gözüküyor: Bu takımda özgüven eksikliği var. Bu noktada üzerine basarak belirteyim, mental yaklaşım çok önemli. Futbolcular topu uzun süre ayağında tutamıyor ve çok pas hatası yapıyor; bu da özgüven yetersizliği yanında belki fizik güç eksikliğinden kaynaklanıyor gördüğüm kadarıyla. Fizik kondisyon çalışması maçsız haftada ve devre arasında önem taşıyor. Takımda şut çekmeme sorunu had safhada. Takımda en az 4-5 oyuncunun her maçta şut çekmesi, çerçeveyi bularak topa kaleyi gördüğü yerde vurması gerekiyor. Şut, gol demek. Direk girmese de kaleye şut, bunun tamamlanacak dönen topu var, rakibe çarpıp içeri girmesi var vb. 1-1 biten İzmir’deki son Karagümrük maçında gözüken başka bir hastalık da “son vuruş” beceriksizliği. Dört yüzde yüz gollük pozisyon son vuruş kalitesizliği yüzünden heba oldu. Maç 1-0 iken son vuruşlardan birisi kaliteli olsa maç Göztepe lehine kopardı. Teknik Direktör Palut, hiç takviye olmayacakmış gibi takımın bu eksikliklerini gidermekle karşı karşıya.
PALUT TARTIŞMASI GEREKSİZ
Bu arada… Hiç lafı dolaştırmadan not edeyim; Palut görevine devam etmeli, ligde ikide bir zırt pırt teknik direktör değişikliği iyi olmuyor. Bu lig artık Tamer’le, Bayram’la, Çağdaş’la, İlhan’la, Erol’la gidecek. 38-45 arası jenerasyon teknik patronluğun isimleri. Onlara şans veren Sepil gibi isimleri de korumak gerekiyor. Başkan Sepil’in yılbaşı öngününde basınla yaptığı toplantıda Palut’a net bir şekilde sahip çıkması da iyi oldu.
Not: Yeni yılın ilk yazısı bağlamında SON KALE Ailesi’nin ve okurlarının 2021’ini sağlık dileklerimle kutluyorum. Her şey gönlünüzce olsun.
