Hoşgeldin Peter Zulj...
Göztepe’nin evinde Antalyaspor’a kaybettiği maçta Göztepe Gürsel Aksel’deydim. O stat, o saha hiç o kadar ‘soğuk’ olmamıştı. Teknik Direktör Palut, maç sonrasında soyunma odasında futbolcularıyla vedalaşmış, ertesi gün de istifası resmiyet kazanmıştı. Altı maçlık kötü periyot ve kupadan elenmenin endüstriyel futboldaki trajik karşılığı bir kez daha yaşanıyordu istenmese de. Karakterli bir hoca olan, bence gelecekte Türk futbolunda yükselen bir değer olarak adından söz ettirmesini beklediğim Palut, doğrusunu yapmıştı; bu veda iki taraf için de iyi olacak diye düşünmüştü çünkü.
Maçtan Önce Kurduğum Cümleler
O vedanın ardından önce şunu yazmıştım: “Yeniden ayağa kalkmasını bilmiyorsan, düşmeyeceksin.” Ve demiştim ki, gerekçelerini ve dayanaklarımı da belirterek mealen özetle; “Göztepe ayağa kalkacaktır”.
Dün de Süper Lig’de önceki haftanın panoramasını yaparken Göztepe ile ilgili iki cümle kurmuştum.
Birinci cümle şuydu: “Yarınki maçlardan birisi de teknik direktörüyle yolunu ayıran ve yardımcı hocalarla maça çıkacak İzmir’in Göztepe’si ile Konyaspor arasında.6 haftada 1 puan alabilen sarı kırmızılılar deplasmanda en az 1 puan alarak evine dönüp moral bulmaya çalışacak. Psikolojik sınırı yüksek bir maç konuk takım açısından. Fakat geçen sezonki hoca değişikliği sırasında Göztepe’nin deplasmanda Trabzonspor karşısına yardımcı hocayla çıkıp 3 puanla evine döndüğünü de not edeyim.”
İkinci cümle de şu: “Üç puanlı ligde hemen her şey olabiliyor. Örneğin 19 puanlı 16. Göztepe 22 puanlı 10. Konyaspor’u devirse 10. sıraya kendisi gelecek!”
Yukarıdaki üç cümleyi kurarken aklım başımdaydı, yani ‘uçmuyordum’. Çünkü Göztepe’yi iyi biliyorum. Yakından takip ediyorum. Hangi durumlarda nasıl tepki vereceğini az çok biliyorum. Kısacası kahin değilim ama bugünkü Konyaspor maçının en kötü koşullarda beraberlikle sonuçlanacağını, hatta ikinci bir Trabzonspor vakası yaşanacağını tahmin ediyordum. Nitekim, Göztepe hem de deplasmanda Konyaspor’u 2 bininci profesyonel maçında üç güzel ve rastlantı olmayan golle, 3-2 ile geçerek haftalar sonra yeniden üç puanla tanıştı.
Bitirici Son Vuruş Ustası Maça Damga Vurdu
Göztepe’nin yeni transferi Peter Zulj, mukavelenin ardından iki antrenmanla ve ayağının tozuyla ilk on birde çıktığı maçta attığı iki güzel golle Göztepe’ye hayat verirken gelecek için de ümit vaat etti. Bu iyi sol ayak, belli ki son vuruşlarda etkili ve bitirici. Halil’le de hemen iyi bir uyum yakaladılar. Zulj, attığı iki golde de yerden çıkarılan toplara gelişine ve bilerek köşeye nefis vurdu. “Bir çiçekle bahar olmaz” derler ama “Hoş geldin Zulj” demeden de olmaz!
Bravo Marko
Bu arada Marko’nun ilk golü de mükemmeldi. İyi yükselip doğru yere vurdu kafayı. “Marko” demişken, daha önce de yazdığım gibi, geri dönecek bir Alpaslan ön liberoya geçebilir ve sağ stoperde Marko ile devam edilebilir. Bu da sarı kırmızılılar için bir kazanç olur.
Yasin Hoca ve İlhan Hoca takımı iyi hazırlamış, Zulj’u takıma çok iyi adapte etmişler gördük ki. Sahaya da en diri ve savaşacak isimleri sürdüler. Skoru aldıktan sonra da değişiklikleri yerinde yaptılar. Göztepe takım olarak iyi oynadı. İrfan Can’a notum, uzaktan şutlarda daha dikkatli olabilir.
Teknik Direktör Aceleye Gelmemeli
Göztepe’de şimdi sıra ara transferde klas bir sol kanat ile santrforda. Başka da transfer gerekmez. Bu arada Kerim’i de takıma döndürdü Göztepe, bu oyuncu da çalışıp takıma katkıda bulunur kanaatindeyim. Tabii bir de teknik direktörün adı konulacak. Sanırım, Başkan Sepil acele etmeyecek, yeni direktör belki de BJK maçına yetiştirilecek ve Gençlerbirliği maçına takımı yine kulübün yardımcı hocaları hazırlayacak.
