Huzurlarınızda İrfan Can Eğribayat
Bu sezon (Ne yazık ki TFF bu sezona isimlendiremedi ve o yüzden ‘bu sezon’ diyorum! Belki bundan böyle de “no name sezon” derim!) Göztepe’nin Kaptan Halil ve Nidaye ile birlikte takımda performansıyla dikkat çeken bir isim de kaleci İrfan Can Eğribayat. Ünal Karaman’ın ısınması ve sistemini oturtmasıyla birlikte son beş maçta yavaş yavaş yukarıya doğru ilerleyen ve 13 puan toplamayı başaran Göz Göz’ün bu başarısında yaptığı kritik kurtarışlarla kalesini büyük ölçüde gole kapatan genç kalecinin katkısı var kuşkusuz. En azından şöyle diyebiliriz rahatlıkla; İspanya Liginde Getafo, Yunanistan liginde Olimpiyakos gibi takımlarda forma giyen Megyeri gibi bir kaleciyi kulübede bıraktı; verilen fırsatı iyi değerlendirdi, hayal kırıklığı oluşturmadığı gibi kendisinden bekleneni verebildi. Megyeri, bu sezon Eğribayat’ın yokluğunda 2 lig maçında forma giyebildi. Rotasyonla da 2 Türkiye Kupası maçında. Onun dışında tüm maçlarda 90 dakika boyunca kalede hep Eğribayat oldu.

Başta Temkinli ve Kuşkuluydu Taraftarlar
Ancak, Göztepe teknik heyeti alt ligden gelen genç kaleciye kaleyi teslim ederken taraftar temkinli ve kuşkuluydu. Bu kuşkular ve temkinlilik transferin imza günlerinde Ekşi Sözlük’teki bazı girişlere şöyle yansımıştı:
“Eren, Arda ve Göktuğ gibi üç yedek genç kalecisi olan ve as kalecisi Beto'yu kaybeden Göztepe için garip bir transfer…” (6 Eylül 2020)
“Muhtemelen bu sene Göztepe'nin as kaleciliğini yapacak olan 22 yaşında genç kaleci. Mehmet Sepil ve İlhan Palut bu kadar genç bir kadro kurarak kumar oynuyor ama tutarsa da sezona damgasını vurabilir. İnsanlar kızıyor ama açıkçası emekliliği yaklaşmış adamlara para döküleceğine böyle gençlerden bir jenerasyon tutturmaya çalışmak bana daha çok heyecan veriyor.” (6 Eylül 2020)

Genç Kaleci Giderek Dağıttı Kuşku Bulutlarını…
Zaman geçtikçe, 2020-21 sezonunun ilk maçında da İrfan Can kaleye geçip kendisini göstermeye başlayınca Ekşi Sözlük’teki girişler de değişti, kuşku ve temkinli ifade dolu girişler yerini güvene, övgüye ve sahiplenme yaklaşımıyla uyarılara bıraktı. Eylül-ekim aylarındaki bazı girişler şöyleydi:
“Denizlispor'a karşı kazanılan 5-1'lik sezonun ilk maçında kaledeydi. Taraftarımızın Beto'nun gösterdiği performans ve kurtardığı maçlardan sonra tecrübeli bir kaleci istemesini anlıyorum ama bu çocuğa sabretmeliyiz. Bence kalitesi ve yeteneği var. Doğal olarak ilk maçında heyecanlı gözüküyordu ama hangi genç kaleci ilk maçında heyecanlanmaz ki? İrfan Can sezonun ilk yarısını as kaleci olarak geçirmeli, kaybedeceğimiz en fazla 4-5 maç olur ama kazanırsak kendi Uğurcan'ımızı, Altay'ımızı çıkarırız. İlk maçta görebildiğimiz kadarıyla ayağı gayet iyi, istediği noktaya topu atabiliyor. Hava toplarında da başarılıydı zaten, 1.92'lik boyuyla bu konuda avantajlı. Yediği golde refleksi biraz zayıf gözüktü ama hatalı bir gol yemedi heyecanına verebiliriz. (14 Eylül 2020)
“Kendisi kesinlikle sabredilmeyi hak eden bir kaleci. İyi ya da kötü olduğunu söylemek için çok erken, kesinlikle oynamaya devam etmeli. Yetenek açısından başarılı, sadece tecrübeye ihtiyacı var. Bu kadar hızlı şekilde, genç bir oyuncuyu kaybetme lüksümüz yok.” (22 Eylül 2020)
“Böyle devam ederse yakında adını çok farklı yerlerde göreceğiz. En büyük avantajı son üç senedir Adanaspor’da düzenli ilk 11’de oynaması. Türkiye gibi genç oyuncu yetiştiremeyen bir ülkede bu maç istatistiği çok büyük fark yaratır.” (3 Ekim 2020) “Bugün FB maçının 5-6’ya gitmesini önleyen yetenekli Göztepe kalecisi. Bugün yediğinin iki katını kurtardı.

“Bugün krallar gibi oynadı. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak tebrik ediyorum.
“Palut Hoca'nın Göztepe'ye kazandırmaya çalıştığı değer. Tam zamanında güveniyor, tam zamanında kaleye koyuyor çocuğu. Bizim tribünü bilirim; eğer maçlar seyircisiz olmasaydı ikinci maçtan sonra 30 yaşındaki Macar kaleci geçmişti kaleye. 15 yılımızı kurtarır şu çocuğu kazanmak ya da çok güzel paralar kazandırır kulübe. Seviyoruz efendim, 5 maçta sadece 1 kez şahsi hatasından dolayı gol yediğimiz 22 yaşındaki kaleci. Bunun yanı sıra çok top çıkardı.
“Karşı karşıya çok top çıkardı. Refleksleri de iyi. Fakat günümüzde ayağı iyi olmayan kaleciyi yedeğe bile almıyorlar. Umarım, sadece şut kurtarmak dışında da kendini geliştirerek daha iyi yerlere gelir ki henüz yaşı çok genç ve bolca zamanı var.
“Henüz önünde katetmesi gereken epey yol olan, ama istikbal de vaat eden bir kaleci. “Fener'e bilenmiş deniyor fakat bu sene diğer maçlarda da çok dikkat çekti. Muslera sonrası için Galatasaray'a yetiştirilebilir.
“Ligin en önemli kalecilerinden biri olduğunu bugün net şekilde göstermiştir. Adından daha çok söz ettirecektir.” (18 Ekim 2020)
Şenol Hoca’nın Öğütleri Kulağına Küpe Olmalı
Sadık okurlarım farkındadır, arada futboldan portreler kaleme alırım fakat hak edenler arasından seçerim. İrfan Can’la ilerlemeden “kalecilik” ile ilgili kendisi de bir zamanlar Trabzonspor ve A Milli Takım’ın yıllarca kalesini koruyan, bugünün A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş’ten bir anekdot nakledeyim; Zeynep Bilgehan’ın geride kalan Pazar günü yayınlanan Hürriyet’teki röportajında “Peki bir kaleci neler düşünür? Yalnızlık çeker mi?” sorularına bakın nasıl yanıt gelmiş:
“Kaleci yalnızdır. Bütün oyuncuların formaları aynı, onunki farklıdır. Alanı sınırlıdır ama özgürsünüzdür… Herkes arkasını dönüp oynar. Sen herkesi kucaklarsın. Sabırlı olmayı öğretir. Hep hazır olmak lazımdır; ama kendini göstermek için öne çıkmak da doğru değildir. Yerinde ve zamanında yapmanız önemli! Sürpriz kafa vuruşuna hazırlıklı olmalısınız, size atacağı köşeyi söylemiyor ki! Hayat da böyle!”
Sabırlı olmak, hazır olmak, abartarak öne çıkmamak, yapılacakları yerinde ve zamanında yapmak, sürprize konsantre olmak… Şenol Hoca’nın büyük deneyim kokan bu öğütlerini kulağına küpe edecek bir Eğribayat çok daha ve uzun soluklu bir kaleci olacaktır, çünkü daha önünde 15 yıl var. Ünal Hoca da genç kaleciye özel bir ilgi gösterecektir ve ondan da öğreneceği çok şey olacaktır.

Önünde 15 Yılı Var
Kaleciler kendisine iyi bakarsa 35’i rahatlıkla geçiyor ve 40’a bile yaklaşabiliyor günümüzde. Artık kulüplerin fitness salonları, çok iyi antrenman tesisleri, teknik direktörler birlikte geniş bir ekibi ve bireysel çalışma yaptıracak antrenörleri ve ayrı kaleci antrenörleri de var. Beto, Göztepe’de üç sezon 35-38 arasında oynadı. Muslera, geçen sezon bir de kırık yaşamasına karşın 39’unda ve oynuyor. 32 yaşındaki Mert halihazırda A Milli Takım kalesinde.

Adana’da Doğdu, Yetişti, İzmirli Oldu
Eğribayat, Göztepe’ye TFF 1. Lig’den 21 yaşında geldi, henüz 22. İzmir’e geldikten sonra güzel uyum sağladı, saç tıraşını bile değiştirdi ve kendi doğal rengine döndü esmer delikanlı. Kimbilir, belki de İzmir’e gelip Göztepe’de oynamaya başladığında Ekşi Sözlük’teki şöylesi girişleri okudu:
“Tipe bakınca Jorge Campos dersin ama Adanalıymış bu kardeş.
“Güney Amerika pasaportu da aldıralım buna. Tam bir Kolombiyalı, Şilili tipi var kendisinde...” (18 Ekim 2020)
Sonuçta İzmir, dışarıdan gelenleri yumuşak bir inişle kendisine adapte eden bir kent. Gelenler de adapte olmak istiyor ayrıca. Bir “İzmirli” olup çıkıyor kısa zamanda.
Onu yakından tanısanız çok da seversiniz. Maçlar dışında birkaç diyalogum oldu ve gördüm ki son derece sempatik, çok da saygılı ve efendi.
Evlilik de İzmir’de Kısmet Oldu
Genç kaleci, ligin ikinci yarısına başlarken geçen ay genç yaşta sade bir nikah töreniyle salgın kurallarına uygun şekilde evlendi. Nikahı belediyenin bahçesinde Göztepe’ye aşık Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce kıydı. İnce, İstanbul Sözleşmesi’ni damat İrfan Can’a, evlilik cüzdanını da gelin Ceren Nur Arpaçay’a verdi. Doğru isimle evlendiğini tahmin ediyorum, gelin hanım genç kalecinin üç yıllık arkadaşı çünkü ve bu evlilik kariyerine de olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum.
İrfan Can’ın Adanaspor’da Başlayıp Göztepe’ye Uzanan Kariyeri
İrfan Can, 30 Haziran 1998 Seyhan-Adana doğumlu. Adana’nın esmerliğini almış. Adanaspor altyapıda başladığı ve 2014’te profesyonel olduğu başarılı kariyeri onu 9 Şubat 2015’te U-19’a,12 Mayıs 2015’te de Adanaspor A Takımı’na taşımış. 16 Mayıs 2015’te 1. Lig’deki Adanaspor-Elazığspor maçının 85. dakikasında Mert’in yerine oyuna girerek ilk resmi maçına çıkmış. Bir hafta sonraki Karşıyaka maçına ise ilk 11’de başlamış ve 90 dakika sahada kalmış. Eğribayat, Adanaspor formasıyla 2015-16 sezonunda şampiyonluk yaşamış.
Adanaspor’da iken U-16 (5), U-17 (2), U-18 (5), U-19 (4) Milli Takımlarında forma giymiş.
İlk olarak 2014’te Montaıqu Turnuvası’na katılan Türkiye 16 yaş altı milli takımına çağrıldı ve 21 Nisan 2014’te Portekiz karşılaşmasında oynadı. Daha sonra Portekiz’deki UEFA Gelişim Turnuvası kadrosuna çağrıldı ve 8 Mayıs’taki Fransa maçında forma giydi. Azerbaycan’ın ev sahipliğindeki 2014 Caspian Cup’taki 16 yaş altı milli takım kadrosunda yer alan kaleci, İran ile oynanan ve 1-0 yenildiğimiz final maçında kaleyi korudu.
5 sezon Adanaspor forması giyen ve 69 kez ilk 11’de sahaya çıkan milli kaleci 7 Eylül 2020’de ise 500 bin Avro bonservis bedeli ve 300 bin Avro transfer bedeliyle Göztepe’ye imza attı. Göztepe’de iken U-21 Milli Takımına seçilen kaleci, geçtiğimiz yıl 2 kez de U-21 Milli Formasını giydi. Göztepe’de Süper Lig’de oynanan 26 maçta forma giyen 1.93 boyundaki kaleci, 7 maçta kalesini gole kapattı.
İrfan Can için daha 13 Ağustos 2017’de Ekşi Sözlük’te şu giriş yapılmış:
“İnanılmaz yetenekli bir kaleci. Henüz 19 yaşında olmasına rağmen maçın sonucuna direkt etki edecek kadar net performanslar ortaya koyabiliyor. Sakatlık yaşamaz ve doğru antrene edilirse çok iyi yerlere gelebilir.”
Şimdiden Mercek Altında
İlhan Palut’un sezon başında güven verip forma verdiği ve kendisini kanıtlayan genç kaleci şimdi ciddi olarak mercek altında. Kulaktan duyduğum ya da haberlerde okuduğum kadarıyla İtalya’dan Geneo Adana’dan beri izliyor. Daha 28 Mayıs 2019’dan Ekşi Sözlük’teki şu satırlar da bunu ortaya koyuyor:
“Serie A ekiplerinden Geneo ile adı anılan genç kardeşimiz. Kendisini defalarca Gençlik Stadı’nda, 5 Ocak Stadı’nda seyretmiş biri olarak bu habere çok sevindim.”
Fransa’dan da Metz ve Nimetz ilgilenen kulüpler. Süper Lig’den de GS’nin ciddi takibinde ve Muslera sonrası için birinci kaleci olarak düşünülüyor. İrfan Can önemli bir kulübe giderse buna üzülmem. Göztepe de üzülmez. Tam tersine gurur duyulur. Göztepe, böylece ilk defa vitrininde sahneye çıkardığı bir genç oyuncusuna kazandırır ve kendisi de kazanır. Endüstriyel futbol böyle bir şey. Kimbilir belki de Göztepe’nin hedefleri genç kaleciyi kulüpte tutar. İrfan Can’ın şimdi yapması gereken tek şey formasını giydiği Göztepe’nin başarısı için ter dökmek. İsmet İnönü’nün ünlü bir veciz sözü şöyle der ki, her işte geçerlidir: “En önemli iş acil iştir, önündeki iştir.” Atatürk’ün sporcularla ilgili veciz sözünü de genç kaleci hep aklında tutmalı; ne demişti büyük önder; “Ben sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklısını severim”.
Kaleci Olarak Ayırt Edici Özellikleri
Antrenman ve statta izlediğim maçlarda gördüğüm kadarıyla Eğribayat son derece çalışkan, arkadaşlarıyla uyumlu. Maçlarda önündeki 10 takım arkadaşına güven veren bir yapısı var. Ciddi, sorumlu, genç yaşına karşın geriden seslenişleriyle arkadaşlarını motive edebilecek kadar olgun ve özgüven sahibi. Bir kalecinin arkadan oyunu okuyarak takıma katkısı olabileceğinin farkında. Konsantrasyonu iyi. En değerli vasıflarından birisi de bir kalecide çok önemli olan soğukkanlı ve telaşsız oluşu. Sağ ayaklı ama dikkat ettim, yerinde solunu da kullanıyor çabuk olunması gereken pozisyonlardaki gelişine toplarda. Refleksleri iyi. Eğribayat’ı beğendiğim bir yön de komplike olması. Şunu demek istiyorum; hem çizgide hem de ceza alanında var. Yüksek toplarda henüz eksikleri var ama altyapısı onu kısa zamanda daha da olgunlaştıracaktır. Boyu uzun ve dengeli, çelimsiz de değil. Korkusuz. Fiziğine maşallah. Bir kaleci için oldukça ideal. Örneğin, Göztepe’nin bir önceki kalecisi Beto çok iyi bir çizgi kalecisiydi ama ceza alanındaki yüksek toplarda zayıftı. Beto, İrfan Can gibi değildi, aşırı konsantre, telaşlı ve sıcakkanlıydı…
İrfan Can’ı Güzel Bir Kariyer Bekliyor
İrfan Can, şöhret hastalığına kapılmazsa, şımarmazsa, ne oldum demezse kendisini çok güzel bir kariyer bekliyor olacak. Gazetelerde çıkan boy boy fotoğraflarına çok bakmamalı, arşivine kaldırmalı. Ekşi Sözlük’teki şöyle girişler başını döndürmemeli: “Süper Lig’in en iyi ve kariyerli kalecisi Beto sonrası, Göztepe'de denenen kaleci. Denemeyi geçerse kıstas Muslera'nın üstünde olur Beto'nun yerini doldurduğu için, bu da 5 büyük ligden bir takımın kalesi.” (2 Aralık 2020)
“Başlığında Dünya Kupası’nda yarı final oynamış Uruguay milli takımının kalecisiyle zaten UEFA canavarı olan Sevilla'nın finallerinden birinde talih eseri kalesinde bulunmuş olan nakıs, istikrarsız Beto'nun mukayese edildiği genç kaleci. Müstakbel GS oyuncusu. Fatih Hocam zaten kendisini takip ediyordur.” (4 Aralık 2020)
İrfan Can’ın bir şansı da Göztepe gibi bir kulüpte olması, Göztepe’nin Sepil gibi bir başkana sahip olması. Genç kaleciye önerim, aldığı profesyonel desteğin yanında kariyeriyle ilgili adımlarında mutlaka Sepil’e danışması.
Kendisinden hep “İrfan Can” diye bahsettim; o tweeter’da “canegribayat” olarak geçse de takımda da ona “İrfan Can” deniyor.
Yolun açık olsun İzmir’e ve Göztepe’ye, Süper Lig’e çabucak uyum sağlayan Adanalı esmer delikanlı… Başarı, şans seni hiç bırakmasın
