folkart, orion,

Ünal hocayı daha azimli ve kararlı gördüm...

Bugün ikinci kez Urla Adnan Süvari Tesisleri’nde Göztepe Teknik Direktörü Ünal Karaman’la bir araya geldik. Ünal Hoca bir grup muhabir ve yazara takımla ilgili açıklamalarda bulundu. Sonrasında da Son Kale İzmir adına sorularımla toplantı devam etti. Onun dışında tek soru ise bir muhabirden gelen Başakşehir maçıyla ilgiliydi. Ünal Hoca, toplantı sonunda ilk buluşmamızda armağan ettiğim Göztepe’nin Son Dört Sezonu kitabımın çoğunu ilgiyle okuduğunu, kısa zamanda bitireceğini de söyledi. Şunu da not edeyim; ilk buluşmamızda Ünal Hoca sıfır kilometrede olmasına karşın daha temkinli bir dil kullanmış, özetle gayretli olacaklarını ifade etmişti. Bugünkü Ünal Hoca gördüm ki dört maçta kaybedilen 11 puana karşın her haliyle ve ağzından çıkan her cümle ile daha iddialı, daha hırslı ve başaracaklarına inanan bir zemindeydi.

Ne demek istiyorum? Şunu:

1) Ünal Hoca açıklamalarında kaydettiği olumlu istatistiklerin be futbolculardaki olumlu gelişmelerin giderek sahaya ve sonuca daha çok yansıyacağına inanıyor. 2) Ünal Hoca, kendisine ve ekibine güveniyor.

3)Ünal Hoca, kadrodaki bütün futbolcuları “kardeşi” olarak görüyor ve onlardan antrenmanlardaki performanslarına göre, maçına göre ve her maçtaki akışa göre azami yararlanmak amacında.

TARAFTARIN İKİ ÖNEMLİ SORUSU

Şimdi de Ünal Hoca’nın açıklamalarındaki bazı ayrıntılarla sorularıma verdiği yanıtlara gelelim.

Önce taraftarların ilettiği ve üstümde kalmaması gereken soruları yönelttim Karaman’a; üstelik bu soruların “taraftarın soruları” olduğunu vurgulayarak… Birinci soru, ilk iki maçında ayağının tozuyla takıma katılıp oyunu ve skoru müthiş etkileyen Zulj’dan son maçlarda 11’de neden yararlanılmadığı ve sonradan az süre aldığı, taraftarın bu bağlamdaki hayal kırıklığıydı. Karaman, Zulj’a ilişkin soruyu çok açık ve uzun uzadıya yanıtladı. Zulj’un kaliteli ve kendileri için değerli bir oyuncu olduğunun altını çizdi. Bir oyun formatı, karakteri oluşturmaya çalıştıklarını ve maça, rakibe göre de kadro tercihlerinin olabileceğini işaret etti. Oyun karakterlerini savunma ve hücum olmak üzere iki yönlü oturtmak istediklerini, örneğin son Gaziantep maçında Zulj’un hücuma dönük ağırlıklı bir oyuncu olması nedeniyle iki yönlü oynayabilen bir oyuncuyu, Soner’i tercih ettiğini belirtti. Karaman, Zulj’la ilgili yanıtını şöyle noktaladı: “Zulj’a bakışımız olumsuz değil, bize çok ciddi katkıları olacak bir oyuncu.”

Hocanın yanıtından anlaşılıyor ki Zulj’un ilk 11’e yerleşmesi için hücum kadar savunma yönünün de gelişmesi gerekiyor, geriye koşularda da performansının artması gerekiyor.

Taraftarın ikinci önemli sorusu da “Göztepe’nin bu sezonki hedefi?” idi. Dört hafta geride kalmıştı, artık takımı önemli ölçüde tanımıştı Ünal Hoca. Bu soruya karşılık özetle söyledikleri şunlar oldu: “Hedefimiz, kendimizi geliştirmek, sürekli üzerine koymak, önümüzün berraklaşmasını sağlamak. Göztepe’ye 2,5 yıllık imza attım ama ben daha da ilerisini düşünüyorum bu camiada. Bunun için bütün çabamı ortaya koyacağım.”

Hocanın “hedef” sorusuna yanıtını “tercüme” etmem gerekecek. Şöyle: İlhan Palut, bu konudaki soruma karşılık “ilk 7” demişti. Ünal Karaman bir sıralama belirtmese de anlıyorum ki Göztepe bu sezon üst sıralara yönelemese de tehlike bandından uzaklaşıp arzulanan oyun karakterini oluşturarak seyir zevki veren bir takım olmayı hedefliyor. Benim anladığım bu. Daha ötesi gelecek sezon ve sonrasında.

ŞUT YÜZDESİ, ALPASLAN VE GASSAMA

Ünal Hoca’yı “şut” konusu ile Gassama ve Alpaslan üzerine de konuşturdum. Şuta ilişkin özeleştiri yaptı ve şut yüzdelerinin düşük olduğunu ifade etti, bunun mutlaka yükselmesi gerektiğini, çalışmalarla istenen şut yüzdesine ulaşacakları sinyalini verdi; oyuncularına da gayretli çalışmaları için teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Alpaslan’ın uzun sakatlıktan sonra ikinci yarıya “yeni transfer” gibi katılıp yararlı olmasını beklerken, düşüş gösterdiğinin altını çizince sakatlığının tam iyileşmediğini, zamana ihtiyacı olduğunu; yavaş yavaş istenen düzeye gelmesi için hem bireysel hem de takımla ikili bir çalışma içine aldıklarını söyledi. Gassama için kulüp aranıyordu fakat beklenmedik şekilde 11’e döndü. Bugün onu antrenmanda da istekli gördüm. Anlaşılıyor ki 11 yaramış, morali yerine gelmiş. Demek ki Ünal Hoca ondan da uzun maratonda zaman zaman yararlanacak.

“OYUN KARAKTERİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

Biraz da Ünal Hoca’nın baştaki açıklamalarını, oyun anlayışına ve istatistikleri paylaşayım. Son Kale İzmir’in haberinde bunlar kısmen yer aldı. Ayrıntı vereyim. Ünal Hoca diyor ki, “Bir oyun karakteri oluşturmak için çalışıyoruz, Göztepe ile örtüşecek bir karakter… Futbolu savunma ve hücum olarak birbirinden kopuk değil, bir bütün olarak görmek gerekir. Antrenman ve maçlarda bu anlayışla ilerlemeye çalışıyoruz. Oynayan-oynamayan ayrımı yok bu takımda. Kendimizi geliştiren bir takım olmak istiyoruz. Yavaş oyundan hızlı, sprint, seyir zevki veren bir oyun karakterine geçmek amacındayız. Bunun için fizik kalitesinin de bu zor ligde üst seviyede olması gerekiyor. Tabii futbolun teknik ve taktik yönünü de iyi kullanmak istiyoruz. Bizim takım olarak duruşumuz bir plan ve programa dayalı; antrenman ve maç stratejilerimiz de bir plan ve kurguya göre. Bir sıkıntımız, yumuşak bir takımız. Yüksek toplarda zayıfız. Bunlar da oyuncu yapısıyla ilgili. Biraz daha çalışmalıyız bu noktalarda. Göztepe’ye layık bir takım olmak için daha çok çalışacağız.”

OLUMLU İSTATİSTİKLER VE ANLAMI

Ünal Karaman, takımdaki bazı olumlu gelişmeleri de şu istatiksel verilerle ortaya koydu:

-İlk yarıda rakipten topu 13,8 saniyede kaparken şimdi 7 saniyede kapıyoruz.

-Rakipler bizden topu ilk yarıda 11,7 saniyede kaparken şimdi bu süre 15,3 saniyeye çıktı.

-İlk yarıda yüzde 46 top bizdeyken şimdi yüzde 64.

-İlk yarı pas trafiği yüzde 78, şimdi yüzde 83.

-Rakiplerimiz ceza sahamıza ilk yarıda yüzde 23 girerken, şimdi yüzde 8.

Peki bu istatistikler ne anlama geliyor?  Şu anlama geliyor; topu daha çok tutan, top rakibe geçtiğinde de daha çabuk kapan bir Göztepe var artık. Göztepe, artık rakip yarı sahada daha çok oynuyor. Savunma da gelişiyor; coşkulu bir tempoda ileri çıkan bir takım olma yolundayız. Rakibi zorlayan hücum aksiyonlarımız çoğaldı.

GERİ ADIM YOK

Karaman’ın açıklamalarında oyunun dışındaki cümleler de önemliydi. Özetle şu vurguları yaptı deneyimli hoca:

1) Benim oyuncum asla korkmaz, geri adım atmaz. Biz geri adım atan bir takım olmayacağız.

2) Akılcı bir şekilde ilerleyip süreç içinde skoru da bulan bir takım olacağız.

3)Bulunduğum koltuktan güç alıyorum ama güç de verdim hep. Göztepe’de de böyle olacak.

4)Oyuncuların hepsi benim kardeşim. Oynayan da oynamayan da.

5)İnanmadığım bir davanın içinde olmam; hayatım boyunca böyle oldu. Tırnaklarımla kazıya kazıya geldim.”

Ünal Hoca bazı gelişmeleri sağlamış gözüküyor, veriler ortada. Azmi ve çabası, olumlu anlamdaki hırsı ortada. Skor anlamında da dört maçtan çok rahatsız. Ancak gelişmelerin süreç içinde skora yansıyacağına inanıyor, futbolcularına güveniyor.

BİRKAÇ ÖNERİM

Birkaç da önerim olacak Ünal Hoca’ya… Son iki maçta da kaleci ve direkten geri dönen ikinci toptan yenilen gollerden dolayı defansı uyarması şart. Başakşehir maçında bu hata tekrarlanmamalı. İnanan, savaşacak, şut çekecek, savunmasına da yardımcı olacak, yırtıcı karakterlerle bir 11 kurup kulübedeki hamle oyuncularını iyi seçerse Ünal Hoca, önündeki iki zor maçtan da puan ve puanlar çıkarır. Oyuncu tercihlerini; kulübeden sahaya sürülecek hamle oyuncularını geriye düşmeden de, berabere hatta galip durumdayken de daha vakitli oyuna sokmak da masaya çabucak yatırılacak başlıklar olabilir teknik heyetçe. Sabitlerden kaçınmak şart.

Camiaya ve taraftara önerim ise biraz sabır... Sabrın sonu selamet olacağına dair inancım güçlendi bugün.