Ne yapmadık ki!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dün akşam AASKM’de siyasetten sivil toplum örgütlerine kadar çok çeşitli kesimlerden İzmir’in kremasına “İzmir’de başka Bir Hayat Mümkün” mottosuyla 550 günlük icraatını ve devamında neler yapacaklarının ipuçlarını dokuz başlıkta sundu. Sunumun etraflı haberini Son Kale okurları dün akşam sıcağı sıcağına haberlerde manşetten okudu. Bu yazının konusu o yüzden etkinlikten izlenimler ve değerlendirmeler olacak. Biraz da “içeriden” bilgiler…
Konuklara İncelikli ve Abartısız Armağanlar
Konuklara zarif çuvaldan yapılma torbaların içinde kurutulmuş İzmir ürünleri ve çiçekler sunuldu. Bir şey daha sunuldu ki bu bir ilkti; Selçuk’taki kooperatife hibe edilen mandaların sütüyle yapılan İzmir Mozerallası. Küçük plastik kaplarda konuklara sunulan ürünlerle İzmir Mozerallası da görücüye çıkmış oldu. İlk tadımı da sahnede Tunç Başkan yaptı. Konuklara girişte ve çıkışta günün anısına armağan edilen iki şey daha vardı; minik bir torbadaki karakılçık tohumları ile “İzmir’de Başka Bir Hayat Mümkün” başlıklı ve sunumun bir özeti niteliğindeki kare şeklindeki 48 sayfalık kitapçık.
Sunuma Tam Not
Nesteren Davutoğlu ile ekibi güzel bir sahne tasarımı gerçekleştirmiş perdedeki akışla birlikte. Tunç Başkan da gerek konuşması gerek beden dili ve sahnedeki hareketiyle on numara bir performans sergiledi. Nitekim sunum sonrasındaki kokteylde Tunç Başkan’a genel olarak çok güzel bir etkinlik olduğunu belirtip “10 üzerinden 11” demek gereği hissettim. Ki, kolay beğenmem. Ayrıca siyasi iletişimle, genel olarak iletişimle de haşır neşir olmuş birisi olarak hataları, eksikleri not etmekten kaçınmam. Beğenimi henüz dün akşam tanıştığım ama tabii iletişim-tanırım dünyasındaki yerini uzaktan bildiğim Nesteren Hanım’a da ifade ettim.
Başkan Soyer’in en dikkat çeken açıklamalarından birkaçına değinmeden olmaz. Biri, Körfez’in temizliğine ilişkindi. Başkan birkaç yıl içinde Körfez’de yüzme konusunda iddialı. Konak-Karşıyaka arasında yüzmek istiyor. İç Körfez’de açılan Güzelbahçe Halk plajı’nın mavi bayrağı gibi daha içerilerde de mavi bayrak hedefini ortaya koydu. Bunun için Körfez’in kendi kendini temizleme özelliği olduğunu ama yağmur suyu ve pis su hatlarının ayrıştırılmasının şart olduğunun altını çizdi. 400 km’ye yakın ayrıştırma için ihaleye çıkılacağını da müjdeledi. Bir başka açıklama da Bornova’daki köpek barınağı ve rehabilitasyon merkezi ile ilgiliydi. Temeli atılan bu tesisin 2021’de hizmete gireceğini ve yakın zamanda kaybettiğimiz aynı zamanda bir hayvansever de olan gazeteci-yazar Bekir Coşkun’un köpeği “Pako” adının tesise verileceğini müjdeledi.
Duygu Fırtınası ve Balkondaki Hareket
Sunumu balkonda izliyordum. Genel Sekreter Bugra Gökçe ile yardımcıları, daire başkanları da balkındaydı ve neden örneğin Gökçe’nin önde protokolde değil de balkonda olduğuna anlam verememiştim. Sunumun sonlarına yaklaşıldığında Gökçe ayağa kalkarak çalışma arkadaşlarına “Haydi arkadaşlar” dedi ve bir anda balkondan indiler hep birlikte…
Ne olduğunu anlamaya çalışırken Tunç Başkan’ın çalışma arkadaşlarına ve takım çalıŞmasına vurgu yapan sözlerini duyduk. Başkanın sahnedeki sunumunda hissedilecek kadar tek duygu fırtınası yaşadığı an da o andı. Ve finalde Genel Sekreter Gökçe ile alt kadrolar sahneye geldi, Tunç Başkan da onları alkışlıyordu. Sonra da aralarına katılıp tolu fotoğraf verdi.
Hakikaten o ekibi çalışmaları içinde yakından izleyen birisi olarak söyleyebilirim ki, alkışı da övgüyü de hak ediyorlar. Gökçe’nin etkin ve zamanı zorlayan çalışmalarını yakından izliyorum. Genel sekreter yardımcıları Eser Atak, son dönemde şehircilikle ilgili çalışmalarda fark yaratıyor. Ertugrul Tugay da aynı şekilde bilhassa kırsal kesimdeki, tarımdaki çalışmalarıyla yoğunu ortaya koyuyor. Bu isimleri sembolik olarak saymış olayım.
Fotoğraf Sergisi, İzmir’e Özgü Tatlar
Sunum sonrasında sergi salonlarında 550 Gün’ün fotoğraf sergisi gezildi. İlk günden son günlere kadar kronolojik olarak hazırlanan sergiyi eğer sunumu izlemedilerse “Ne yaptın?” diye soranların zaman ayırıp gezmelerini şiddetle öneririm!
Kokteylde ise herkes neşe doluydu, güleryüzlü ve kasmaksızın da bir başkan ve ekibi konuklarla iç içe olabiliyormuş. Bunu gördük. Kokteylde sunulanlar ise İzmir’e özgüydü. Kumru, söğüş, zeytin, İzmir tulumu, şambali vb.
Takım Çalışmasına Vurgu
Başkan Soyer, kısacası “Ne yaptın?” sorularının yanıtını sunumuyla ve fotoğraf sergisiyle; kendisine yakışan anlayışla, zarafetle, takım çalışmasına da vurgu yaparak verdi dün akşam:
-“Ne yapmadık ki?..”
İzmirliler hiç merak etmesinler; dün anlatılan bir buçuk yılın hikayesi önümüzdeki üç buçuk yılın güvencesidir.
