folkart, orion,

Org. Öztürk’ün YAŞ üyeliğinin hikmeti

Bir önceki yazımda bir mim koymuş ve oraya döneceğimi şu paragrafla belirtmiştim:

“Bu şurada ilginç olan ve akılda kalan bir ayrıntı vardı; Org. Öztürk’ün yerine Hava’ya Org. Ünal gelmiş ama Öztürk emekli edilmemiş ve YAŞ üyesi olarak kalmıştı. Burada da Akar’ın bir “kurmay duruşu”nu maalesef göremiyorum. ‘Şeytan ayrıntıda gizlidir’ diyerek buraya bir mim koyuyorum, çünkü ayrı bir yazı konusu olmaya değer.”

XXX

Evet, o noktada Akar’ın kurmay duruşu bir yana, siyasi iktidarın da bir zafiyeti söz konusu. FETÖ’nün 7 Şubat 2012 ve 17/25 Aralık 2013 hamlesiyle karşı karşıya kalan siyasi iktidar ve tabii ki askeriyenin nabzını tutması gereken komutan olarak Akar, nasıl olur da Hava’daki kuvvet komutanlığı görevi sona eren bir orgenerali YAŞ üyesi olarak devam ettirir? 65 yaşını doldurmadığı için yasal olarak buna olanak var. Ancak mesele başka. Durum hassas. Maalesef hassas durumu okuyamamanın faturası 15 Temmuz’da çok ağır olmuştur. Damadı FETÖ’nün askeriyedeki şakirtlerinden olan ve muhtemelen bu kanaldan şebekeye dahil olan Org. Akın Öztürk o şurada emekli edilip askeriye ile bağı kopartılmalıydı.

XXX

Bir orgeneralin genelkurmay başkanı veya kuvvet komutanı iken pasif bir görev olan YAŞ’a geçmesi 1960’ların, Ak Parti cenahının deyimiyle “eski Türkiye’nin” bir uygulamasıydı. Bu konuda hemen aklıma gelen önemli bir örnek, 13. Genelkurmay Başkanı (16 Mart 1966-16 Mart 1969) Org. Cemal Tural. AP’nin tek başına iktidarda olduğu ve Süleyman Demirel’in Başbakan olduğu süreçte Org. Tural, sivil kurumları denetlemekte, sıklıkla yaptığı gezilerde bir askerin ötesinde takındığı pozlarla adeta bir “gölge başbakan” gibi davranmaktaydı. Bu tablo Demirel’in dikkatini çekti ve o da Org. Tural’ın darbe yapma potansiyelini ve eğilimini değerlendirip Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’la anlaşarak Org. Tural’ı Genelkurmay Başkanlığı’ndan YAŞ üyeliğine çekerek bir yerde pasifize etti.

XXX

Ne var ki, Org. Öztürk’ün YAŞ üyeliğinde pasifize olmak bir yana, üst katları kontrol etme, olup bitenleri izleme ve “kendi merkezine bildirme” görevini yerine getirdiği anlaşılıyor. Özellikle 17/25 Aralık 2013 sonrasında bunu okuyamamak anlaşılır gibi değil. Org. Öztürk, en azından şakirt damadı Hv. Plt. Yrb.  Hakan Karakuş üzerinden şüphe çekmeliydi.

Maalesef, gelişmelere stratejik bakamamak, iyi süzememek, ölçme ve değerlendirmeyi iyi yapamamak böyle bir şey fakat sonuçları da ağır olabiliyor. Düşünün; cumhurbaşkanı, başbakan ve genelkurmay başkanı; hepsinin birden okuyamadığı bir tablo. Nitekim Org. Öztürk’ün 15 Temmuz gecesi Mürted’te (Akıncı) ne işi vardı? Belki de FETÖ’ci darbe girişimi sonuca ulaşsa maazallah, adam genelkurmay başkanı yapılacaktı!