folkart, orion,

Sıtkı Şükürer'in önerileri ve İzmir futbolu

Hürriyet yazarı Sıtkı Şükürer’in içinde bulunduğumuz yılın ilkbaharında kaleme aldığı üç yazıyı kesip saklamıştım. Bir daha okudum ve gözden kaçıranlara, İzmir kamuoyuna hatırlatmak istedim.

İlk yazı 28 Şubat 2021 tarihli; “Futbol İzmir projesidir”. İkinci yazı 11 Nisan 2021 tarihli ve “İzmir Futbol Holding A.Ş.” başlığını taşıyor. 30 Mayıs 2021 tarihli üçüncü yazının başlığı ise “Futbol İzmir’le özdeştir”.

Şükürer İle Mutabıkız

Görüyorum ki, Şükürer ile baştan belirteyim, mutabıkız. “Futbolun sadece futbol olmadığının” ve fevkalade “endüstrileştiğinin” farkında o da. Artık ABD menşeli yatırım fonları, Rus ve Arap sermayesi vb. işin içinde. Yüzyıllık futbol ikonları kulüpler, armalar, renkler, camialar, amatör hikayeler ve taraftarlarla bütünleşmeyi başaran sermaye yapıları tökezlemeden yürüyebiliyor.

İKİ ODTÜ’lünün Marifeti İltifata Tabi

İzmir’de de Göztepe ve Altınordu iki ODTÜ’lü iş insanının sermayesi ve yönetiminde başarı hikayesi yazıyor. İkisi de arkadaki hikayeyle, arma ve renklerle, camiayla, taraftarla yürüyor. Başarı yüzyıllık mazilerle bütünleşmekten geçiyor. Sepil de Özkan da bunun farkında. Sonra ikisi de Göztepe ve Altınordu’yu İzmir’in ötesine geçirmek istiyor. Bunda başarılı da oluyorlar. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki yurttaşlarımız, futbolseverler Üç Büyükler ile baş başa neden kalsın?

Yüzyıllık Kulüpler Birer İzmir Markası

Evet, İzmir’de Göztepe, Altay, Altınordu, Karşıyaka, İzmirspor, Bucaspor gibi köklü camialar var, Ülküspor’u da sayabiliriz. Parçalı bir yapı ve büyük bir kentte bu normal. İzmir bir Malatya da değil, Denizli de Trabzon da… Ancak kentin bu kadar çok yüzyıllık kulübe sahip çıkması zor gözükse de olanaksız değil. İşte Şükürer, söz konusu yazılarda bu olanakları ortaya koymaya çalışıyor.

İzmir bir futbol ve spor kentidir. Futbolun ilk olarak oynandığı bu kent 14 yıl aradan sonra Süper Lig maçlarına ev sahipliği yapmaya başladı. O da 9 binlik derme çatma bir statta. İzmir Büyükşehir Belediyesi elini taşın altına koymasa Göztepe maçlarını sağda solda oynayacak, Süper Lig hayallerini erteleyecekti. Merkezi yönetim 3-5 bin kişinin altında seyirci ağırlayan 40 binlik statları daha küçük kentlere uygun gördü ama İzmir’den esirgedi yıllarca. Sonunda Göztepe Gürsel Aksel yapılabildi Sepil’in olağanüstü özverisi ve gayretiyle. Şimdi Altay ve Altınordu’nun maçlarını oynayacağı Alsancak geliyor yenilenen. Keza Karşıyaka’nın stadı için de Tunç Başkan duruma el koydu, İzmir Büyükşehir yapacak, Karşıyaka Belediyesi de yardımcı olacaktır her konuda.

Beş yıldır yazıyorum; “Süper Lig’de iki..üç..daha fazla İzmir takımı” sloganını ezberletmeye çalışıyorum. İzmir Büyükşehir bütün kulüplere para aktarıyor İZVAK’ın paylaştırmasıyla hakkaniyetli şekilde.

Kötü Günler Geride Kaldı, Fakat…

Ne var ki haklı olarak Şükürer’in de belirttiği gibi Göztepe ve Altınordu’nun izini sürerek diğer İzmir kulüplerinin de şirketleşmesi, deneyimlerden yararlanarak kendi modellerini yaratmaları kaçınılmaz. Bunu başaracak kulüpler ayakta kalacaktır orta ve uzun vadede. Kulüplerin şirketleşmesi ve altyapıların çoğalmasıyla İzmir gelecekte Süper Lig’de 3-4 takımla, TFF 1’de 2-3 takımla temsil edilecektir. İzmir, altyapısıyla şimdi Altınordu’nun yaptığını çoğaltacak ve Süper Lig’e de, Avrupa’nın ilk beş ligine de futbolcular yetiştirecektir. Böylece dev bir endüstri oluşacak, bundan bütün bir kent yararlanacaktır.

Tabii bütün bu gelişmelerin önünün açılması için Mehmet Sepil’lerin küstürülmemesi, tersine benzer örneklerin artmasının sağlanması gerekiyor. İZVAK iyi bir partner kulüpler için ama İzmir’in sermaye gruplarının, holdinglerin, İZTO’nun, EBSO’nun, ve başka iş insanı kuruluşlarının elini taşın altına koyması şart. Başka bir kuruluşun sponse ettiği Altınordu dışındaki İzmir kulüplerine İzmir Büyükşehir Belediyesi dışında sadece Folkart destek oluyor forma reklamı vererek. Mesut Sancak şunun şurasında 15 yıllık İzmirli! Neredesiniz kökten İzmirli iş insanları? Holdingler, kurumlar, neredesiniz? Yoksa henüz futbolun sadece futbol olmadığının farkında değil misiniz?