İlahi Ege Cansen...
Yine Ege Cansen… İlahi Ege Cansen… Sözcü’deki “Oyunun Kuralı” köşesinde bugün yine CHP’li belediyeleri toptan çizmiş!..
Daha önceki CHP’li büyükşehir belediyeleriyle ilgili ilk yazısına üzülmüş ama ikincisinde hak ettiği yanıtı vermiştim.
Cansen, bu defa da İzmir’de 22 Mart’ta CHP’li 11 büyükşehir ve 11 il belediyesinin katılımıyla Dünya Su Günü’nde gerçekleşen Başkanlar Zirvesi’nde belediye başkanları adına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kamuoyuna açıkladığı “Başka Bir Su Yönetimi Mümkün!” başlıklı su manifestosuna ironik yaklaşmış ve sözüm ona eleştirmiş…
CHP’li belediyelere ‘takık’ Cansen, manifestodaki şu cümleye takılmış:
“Su yönetimiyle ilgili koordinasyonsuzluk ortadan kaldırılmalı, kurumlar arasında yetki ve sorumluluk karmaşasına son verilmelidir.”
Diyor ki Cansen; “Türkiye’de su ile ilgili her şeyin (sadece barajların değil) sorumlusu, yetkilisi ve koordinatörü 1954’te kurulmuş Devlet Su İşleri Müdürlüğü (DSİ)’dür. Esas karmaşa bu yapı değiştirilirse çıkar. Belediyecilere bunu hatırlatmak isterim.”
Cansen Ya Anlamıyor Ya Anlamak İstemiyor
Cansen, yine anlamamış… Anlaşılan anlama sorunu var ama anlamadığını anlamaya çalışma sorunu da var!
Anlamayacağını bile bile anlatayım… CHP’li belediyeler DSİ’nin elinden su işlerini almaya, ‘rol çalmaya’ yeltenmiyor; sadece DSİ ile yerel yönetimlerin işbirliği ile suyun daha rasyonel kullanımı için, su kaynaklarının zarar görmemesi için duyarlılık oluşturmaya çalışıyor. “Koordinasyon”dan kasıt bu. Su söz konusu ise, yerel yönetimlerin de üzerine düşenler var. 22 Mart’ta Dünya Su Günü’nde İzmir’de bir araya gelen CHP’li 22 büyükşehir ve il belediye başkanı Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık yüzde 65’ini yönetiyor. Elbette “su” denilince söyleyecek sözleri, yapacak işleri olacak. Elbette yaşamsal önemi olan su için duyarlı olacaklar ve ev ödevlerini yapacaklar. İktidara da su için çağrıda bulunacaklar. Tarıma destek olan, kooperatiflere destek olan; kırsaldaki nüfusun yerinde kalması ve tarımsal üretimin zaafa uğramaması için çaba gösteren CHP’li belediyeleri değil yermek, başta İzmir Büyükşehir olmak üzere alkışlamak gerekir. Ki, tarım ile su arasındaki ilişki yaşamsaldır.
Cansen’in yerinde olsam, Sözcü’deki köşemde Türkiye’nin mahvolmakta olan akarsularını, göllerini koruması için DSİ’ye, iktidara seslenir, bıraktığı boşluklara dikkat çeker, eleştirirdim.
Peki Ya Öteki Sözcü Yazarları Ne Diyor?
Bu arada Sözcü’nün başta tarım, su, ekonomi konusunda yazanlar olmak üzere tüm yazarlarına soruyorum: “Ege Cansen’in CHP’li belediyelerle ilgili yazılarına ne diyorsunuz?”
Neymiş? Belediye sütçülük mü yaparmış! Manavlık mı yaparmış! Ne işi varmış DSİ orada dururken CHP’li belediyelerin suyla muyla?
En başta Murat Muratoğlu, Serpil Yılmaz, Necati Doğru ne diyor? CHP’li belediyeleri yakından tanıyan; Yılmaz Büyükerşen’i, Mansur Yavaş’ı, Tunç Soyer’i, Ekrem İmamoğlu’nu yakından takip eden diğer yazarlardan, örneğin üstat Uğur Dündar ne diyor?
