Ne olacak Göztepe'nin şu potansiyelini kullan(a)mama sorunu!
NE OLACAK GÖZTEPE’NİN ŞU POTANSİYELİNİ KULLAN(A)MAMA SORUNU?!.
Bugünkü maç öncesinde hafta içi Son Kale İzmir’de kaleme aldığım kritikte Göztepe’nin rehavetine ikinci kez dikkat çekmiş ve “Sivasspor karşısında nasıl bir Göztepe bekliyorum?” sorusuna şu yanıtı vermiştim: “Göztepe camiası kazanmak için sahaya çıkıp maça ağırlığını koyacak, varını yoğunu harcayacak, pres yapacak, şut çekecek, inisiyatif alacak bir on bir ve hamle oyuncuları görmek istiyor.”
Ne Kadar Hata ve Eksiklik Olabilirse 90 Değil, 45 Dakikada Gördük Bugün!
Esiti, Gassama, Tripiç ve Diabate’yi kenarda bırakarak Alpaslan’ın cezalı, Berkan’ın da sakat olduğu koşullarda Murat, Marko, Burekoviç, Zulj ile başlayan Göztepe’nin ilk golü yediği 23’e kadar rakip kaleye ne bir şutu vardı, ne bir organize akını!.. Bütün ikinci toplar da Sivasspor’lu oyuncularda kaldı. Maç o süre zarfında adeta duvar tenisi gibiydi. Ev sahibi sarı kırmızılılar oyunu kendi birinci bölgesinde kabul edip sürekli yan ve geri paslarla top çevirme atmosferindeydi. Nihayet golden sonra kıpırdanan Göztepe rakip kalede gözükerek iki kez tehlike oluşturabildi; 28’de Soner’in sağdan kullandığı frikikle doğan karambol kalecide kaldı. İki dakika sonra Ndiaye soldan ceza alanına girerken indirildi, Soner’in kullandığı frikiğin oluşturduğu havadaki karambol bu kez kornerle sonuçlandı fakat hakem Ndiaye’ye yapılan faulü neden avantaja bırakmadı anlayamadım! Çünkü top Göztepeli oyunculardaydı ve ortada gollük bir pozisyon vardı. Göztepe’nin ilk yarıda saman alevi gibi gelen iki atağı sonrasında önce Faysal 38’de nefis bir şutla topu doksana takarak skoru 2-0 yaptı; 41’de ve 45’te ise iki kez sahneye çıkan Boyd skoru 4-0’a getirdi. Kısacası ilk yarıda Göztepe’de beklentilerime cevap verecek ne Ndiaye dışında ayakta kalan bir futbolcu vardı, ne şut, ne pres ne de oyuna ağırlık koyacak birkaç isim daha. Göztepe’de tel tel dökülen ve bir defans ve bugün o defansa adeta ‘ayak uyduran’ bir İrfan Can vardı! VAR’dan dönen ve iptal edilen golden sonra da uyanmayan ve tamamen sanki birkaç farkla öndeymişçesine rehavet içindeki bir Göztepe tabii ki o ilk golü yer. Kaleciye o kadar geri pas trafiği olur mu? İrfan Can’ın yediği ilk gol defans-kaleci ortak yapımı ambalajlı bir hediye oldu doğrusu. İlk yarıda yenilen diğer üç gol de tamamen defans hatası! Ünal Hoca, Ankaragücü maçı sonrasında ne kadar varsa o maçta yaptıklarını söylemişti. Bu defa ne kadar hata ve eksiklik varsa hepsini ilk 45 dakikaya sığdırmayı başaran bir Göztepe izledik!
İkinci yarıya ilk yarıda markajdan bunalan Halil’in yanında hayal kırıklığı oluşturan Zulj ve Marko’yu çıkarıp Diabate, Titi ve Tripiç’le başlayan Göztepe daha aklı başında bir görünümde başlarken ve Titi’nin kafasından bir de gol kaçırırken 55’te Yatabare ile yine defans hatasından skoru 5-0’a getirince sarı kırmızılı cephede ortalık adeta buz kesti! Fakat yapılan değişiklikler ve muhtemelen soyunma odasındaki konuşma etkisini gösterdi ve skor 5-0’dan 5-3’e geldi Ndiaye, Titi ve Diabate ile… Ki, Göztepe bu yarıda oyuna ağırlık koyduğu gibi attığı kadar da kaçırdı.
İkinci Yarıda Göztepe Gitmiş, Sanki Başka Bir Göztepe Gelmişti!
Bugünkü maçı statta izledim; bir takım iki yarı yarıda iki ayrı takım nasıl olabiliyor bunu bir kez daha gördük! Demek ki, Göztepe’nin potansiyeli var, demek ki Göztepe boş bir takım değil. Fakat bir kez daha açığa çıktı ki Göztepe’nin potansiyelini kullan(a)mama sorunu var! Bunun başlıca nedeni de bana göre mental… Ortada bir rehavet sorunu var. Bunu anlamak çok da zor değil. Göztepe’yi yakından izleyebilen birisi olarak teşhisim bu. Kimse çıkıp işi sadece sahada olup bitenlerle, defans hatalarıyla vb. açıklamaya kalkmasın. Göztepeli futbolcuların maçı tekraren birkaç kez izlemelerini öneririm. Ndiaye’yi de dikkatle izlemelerini öneririm. Bugünkü Göztepe’de görevini tam anlamıyla yapan tek futbolcuydu. Bir profesyonel nasıl olur gösterdi. Allah’tan milli ara var ve umarım Ünal Hoca takımın gidişatına bir neşter vuracak zamana sahip. Mental toparlanma ve rehavete son vermek için iyi bir fırsat… Gerekirse önceden de üzerinde durduğum gibi varını yoğunu ortaya koyacak oyuncu tercihleri de opsiyon. Defans ve kaleci ekstra çalışma ister. Ekstrasız ayağa kalkamaz bu defans. Genç kaleciye de yazık olur doğrusu.
Sivasspor İlk Yarıdaki Göztepe’yi Affetmedi
Bu arada Sivasspor’u kutluyorum. Maç 5-1, 5-2 iken bile büyük bir ciddiyetle maça asıldılar. Maç öncesi 37 puanla Göztepe’nin bir sıra altındayken maç sonunda rakibinin bir puan üzerine çıkmayı başardılar. Fizik kondisyon olarak da rakibinden üstündüler. Sahaya iyi yayıldılar, Göztepe’nin bireysel defans hatalarını affetmeyecek deneyimli oyuncularla da sonuca gitmeyi başardılar. Kaptan Hakan’ın oyuna bir türlü katılamaması Göztepe’nin şansıydı. Yatabare ve Boyd’u çok iyi kullanan Rıza Hoca’nın takımı şimdi artık “beşincilik” aşkına yürüyebilir kanaatimce.
Bu arada Rıza Hoca’nın yardımcısı, değerli asker arkadaşım Bülent Albayrak’la da hasret giderdik maç öncesi. Siirt’te şimdi ünlü deniz ürünleri gurmesi olan Süreyya Üzmez’in komutası altındaydık birlikte.
XXX
Maç öncesi geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden milli futbolcu Erhan Önal Önal ve hakem Bülent Yavuz için saygı duruşunda bulunuldu. Göztepe’den transfer edilen Kerem Sivasspor’da kulübedeydi ancak süre alamadı. Göztepe’de devre arasında takıma katılan Beykan ve Kerim bu maçta da süre alamayan isimlerdi.
3 Mart Cumartesi günü milli ara sonrasında Göztepe, Kayserispor deplasmanına çıkacak; Sivasspor ise evinde Trabzonspor’u ağırlayacak. Göztepe’nin iki maçlık çok kötü periyodu unutturması için çıkacağı Kayserispor maçı önemli bir dönemeç olacak. Son iki maçta en çok neye, kime üzüldün derseniz, “Başkan Sepil’e” ve “taraftara” derim. Takım için her şeyi eksiksiz yapan bir başkan da Göztepe’ye gönül veren taraftarlar da Ankaragücü ve Sivasspor maçının sonuçlarını hiç hak etmiyor. Reçete var. Teşhis ortada. Neşter ve orkestra bageti ise Ünal Hoca’da.
