folkart, orion,

Ne Yapsaydık, Serdar’ın Dediklerini Duymasa mıydık?

Geçen hafta sonu İzmir’de oynanan Göztepe-FB maçı sonrasında kaleme aldığım yazı sonrasında “fanatizm” rüzgarlarına kapılmış bir kısım FB taraftarından sosyal medyada tepki aldım. Odatv’deki yazının altına da yorum yapanlar oldu menfi olarak. Bu tepkilerin nesnellikten ve sağduyudan yoksun küçük bir azınlığa ait olduğunu biliyorum, ancak yine de saygı duyduğum FB camiası için birkaç not düşmek istiyorum.

Yazının ilk cümlesi şöyle başlıyordu:

BAKIN FB İÇİN HANGİ OLUMLU CÜMLELERİ KURMUŞUM

“Haftanın maçı İzmir’deydi. 8 puanlı Fenerbahçe, 6 puanlı Göztepe’yi 3-2’le geçerek zirvedeki iddiasını ortaya koydu.”

Bu mu ‘FB düşmanlığı’?..

XXX

“İrfan Can, Samatta’nın bir karşı karşıya iki pozisyonunda yüzde yüz golü önledi. Hepsi bu kadar değil; Caner’in nefis frikiğini, Cisse’nin karşı karşıya vuruşunu da müthiş reflekslerle çıkarmasa fark takımı aleyhine açılabilirdi.”

Bu mu ‘FB düşmanlığı’?..

XXX

“Keza ilk yarıda Halil’in yanında Tripiç’in de zayıf kalması FB’nin oyuna ağırlık koymasını kolaylaştırdı. İki bek Nazım ve Caner’in ardısıra atakları Göztepe kalesini bunalttı.”

Bu mı ‘FB düşmanlığı’?..

XXX

“FB ise kulübesi de güçlü olan bu takımla şampiyonluğun bana göre GS ile birlikte en büyük adayı. Gökhan Gönül’ün, Cisse’nin, Ferdi’nin yedek kaldığı bir takımdan bahsediyoruz. Yunan oyuncuları Pelkas da da şut çeken kimliğiyle bu sezon çok can yakar.”

“FB Yürür” ara başlığı altındaki bu paragraf mı ‘FB düşmanlığı’?..

XXX

Maçla ve bazı pozisyonlarla ilgili yorumlarımın da arkasındayım ve onlar bana aittir.

Ancak, bazı fanatiklerin hazmedemediği ağırlıklı olarak şu paragraf olsa gerek:

ÜÇ MAYMUNU MU OYNASAYDIK?

“Serdar Aziz’e gelince… Takımı aleyhine yol açtığı penaltıdan sonra takımını yeniden öne geçirdi kornerden gelen topa boş pozisyonda vurduğu kafayla. Ancak bu oyuncuyu maçın adamı yapan başka bir şey daha vardı; yayına da yansıyan hakemlere sarfettiği “Şerefsiz köpekler!...” ifadesi. Kırmızı kartla ihracı ve akabinde ağır bir cezayı gerektiren bu ağır ifade nasıl atlandı, anlayamadık doğrusu.”

Bu paragrafta bile Serdar’ı yol açtığı penaltı sonrasında takımını yeniden öne geçirmesine vurgu yapmışım… Yani, övmüşüm… Ancak, ne yapsaydık; Serdar’ın çoğul kip de kullanarak hakem camiasının tümünü hedefe koyan hakaret ifadesini duymamazlıktan, görmemezlikten mi gelseydik?

 

SEYİRCİSİZ MAÇLARDA DAHA ÇOK DİKKAT

Serdar gibi milli formayı da giyen deneyimli bir oyuncu nasıl olur da hakem camiasını tümüyle rencide eden hakareti yapabilir? Maçlar seyircisiz oynandığı için herşey duyuluyor. Seyircisiz izlediğim birkaç maçta bunu yaşadım ve gördüm. Herşey, ama herşey duyuluyor. O yüzden maçta rolü olan herkesin, futbolcunun, hakemin, teknik adamların çok dikkatli olması gerekiyor.

FB’YE YAKIŞAN

FB yönetiminin, Başkan Koç’un yerinde olsam sembolik de olsa TFF’yi bile beklemeden Serdar’a bir ceza verir ve hakem camiasından özür dilemesini sağlardım. FB gibi bir asırı çoktan devirmiş köklü ve güzide bir camiaya yakışan da budur.

Örneğin, o maçta Göztepe'li bir futbolcu benzer bir fiile imza atsaydı es geçeceğimizi mi sanıyorsunuz? Aynı şekilde özür dilemesini ve kulübü tarafından da uyarılmasını önerirdim. 

Büyük Atatürk’le de haklı olarak çok övünen FB’ye bu noktada bitirirken, övünç kaynağımız Atatürk’ün veciz bir sözünü hatırlatmak isterim:

“Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.”