Neşesini bulan Göz Göz'den bahsedebiliriz

Göztepe için 13-14-15. haftalardaki periyotta Kayserispor deplasmanı ile evindeki FB ve Gaziantep FK maçlarından 5 puan beklediğimi belirtmiştim. Nitekim bu 3 maçtan 5 puan çıkaran Göztepe ivme kazandı. Aslında Göztepe’nin kazandığı sadece 5 puan değil, özgüveniydi. El Maestro’nun artık evinde ‘ısıran’, rakibin saygı duyup bir parça da çekindiği bir Göztepe’yi inşa ettiğini söyleyebilirim.  Ancak hemen ekleyeyim; Göztepe’nin istikrar sorunu da var ve yakalanan istikrarın sürdürülebilir olması da önem taşıyor.

Göztepe Sıkıldı Alt Sıralardan

Göztepe artık dikine ve yer yer tempolu oynamaya başladı. Aslında zor olan üçlü defansı başarıyor. Sıkıcı yan paslar dönemi geride kaldı. Saha içinde yardımlaşma üst düzeye çıktı. Bir de son vuruş kalitesi ve final paslarında aşama kaydedilirse, takım daha çok şut çekerse her şey çok daha güzel olacak. Devre arasında fizik kondisyon açısından mesafe alıp oyununu iki devreye, en azından 70 dakikaya yayabilecek bir Göztepe her takımın korkulu rüyası olur. Kaldı ki, devre arasında takviyeler de olacak. Temelli ya da kiralık olarak gidenlerin de olması doğal. Göztepe’ye önerim, devre arasında takıma alınacak oyuncuların gelecek sezon da var olan iyilerle birlikte takımın omurgasını oluşturacak yetkinlikte olması. Çünkü Göztepe camiası sıkıldı artık orta ve alt sıralarda olmaktan. Yukarılarda dolaşmak, en ez 5.liğe oynamak istiyor. Hattızatında bu sezon da kupada gidebileceği kadar gitmeli. Neden yarı final, final olmasın? Göztepe bu yarışın içinde olmalı.

4 Maçta 6-7 Puan İyidir

Göztepe ilk yarıda kalan 4 maçını deplasmanda Rizespor ve BJK, evinde ise Karagümrük ve Adana Demirspor ile oynayacak. Yine mütevazı olacağım; bu 4 maçtan beklentim 6-7 puan. Göztepe daha fazla puan çıkarıp beni mahcup ederse eyvallah! Çok kötü giden ilk 10 hafta sonrasında 15. haftada 14 puana ulaşan Göz Göz bunun üzerine 6-7 puan daha koyup devreyi 20-21 puanla kapatırsa çok iyi. Çünkü Göztepe’nin ikinci yarıda 27-28 puandan daha azını toplayacağını sanmıyorum, bu da tehlike sınırının üzerinde olmak demektir.

‘Isıran’ Göztepe’yi Özlemiştik

FB ve Gaziantep FK maçlarını Göztepe Gürsel Aksel’de dikkatle izledim. Önde pres yapan, rakibi hataya zorlayan, ‘ısıran’ bir Göztepe’yi özlemiştik doğrusu. İrfan Can form tuttu yeniden ve Gaziantep FK karşısında duygu fırtınası yaşadığı zor günündeyken de kaleyi tuttu. Murat ve Atınç üzerine koyuyor gittikçe. Dino her geçen gün daha çok güven veriyor. Atakan ve Kahraman 11’de forma giyebilecek kıvama geldi. Atakan markajda ve kesicilikte iyi ama topu kullanmada cesaretli değil, buna çalışması gerek. Bir de sahada hakemle ve rakiple konuşmamayı ve soğukkanlı kalmayı öğrenmesi iyi olacak. Berkan’ın hücum ve duran topa aksiyonu gününde olduğunda iyi. Tabii defansif yanını da sağlamlaştırması şart.

El Maestro’nun ne yapıp edip Tijaniç’e daha çok süre vermesi takıma yarayacaktır. Jahoviç son iki maçta kaydettiği üç golle partiye başladı. Partiyi sürdürmesi Nadiaye’yi küstürmemeli. Yerinde ikisini de kullanacak ya da maç içinde rotasyona alacak El Maestro ve ikisine de ihtiyacı olduğu mesajını verecek. Baku üzerinde de daha çalışmalı ve hazır hale getirip uzun maratonda bu oyuncudan yerinde yararlanmalı.

Kaptan Halil’e helal olsun. Tam bir kaptan; yine gördü Jahoviç’i ve ikinci golü attırdı bu hafta. Sadece bu mu? Çok da mücadele etti. El Maestro, 10 kişi kalan takımda değişiklikleri doğru ve zamanlı yaptı. Yalçın ve Ndiaye’nin enerjisinden yararlandı zor geçen son anlarda. Ndiaye gol pozisyonlarına bile girdi.

Şu Yersiz Kartlar!

Asıl üzerinde durmak istediğim hususlardan birisi de saçma sapan yersiz yenen kartlar! Gaziantep FK karşısında dördü de yersiz ve gereksiz, orta alandaki ikili mücadelede yenen kartlardı. Bunlardan birinde de Obinna kızarıp 58’de takımını 10 kişi bıraktı. Ve takım 10 kişi ile henüz organize olmadan da kalesinde gol görüp afalladı. Neyse ki bilahare 10 kişi ile nasıl oynayacağını bulup ilerleyen dakikalardaki arkayı sağlama alan ve takımı diri tutan takviyelerle direnmeyi başardı. Doğrusu tribünde Atakan’ın ikinci sarısından korkuyordum fakat beklemediğim oyuncudan geldi! Sarıyı yersin, an gelir kırmızıyı da yersin ama yerinde yersin! Laf olsun diye kart yenir mi? Hele sahada hiç de toleranslı gözükmeyen bir hakem varken! Bakmayın onun penaltıyı verdiğine, bal gibi penaltıyı da yiyemezdi! Profesyonellikte ucuz karta yer yoktur. Takımda otoritesini kurmaya başlayan El Maestro’nun bu konuda da futbolcularını uyarması ve çözüme gitmesi şart.

İki Haftadır İlk Golü Atan Bir Göztepe

Göztepe neşesini buldu. Üç maçlık periyotta 5 puan alan takım, yönetim, teknik heyet ve en önemlisi tribün neşesini buldu. Altay maçı dışında 14. haftaya kadar hep ilk golü kalesinde gören bir Göztepe vardı. Şimdi iki haftadır ilk golü atan bir Göztepe var. Bu neşeyi artık bozmamak gerek. Korumak ve üzerine koymak gerek. Bir çiçekle bahar gelmiyor, bunu unutmadan istikrarı yakalamak gerek. İşte o istikrar son üç haftanın oyunu ve mücadele gücüyle, özgüveniyle Göztepe’yi güzel günlere götürecek, motorları maviliklere sürdürecek.