Vahşi Kapitalizme Masalsı Bir İtiraz
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in seçim vaatlerinden birisi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (İzBB ŞT) çok şükür hayata geçti. ŞT, İzmir’in kültür-sanat yaşamına ciddi bir katkıda bulunacak. Artık tiyatro severler İzmir dışından oyunlar gelmesini beklemeyecek oyun izlemek için. Diyeceksiniz ki Devlet Tiyatrosu var… Var da beklentileri karşılamaktan uzak repertuvarla yürüyor. Şimdi ŞT belki de DT’yi de harekete geçirecek. Rekabet iyidir. Bunu bekleyip göreceğiz.

İzBB ŞT, Azizname ile perde açmıştı. İkinci oyun Tavşan Tavşanoğlu da “sahne” dedi geçen cuma günü ve izleyiciyle buluştu. İzBB ŞT Genel Sanat Yönetmeni Yücel Erten’den aldığım bilgiye göre üçüncü olarak Mor Şalvar sahnelenmeye başlayacak yeni yılda. Yeni bir yerli yazarın yarışmada seçilen oyunundan sonra sırada muhtemelen martta Ferhat İle Şirin var. Altı ay dolmadan dört oyun büyük başarı İzBB ŞT için. Çünkü henüz kendi binası, sahnesi yok. Fakat ekip ne “yerim dar” diyor ne de “yenim dar”… İzmir Sanat’ın kısıtlı ortamında oynuyorlar, prova yapıyorlar vb. Zaten o coşkuyu ekiple her karşılaşmamda gözlemliyorum. Öte yandan İsmet İnönü Sanat Merkezi, ciddi bir tadilattan geçiyor ve İzBB ŞT’nin ana üssü ora sı olacak. O zaman tempo daha da yükselecek, öyle hissediyorum. Bu tiyatro İzmir’in sadece tiyatro açlığını değil, genel olarak kültürel açlığını da giderecek adımlardan birisi.
Tiyatro Bir Aşk
Tavşan Tavşanoğlu’nun, izleyici ile buluşmadan bir gün önce geçen perşembe günü galasındaydım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer de gelmişti. Onun gençlik yıllarında Ankara’da AST’ta aldığı ‘tiyatro virüsü’ İzBB ŞT’nin bir şansı diyebilirim. O virüsü bendeniz de gençlik yıllarımda üniversitede kapmış olmasam muhtemelen bu tiyatro yazıları da yazılmazdı! Tiyatro gerçek bir aşktır. Üstelik hiç sönmeyen bir aşk.

Güçlü Bir Oyun: Tavşan Tavşanoğlu
Tavşan Tavşanoğlu, Fransız yazar Coline Serreau’nun kaleminden çıkmış. Çetin İpekkaya çevirisi ile dilimize kazandırılan oyunu Azizname gibi Yücel Erten yönetiyor. Oyunun sahne ve giysi tasarımcısı Özlem Karabay, ışık tasarımcısı Ruzhdi Aliji, dramaturgu Halil Ünsal, yönetmen yardımcıları ise Ceren Demirel, Okan Kam ve Selen Şeşen.
Akerdeonda Edward Aris’in olduğu oyunda rol alan oyuncu grubu ise şöyle: Buket Özkat (anne), Ayhan Anıl (baba), Hatice Altan (tavşan), Sonay Eren (Bebert), Sonya Dicle Çetin (Marie), Ahmet Ayaz Yılmaz (Jeannot), Dalya Kilimci (Lucie), Candaş Yılancı (Gerard), Müge Kızılbağlı (Madam Duperri), Okan Kam ve Selen Şeşen (Herve Duperri), Yasin Erol (TV Spikeri), Yiğit Aksütlü (1. Polis), Yiğit Aksütlü ve Eda Nur Tuzlacı (1. Asker), Cengiz Eşiyok (2. Polis), Cengiz Eşiyok ve Dilara Ecem Okudan (2. asker).
İki perdelik Tavşan Tavşanoğlu, altta kalanın canının çıkmasına dayalı serbest piyasa ekonomisinin ve neo-liberal politikaların topluma dayatmalarına, sıkışmışlığa ve çaresizliğe karşın pembe tablo sunan yönetimlere, “her şey yolunda” söylemine sarılanlara masal tadında eğlenceli bir karşı çıkış içeriyor. Oyun, sistemi toplumun en küçük parçası olan aile üzerinden tartışırken, beklenmedik şekilde gelişen olaylar, fantastik bir maceraya dönüşüyor. Oyunun yazarı Serreau, savunmasız insanı öğüten bütün bu acımasız düzene karşı parlak bir yaklaşım getiriyor. Tatlı mı tatlı, gülümseten ve fantastik bir örgüyle sürükleyici kılan…

Dar gelirli ve kapitalizmin acımasız mengenesinde iyice sıkıştıkça sıkışan bir ailenin üzerinden anlatılan masalsı dayanışma hikayesinde ailenin temel direği anne rolünde Buket Özkat parlak bir oyun çıkarıyor. Sadece o mu? Naif en küçük çocuk karakteri Tavşan’da da Hatice Altan adeta döktürüyor. Baba ve diğer çocukları oynayan oyuncular ile Madam Duperri’yi oynayan Müge Kızılbağlı bu ikiliye ayak uydurunca, yan karakterler de onları tamamlayınca ortaya sürükleyici, eğlendirirken düşündüren ve sorgulatan bir sahne performansı çıkıyor. (izmrsehirtiyatroları.com, 0232 2934048)
İyi seyirler…
