EMEKLİ AMİRALLERİN AVUKATINDAN MEKTUP VAR
Emekli amirallerin avukatı, kendisi de emekli deniz albayı olan Ayhan Yıldızel’den bir ileti geldi. Malum açıklamayla ilgili tezviratlara, uçuk yorumlara, abartmalara bir an için gözümüzü, kulağımızı kapayıp bir de o taraftan bakalım ki meseleye, nesnel bir bakış edinebilelim.
Ancak, iletiye geçmeden önce Montrö tartışmalarıyla ilgili birkaç not düşmeliyim.
XXX
Hadi diyelim, TBMM Başkanı Prof. Şentop’un dili sürçtü… Dervişin fikri neyse zikri de oymuş, ama neyse… Hadi, diyelim Kanalİstanbul projesi de Montrö’den bağımsız… Amerikalıların Ukrayna’ya babasının çiftliğiymiş, Montrö yokmuş gibi savaş gemisi gönderme açıklamasını nereye koyacağız? Bu atraksiyonlar yeni değil ki?
ABD’nin Montrö’nün Aşılması Umudu!
Bakın geçen yılki ABD’nin 24 Temmuz 2020’de, Türkiye’deki büyükelçiliğinin tweet’ine:
“Çok sayıda ortak&dost ülke, Karadeniz’deki #ExerciseSeaBreeze adli tatbikatta birlikte yer aldı. Tüm bu milletlerin, Karadeniz’in dünyanın tüm milletlerine açık ve serbest olması umuduyla 20.’si gerçekleştirilen tatbikatta bir araya geldiğini görmek son derece etkileyici.”
Daha ne desin eloğlu! Bu son derece diplomatik ifadenin karnını yardığımızda demek istediği şu ABD’nin:
“Sadece tatbikatlarda Montrö kurallarına göre izinli olarak değil, Karadeniz’in Montrö engeli aşılarak sürekli serbest olması umudumuz var, bunu istiyoruz.”
Korutürk’ten Çok Önemli Uyarı
Peki, Lozan’ın devamı olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin müzakere heyetinde henüz genç bir denizci kurmay subay iken Atatürk’ün direktifiyle yer alan, sonrasının Deniz Kuvvet Kuvvetleri Komutanı ve 6. Cumhurbaşkanı Fahri S. Korutürk’ün cumhurbaşkanı iken 20 Ekim 1976’da yaptığı şu uyarıyı nereye koyalım:
“Montreux konferansı hükümlerine bütün siyasetçilerin çok yakından ilgi göstermelerinde ve bu hükümlerin inceliklerine bilgi edinmelerinde mutlak bir zaruret mevcuttur.”
6. Cumhurbaşkanı Korutürk’ün bu uyarısı laf olsun torba dolsun diye yapılmamıştır. Çünkü o zaman da ABD’nin Montrö’den canı sıkılıyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan İki Ana Görüşle de Mutabık
Şimdi gözaltındaki emekli amirallerden E. Tuğa. Türker Ertürk’ün avukatı Ayhan Yıldızel’den gelen açıklamaya geçebiliriz. Yukarıdaki notlarımın amacı, emekli amirallerin açıklamalarını hangi koşullar altında yaptığının altını çizmek, aynı zamanda avukatlarının aşağıdaki açıklamasının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmak.
“Değerli Sınıf Arkadaşım Türker Ertürk’ün avukatı olarak Ankara’da bulunduğum 8 Nisan 2021 günü, gözaltında bulunan Amirallerin hemen tamamı ile görüşme olanağı buldum. Aşağıda yazacaklarım kendileri ile yaptığım görüşmelerden edindiğim bilgileri kapsamaktadır.
Bahse konu metin toplum olarak çok aşina olmadığımız ama gerçekte şiddetle ihtiyaç duyduğumuz bir ortak/birleşik akıl çalışmasıdır ve üzerinde 10 gündür çalışılmaktadır. Metin yazarı bir kişi değil fakat grup üyesi birden fazla kişidir.
Metnin son düzeltmeleri E. Amiral Ergun Mengi tarafından yapılmış ve tüm bu koordinasyon ancak bittiği ve ertesi gün de 4 Nisan Deniz Şehitleri günü olduğu için, grupça kararlaştırıldığı üzere, veryansıntv sitesine yayınlanmak üzere gönderilmiş, ilk defa olarak bu sitede saat 23.02 de yayınlanmıştır.
Metnin tartışmalar sırasında farklı versiyonları olmasına rağmen üzerinde mutabık kalınan metin sitede yayınlanan metindir. Bunun dışındaki tüm tartışmalar konuyu özünden uzaklaştırmak ve gereksiz polemik yaratmak dışında bir amaca hizmet etmemektedir.
Yayınlanan metinle ilgili yorum yapan ve görüş bildiren kişi ve kuruluşların büyük çoğunluğunun metnin tamamını anlayarak okumadıkları anlaşılmaktadır. Bu metinden bir darbe çağrısı çıkarabilmek olası değildir.
Metin iki ana görüşü (Montrö Sözleşmesinin değişmezliğine duyulan hassasiyeti ve FETÖ saldırısından büyük zarar gören Deniz Kuvvetlerimizin benzer tehditlerle karşılaşabilme ihtimalinden duyulan kaygıyı) ifade etmektedir.
Sonraki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan da yaptığı açıklama ile Montrö’nün değiştirilmesinin gündemde olmadığını, fotoğrafları basında yer alan Amiral’in durumunu tasvip etmediklerini gereğinin MSB’lığınca yapılacağını açıklamıştır.
Duyurunun iki ana fikrinin Cumhurbaşkanı tarafından da paylaşıldığı bir metnin içinden nasıl bir darbe çağrısı ya da iması çıkarılacağı dayanaksız bir iddianın ötesine geçemez.
Bir diğer tartışma konusu da bildirinin yayınlanma saatidir, metnin içeriği ele alınmadan yayın saatine bağlı olarak bir darbe çağrışımı yapabilmek ancak bir akıl tutulmasının işareti olabilir.
Bu ülkenin tüm sağduyu sahibi kişilerini kimin söylediğinden ve yayınlandığı saatten bağımsız olarak metni anlayarak okumaya ve toplumsal histeriden kurtulmaya çağırıyorum.”
Nokta
Toplumun doğru ve nesnel bilgilenmesi adına Av. Yıldızel’in açıklamasının tamamını yukarıya aldım. Görüldüğü gibi, gözaltındaki emekli amiraller, duyurularındaki iki ana fikrin de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından paylaşıldığını görmekten mutludur. Bu bağlamda duyurlarından maksadın hasıl olduğunu düşünüyorlardır herhalde.
Yazıya şöyle nokta koyalım: Hakikaten de bu duyurudan bir ‘darbe’ havası çıkarmaya çalışmak çok zorlama olur. Zorlama yorumlar, abartmalar olsa olsa da FETÖ’yü mutlu eder.

