folkart, orion,

Sen ağlama Göztepe!

Geride kalan pazar günü Karagümrük maçı için ümitli gittim Göztepe Gürsel Aksel Stadı’na. Biliyorum, başkan da yöneticiler de ümitliydi. Taraftar da… Hatta dedim ki taraftarlara, “Sizin yerinizde olsam stadın dört tribününe de sadece “3 puan” yazılı birer koca pankart asardım”. Gaziantep FK maçında doğu tribününde öyle bir pankart görmüştüm. Esin kaynağım o pankarttı. Şimdi dört yanda olmasını istememin nedeni, Göztepeli futbolcuların hangi yana dönse görmesini istememden kaynaklanıyordu. Karşıya baksa, “3 puan”, geriye dönüp baksa “3 puan”, nereye dönse “3 puan”…

XXX

Bu masalsı girişten sonra acı gerçeklere bakalım… Evet, bir an önce devre arasının gelmesi, transferin açılması ve kısır döngünün aşılmasında katkısı olacak, takıma vites yükseltecek, ilk 11’de sürekli oynayarak sorumluluk alacak en az 3-4 futbolcunun takıma katılması şart.  Kuvvetle sanıyorum ki yönetim de bunun bilincinde. Sorun, sezon başında önceki sezona göre takviye alan takımın yarım tık da olsa daha iyi olacağı hesabındaki sapmada.

İşte bu noktada camianın, taraftarın sabırlı olması gerekiyor. Zaten camia ve taraftarın ezici çoğunluğu bu tablonun farkında. Karagümrük maçında protesto sloganları atan bir kısım taraftarın da bu gerçeği görmesi gerekiyor. Baştaki takviyeye karşın arzulanan gidişatın sağlanamaması noktasındaki sapmanın sorumlusu tabii ki yönetim ama ne yapsın başkan ve yönetim? Geçen sezon ortasında Jahoviç ve Beykan alındı, yaz döneminde Laurency, Dino, Kahraman, Baku, Atakan, Tijaniç, Angel alındı. Ege, Kerim kiralıktan döndü. Takım gençleştirildi.

Sepil Hedefsiz Değil

Mehmet Sepil, hesap insanı. Göztepe’ye aşamalı bir strateji içinde yaklaşıyor. Tabii ki hedefleri var ama bu hedefe aşamalı bir yürüyüşle ulaşmak istiyor. Bir pandemi yaşandı. Herkesin bunu anlaması gerekiyor. Pandemi futbolu bayağı vurdu. 1,5 sezon korona atmosferinde taraftarsız maç oynandı. Ekonomi aşağıya indi. Belirsizlik diz boyu. Anladığım kadarıyla Başkan Sepil’in mevcut koşullarda bu sezonki hedefi tehlike sınırında dolaşmadan rahat bir sezon geçirmesiydi takımın. Gelecek sezon da artık bir hedef koymak; ligde beşinciliğe oynayıp Avrupa kapısını çalmak ve böylece camianın, taraftarın beklentilerini de karşılamak…

Devre Arasına Kadar Sabır

Yeni hoca El Maestro getirildi Spartak Tırnava’yı şampiyon yapan. Ancak yönetim gördü ki takım yetersiz. Arada yönetim takıma neşter vurup takviye yapacaktır, herkesin içi rahat olsun. Mesele, araya kadar bu takımın alabileceği kadar puanı almasını sağlamak. Bunun için de Göztepe taraftarının soğukkanlılığını koruması, takımın kalan iki maçta azami puanı alması için desteğini esirgememesi şart. Açık söyleyeyim; Adana Demirspor maçında tribünde tatsız bir görüntü oluşursa bu “takoz” olur. Bir tane Göztepe var ve iyi günde kötü günde taraftar takımının yanında olur.

 

Yapıcı Eleştiriye Eyvallah

Bir dakika… Yanlış anlaşılma olmasın… Eleştiriye eyvallah… Tabii ki eleştiri geliştiricidir. Ancak suçlama ile eleştiri sınırlarını iyi çizmek gerekir. Yapıcı eleştiriye her zaman ihtiyaç var ve bendeniz de yeri zamanı geldiğinde eleştiri yoluna gidenlerdenim.  Örneğin taraftarın şu eleştirisi doğru: “Göztepe’nin lobisi yok”. Evet, işte bu yüzden hakemler kolayca doğruyor Göztepe’yi! Göztepe’nin hakkı VAR odasında rahatça yenebiliyor. Göztepe’yi ellerinden gelse iki sezon önce küme düşüreceklerdi! İzmir’in sözde gazetesi bile Göztepe’yi küme düşürmek için yayın yapıyordu! Göztepe, bu yapıyı da yenmek zorunda. Ya da bu yapının takımı harcayamaması için lobisini güçlendirmek zorunda.

Göremeyen Bir Hakem, Ona Ayak Uyduran Yardımcıları

Karagümrük maçının orta hakemi sahaya çıktığında bir de ne göreyim, bacakları benimkinden kalın, güreşçiye benziyor! Volkan Bayarslan’a nasıl maç yönettiriliyor? İkide bir “görmedim” işareti yapan bir hakem! Görmek istemiyordu galiba ve aynı zamanda hep uzaktan bakıyordu! Görmüyorsan yan hakem var yahu! Kulaklık var! Karagümrük’lü oyuncuların sertliğine ilk yarıda bir tane sarı kart çıkaramadı! İlk sarı kartı 52’de gördük! Göztepe lehine olan faulleri es geçti, Karagümrük’e gelince kolayca çaldı düdüğünü! Ya yan hakemlere ve dördüncü hakeme ne demeli? Yan hakem, hakemin görmediğini görüp kulaklıktan söyleyemiyor mu? Dördüncü hakem maç boyunca karşı takım hocası Volkan Demirel ile sohbet etti! O kadar tahrik edici bir görünüm oluştu ki, bir sütlü kahve söylemediği kaldı! Bir hakem maç boyunca deplasman takımının hocasıyla tribünlerin önünde bu kadar mı senli benli olur?

 

Caner Şova İzin Veren Göztepe

Biraz da maça, oyuna gelelim… İrfan Can hafta içinde GS ile ilgili manşetlerin etkisinde kalmış olmalı ki Caner’in 30 metreden şutuna geç uyandı.  Tabii Caner rahatça şut çekerken 30 metreden neden kimse yoktu oralarda, o da ayrı bir parantez ister! Bu nasıl bir 3-5-2 sistemi? Maçta adeta Caner şov izledik! Halil’in kırmızı kartı pahalıya patladı, kaptan olsaydı Caner bu kadar rahat olabilecek miydi? Yoksa derdi gücü Halil’i durdurmak mı olacaktı? Ndiaye 11’de o topu nasıl içeriye sokamadı, inanılır gibi değildi! Bir Obi, bir Jahoviç ile olmuyor. Bir maçta üst düzey sorumluluk alacak en az 5-6 oyuncu olmazsa o maçı koparamazsınız! El Maestro, doğru bir 11 çıkardı, kadro ilk yarıda sonuca gitmek üzerine kuruluydu bu kez. Fakat hücumda çoğalamazsanız nasıl gol üreteceksiniz. İki kez çoğaldınız ilk yarıda az kalsın geliyordu gol. Ama iki kez değil her atakta çoğalmanız şart.

İkinci Yarıda Evinde Aslan Kesilecek Bir Takım

Neyse… Şu kalan iki maçlık eşiği en az 4 puanla geçecek bir takım kur, oyun oynat El Maestro! Ondan sonrası yönetimin işi. Daha doğrusu tahmin ediyorum ki hem yürüyüp hem çiklet çiğniyordur yönetim. Bir yandan iki haftanın hazırlıkları, motivasyonu, bir yandan da devre arasının planları… İkinci yarıda Göztepe’nin sorumluluk duygusu yüksek takviyelerle muhteşem stadında, muhteşem taraftarının desteğiyle kedi olmaktan çıkıp aslan kesileceğine inanıyorum. Göztepe taraftarının isteği de bu… Endişesiz, güle oynaya gelip gitmek istiyorlar Göztepe Gürsel Aksel’e…

Sen ağlama Göztepe… Sil gözyaşlarını, sarıl birbirine ve ayağa kalkmaya bak.