folkart, orion,

Göztepe'den ümidi kesen Göztepeli değildir!

Dün akşam BJK karşısında Göztepe kişilikli bir futbol oynadı, kendi oyunundan ödün vermeden sahada dik durdu. Dikine oynadı. Maçın ilk yarısında ve son bölümlerde, ara ara da olsa diğer bölümlerde sahada etkin olan taraftı. Oyunu elinden geldiğince üçüncü bölgeye yıkmaya çalıştı ve başardı büyük ölçüde. Çok eleştirdiğim hücumda çoğalamamak sorununu aştı, çoğalmayı başardı ve nitekim bu sayede maçın başında golü de buldu zor pozisyonda Nidaye’nin ayağından. BJK’nın golünden sonra Tijaniç’in tam doksandan dönen nefis şutu, Soner’in kaleciye nişanladığı penaltı gol olsa maçın akışı daha farklı olabilirdi. Ancak, futbol sadece 90 dakika ve bu sürede, hele daha erken gol fırsatlarını tepmemek büyük önem taşıyor. Artık toparlanma yoluna giren BJK gibi bir takım karşısında penaltı kazanıp gole çeviremiyorsanız yazık olur tabii güzel oyuna karşın eve puansız dönmeye.

İrfan Can’ın Tereddütü, Atakan’ın Pas Hatası

 Öte yandan, Larin’in golünde İrfan Can çıkıp çıkmamakta tereddüt etti. Tereddüt etmeyip zamanında çıksa o top gol olmazdı. BJK ilk yarıda golü bulunca rahatladı ve ikinci yarıda kendi oyununu sahaya daha etkili yansıtmayı başardı. Bu anlarda Göztepe zorlandı. Çünkü BJK’nın Rıdvan gibi, Gezzal gibi süper starları var. BJK’nın iki golünde de Rıdvan’ın katkısı var ve iki gol de tesadüfi değil. İkinci golde de maalesef Atakan hazırlayıcı oldu. Ayağındaki rahat topu sen git iki BJK’lının üzerine at! Sonra da sihirbaz Gezzal yaptı yapacağını! O kadar önünü boşaltma taklası atarken ceza alanı dışında bırakın ayak koymayı defansın perde kuramaması başlı başına handikaptı. Atakan top keserken iyi, çok konsantre, ancak topu oyuna sokma konusunda çok çalışması, El Maestro’nun fırınından çok ekmek yemesi gerekiyor. Göztepe ve BJK’nın direkte karşılıklı birer topu daha vardı ikinci yarıda ve sonuç maalesef Göztepe’nin aleyhine oldu. Hem de uzatmalarla beraber 13 dakika Rosier’in atılmasıyla 10 kişi kalan BJK karşısında. Olmayınca olmuyor. Yoksa El Maestro’nun BJK karşısındaki oyun anlayışını da kadrodaki futbolcu tercihlerini de beğendim doğrusu. Göztepe ne yapsa, yoksa Urla Adnan Süvari Tesisleri’nde bir antrenman öncesi takıma kurşun mu döktürülse?

Sahada Sorumluluk Alacak Takviyeler Şart

Hepsi bir yana, devre yaklaştı, inşallah takıma birkaç iyi takviye yapılacak ve takım yarım tık ileri sıçrayacak. İnanın bir tık değil, takımı yarım tık ileri sıçratacak, sahada üst düzey sorumluluk alacak birkaç futbolcuya gereksinim var, hepsi bu. O zaman her takım Göztepe karşısına çekinerek çıkar. Göztepe’ye kenardan içeri girip şut da çekecek, skora katkıda bulunacak bir kanat gerekiyor. Bir zamanların Yasin’i gibi. Delici bir forvet gerekiyor uzun maratonda katkıda bulunacak. Öyle bir forvet olmalı ki bir zamanların BJK’lı Cenk’i gibi oyuna sonradan da katılsa her an hazır olup skora katkıda bulunsun, oyunu domine etsin. Öyle bir orta saha gerekiyor ki, forvetle dans etsin, forveti 10 numara beslesin. Ve üçlü forvette hem defansta hem hücumda etkili iki bek ne iyi olur. Ciğerli, ileri çıktığında geri dönebilen… Alınacak oyuncular hem kreatif hem de güçlü oyuncular olmalı. Şunun bilincindeyim; Göztepe’nin ilgileneceği oyuncuların pazarı sınırlı devre arasında ve başka talipleri de olabilir. Bu da zorluk derecesi yüksek bir iş. Ne var ki 4 takımın düşeceği ligde kalmak, ilerleyen haftalarda tehlike sınırının üzerine çıkmak için de Göztepe yönetimi elini taşın altına koyacaktır. Yeter ki camia, tribün biraz daha sabır göstersin.

Tabii El Maestro’nun devre arasında Tijaniç’i 11’e monte edecek şekilde hazırlaması, Halil’i içeriye girerek şut çekmeye ilişkin çalıştırması, Ndiaye’ye ayakta kalmayı öğretmesi de şart. Yusuf ve Baku’yu kazanmak şart.

Göztepe 11-16 Arasına Aborda Olabilir

Puan cetvelini önüme alıp şöyle bitireyim yazıyı: Gerçekçi olalım, beklenen takviyeler yapılsa da bu sezon Göztepe’nin aradaki puan farkını kapatıp gelebileceği en iyi yer 11.'lik olur. Yani Göztepe’nin skalası bu sezon 11-16 arasında bir yer olabilir. Göztepe’nin 11. ile 11 puan farkı var. 16. İse 4 puan. Takviyelerle birlikte her maçta ‘ısıracak’ bir Göztepe inşallah beni mahcup edip 11’in de üzerinde bir sırada tamamlar ligi. Üç puanlı ligde de her şey olabilir. O zaman El Maestro kalemimden bir portreyi hak eder işte!

Zaten sezon başında bu kadronun 7-12 arasında bir yerde olabileceğini not etmiştim yazılarımda ve Başkan Sepil’in beklentisi de zorlu pandemi ile bazı planları biraz erteleyerek bu sezonu tehlike sınırının üzerinde geçirip gelecek sezon hedef koymaktı.

İki Maç Çok Önemli

Bu arada, Göztepe, Türkiye Kupası’nda da gidebileceği kadar gitmelidir. Pazar günü Adana Demirspor ile zorlu bir lig maçının ardından hafta ortası da Yasin’li Samsunspor ile kupa maçı var. 6 gündeki bu iki maçtan iyi sonuçlarla çıkacak Göztepe, devreye de moralli girecektir. Göztepe taraftarının takımı yalnız bırakmaması büyük önem taşıyor. Gün, bugündür. Üç sezon önce 9 maç kala Tamer Tuna’nın gelip daha zorlu koşullarda daha zayıf kadroyla kümede tutmayı başardığı Göztepe’nin şimdi 20 maçı daha var. Takviyeler de olunca El Maestro da başarabilir. Kimse Göztepe’den ümidi kesmesin, Göztepe’den ümidi kesen Göztepeli değildir! (Tamer Hoca, Bursaspor ile anlaşmış. Şampiyonluk yaşayan Anadolu takımı Bursaspor’da, bir futbol şehri olan ve tribünleri dolduran Bursa’da Tuna’ya başarılar dilerim).