NAM-I DİĞER LASTİKÇİ KANİ
Kani Beko’yu DİSK Genel Başkanı iken sanırım 2013 ya da 2014’te İzmir’de ADM Havalimanı’nda tanımıştım. VIP’deki sohbetimizde verdiği DİSK kartviziti hala duruyor, geçen gün fark ettim ki.
Tabii yıllar geçti ve Beko’nun o kartivizitinin üzerine 27. dönemde “İzmir Milletvekili” kartviziti eklendi. ESHOT’ta çalıştığı yıllardan kalan lakabıyla işyeri baştemsilcisi “Lastikçi Kani” DİSK’i İzmir ve Ankara’da temsil etmiş, Genel İş’te yöneticilik yapmış ve sonra da 2013’te genel başkanlığa seçilmişti. 1953’te Makedonya’da açılan bir çift mavi gözün öyküsü Karşıyaka-Şemikler’e taşınmış, buradan TBMM’ye kadar uzanmıştı. Şemikler’deki Ali Rıza Bodur’lu, Sabri Ergül’lü aktif CHP’li yıllar, bu göçmen çocuğunu milletvekilliğine kadar getirmişti.
.jpg)
(Muzaffer Ayhan Kara ve Kani Beko)
Bir yandan göçmen çocuğu olarak 1-0 mağlup başlanan hayata tutunmak için çalışmak, bir yandan iş yeri temsilciliği yaparken “saran” ve tutkuya dönüşen sendikacılığa yönelmek Lastikçi Kani’nin milletvekilliğine kadarki yaşam özeti adeta. Kani Beko’nun arası “Lastikçi Kani” ile çok iyi. Lakabıyla gurur duyduğunu bile söyleyebilirim.
Beko, resmiyette orta okul mezunu olmasına karşın kanımca “hayat üniversitesi”ni pek iyi dereceyle bitirip bir de üzerine doktorasını yapmış; milletvekili olmanın gereğini bihakkın yerine getiren bir kişilik. TBMM’yi iyi tanıyan, eski bir önemli milletvekilinin de danışmanlığını yapmış birisi olarak bir milletvekilinin nasıl çalışması gerektiğini -mütevazı olmayacağım- iyi bilen birisi olarak not ediyorum; Beko, hem TBMM’deki performansıyla hem de seçim bölgesindeki, İzmir’deki saha çalışmalarıyla “milletvekili” sıfatına yakışıyor.
“SÖZÜMÜZ”-2
Beko, geçenlerde aradı ve bir kahvaltıya davet etti. Meğer “Sözümüz-DİSK Basın Açıklamaları” kitabını imzalayıp armağan edecekmiş. Kahvaltıdaki partili dostları görmekten de mutlu oldum. Milletvekili olmadan önceki kalın “Sözümüz-2013-2016” kitabına bir yenisini ekleyen Beko, üçüncü kitabının da yolda olduğu müjdesini verdi. “Sözümüz”, Beko’nun 2016-2018 yılları arasındaki basın açıklamalarını, kimi konuşmaları içeriyor ve adeta denizcilik dünyasının diliyle seyir jurnali gibi. İleride DİSK üzerine araştırma yapacak olanların yararlanacağı bir belgesel de diyebiliriz.
“KEMAL TÜRKLER” ORTAK NOKTASI
Beko, kitabın “Önsöz”ünün girişinde şöyle diyor: “DİSK kurulduğu günden bugüne başta kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler ve yol arkadaşları olmak üzere DİSK’in ilkeleri ve geleneklere bağlı kalarak Türkiye işçi sınıfının dünya emekçi hareketi ve halkın temsilcisi olmaya devam ediyor.”

Lastikçi Kani ile bir ortak noktamız “Kemal Türkler”. “Nasıl?” diyeceksiniz… Türkler’i ilk defa 1977 1 Mayıs’ında o tok sesiyle mitingdeki konuşmasına başlarken gördüm ve dinledim, arkasından malum provokasyonu yaşadık ama iki buçuk yıl sonra Selimiye’de aynı koğuşta pijamalı halimizle tanıdık birbirimizi. Bunu kahvaltıda etraflı anlattım Beko’ya da.
MİLLETVEKİLLERİNİN RAPOR-KİTAPLARI ÖNEMLİ
Beko’ya önerim, TBMM’deki çalışmalarını da kitaplaştırması. “Söz uçar, yazı kalır” çünkü. Daha önce İzmir milletvekillerinden bir de Tacettin Bayır’dan bir kitap gördüm -Benim bilemediğim ya da bana fark ettirilemeyen yoksa-. Bütün milletvekillerine önerim, gerek uzmanlık alanındaki, komisyonunun ilgi alanına giren çalışmalarını gerekse TBMM’deki çalışmalarını her yıl bir rapor haline getirmeleri, kitaplaştırmaları.
Bakın biz Korutürk ile ne yapmıştık? -Bilmeyenler için; 2011-2015 arasında 24. Dönemde Osman Korutürk CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili iken bendeniz de siyasi danışmanıydım- Her yasama yılı için bir kitap olmak üzere dört yılda dört kitap ürettik. Kitaplarda kapak dışında hiçbir görsel; fotoğraf, kupür vb. kullanmadık. Yani kitaplar tamamen metinden oluştu. Kitapların hepsi de ciddi bir yayınevince de basılabilecek nitelikteydi. Bu arada dört yılı kapsayan “Basında Korutürk” kitabı yanında bir de “ortak kitap” oldu. Ayrıca dış politika üzerine iki broşür yayınladık. Yayınlanmayan parti içi metinleri saymıyorum.
Belki başka bir ya da birkaç yazıda CHP’de iz bırakan Korutürk ile çalışmamızdan daha etraflı söz ederim.
Bitirirken Kani Beko’yu değerli belgesel kitabından dolayı selamlıyorum. Başarılı danışmanı Yücel Bulam’a da her zamanki nazik ilgisinden dolayı teşekkür ediyorum.
