Kılıçdaroğlu'nun İzmir'de verdiği ev ödevi anlaşıldı mı?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun son İzmir prograınında Bergama Süt İşleme Tesisi temel atma töreninde gençlerle ilgili sarf ettiği, kulak verdiği şu sözler çok aklımda kaldı. Şöyle dedi konuşmasının sonlarında gençlere seslenen Kılıçdaroğlu:
Benim umudum da sizlersiniz. Beraber mücadele edeceğiz, Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için önümüzdeki seçimde sandığa ilk kez 6 milyon 300 bin genç gidecek ve oyunu kullanacak. 6 milyon 300 bin genç Türkiye’nin kaderini değiştirecek. 6 milyon 300 bin genç Türkiye’ye bereket, demokrasi ve özgürlük getirecek buna inanıyorum.”
O Konuşma Nasıl Okunmalı?
Kılıçdaroğlu’nun kurduğu ilk defa oy kullanacak genç seçmenle ilgili sözleri şöyle tercüme ediyorum: Aslında CHP örgütlerine bir direktif verdi o sözlerle genel başkan. Demek istedi ki; gidin o seçmenleri bulun, onlarla ilişki kurun ve iktidar değişikliği isteyen seçmen kitlesine katın.
Şimdi özellikle üniversite kentlerinde il gençlik kollarına düşen, belediyelere düşen önemli bir görev var; Kılıçdaroğlu’nun verdiği ev ödevi için kentlerindeki yeni seçmenle ilişki kuracaklar ve bununla kalmayacaklar; kentlerine eğitim için başka coğrafyalardan gelen yeni seçmenle de kontak kurmanın yollarını bulacaklar. Onların derdine derman olacaklar. Yurtsa yurt… Burs ise burs… Kitapsa kitap… Ulaşım desteğiyse ulaşım desteği… İnternet desteği… Yemek desteği… İl örgütleri sadece il gençlik kollarına bırakmadan yükü, ana kademe olarak, kadın kolları olarak elini taşın altına koyacak.
CHP il gençlik kolları illerindeki üniversitelerde sosyal demokrat gençlik platformlarını örgütlemek için seferber olacak. İlk defa oy kullanacak seçmenle balar kurulup güçlendirilecek.
Zaten nesnel olarak gençliğin bu iktidardan umudu yok. Gençler çok dertli. Bıçak kemikte. İktidar değişikliği umudu ortaya çıktığından beri yurt dışına kapağı atma yaklaşımı yerine “acaba” yaklaşımı da kendisini hissettiriyor. Yani, gençler aslında bir iktidar değişiklğinin nesnel olarak öznesi olmaya aday. Ancak bunun için yukarıda belirttiğim, altını çizdiğim Kılıçdaroğlu’nun verdiği ev ödevini dosdoğru ve hakkını vererek yapmak gerekiyor.
Gençler Neden Karamsar?
Uğur Dündar, bugünkü yazısını gençlerle dün İzmir’de katıldığı televizyon programından yola çıkarak kaleme almış. (Sözcü, 6 Ekim 2021) Gençlerin karamsarlıklarının nedenini şöye not ediyor üstat:
“1)Eğitimde kalite çok düştü.
2)Üniversitelerin ezici çoğunluğu sadece diploma vermek için, adeta ‘öğrenci deposu’ olarak faaliyet gösteriyor.
3)İyi bir üniversiteyi bitirmek bile, iş bulma garantisi anlamına gelmiyor. 74)İş başvurularında liyakat yerine iktidara sadakat ve torpil geçerli oluyor. Fırsat eşitliği neredeyse sıfırlanmış durumda. Arkan yoksa, iş de yok!...
5)Ekonomideki bozulma ve gelir dağılımı adaletsizliğine ilave olarak düşünce özgürlüğüne yönelik baskılar onları bunaltıyor.
6)Gençler dayatmacı, empatiden yoksun iktidar anlayışının mevcut sorunlara çözüm getirmeyeceği gibi, daha da ağırlaştırmasından endişe ediyorlar.
7)Kimden gelirse gelsin ötekileştirmeye ve kutuplaştırmaya kesinlikle karşılar…”
Yeni Seçmen Seçimin Kaderini Etkiler
6 milyon 300 bin seçmen ile iktidardan sıtkı sıyrılan ancak henüz adres bulamayan seçmen belli ki önümüzdeki ilk seçimin kaderini belirleyecek. Tabii dimyattaki pirinç bu kesim. Evdeki bulgurdan olmadan dimyattan pirinçle dönmek “iktidar” demek. Muhalefetin, Millet İttifakı’nın hiç hata yapmadan ilerlemesi ve bu iki kesime dönük özel yaklaşımlar geliştirmesi çok yaşamsal. Bu da ciddi bir mutfak çalışması ve sahada yansıma gerektiriyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşması bana bunları düşündürdü.
